Rahim ağzı kanseri için aşı hesabı
Prof. Dr. Tıraş, "Aşı 5 yıl için yüzde yüz koruyucu" derken, Prof. Dr. Tuncer, aşılamanın maliyetinin altından kalkılamayacağını savundu
AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKAN İstanbul
Rahim ağzı kanserine neden olan HPV virüsüne karşı geliştirilen iki firmanın aşısı, tıp dünyasının gündeminde. Türkiye'de bu hafta piyasaya sürülen ve tartışmaları da beraberinde getiren aşı hakkında Sağlık Bakanlığı Kanser Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, Türkiye'de yılda yaklaşık 1400 rahim ağzı kanseri görüldüğünü belirterek, "Türkiye'de rahim ağzı kanseri yaygın değil. Aşı gereksiz" demişti.
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, "Virüsle hiç karşılaşmamış kişilerde 3 doz uygulanan aşı, 5 yıl için yüzde 100 koruyucu. İlk kez bir kansere karşı aşıyla korunmak mümkün. Hastalık, Türkiye'de dünyadaki diğer ülkelerden daha az görülmüyor" diye konuştu. Rahim ağzı kanserinin, kadınlar arasında en sık rastlanan ikinci kanser türü olduğu bildiriliyor.
'İkiye bölünmedik'
Prof. Dr. Tıraş, kamuoyunda doktorların bu konuda bölündüğü yönünde bir görüntü oluştuğunu ancak bunun doğru olmadığını belirterek, "Türkiye'de hekimler ikiye bölünmüş değil" dedi. Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk da "Rahim ağzı kanseri yıllık yaklaşık 1400 kadında görülüyor ve yarıya yakınını kaybediyoruz. Nüfus artıyor ve bu nedenle hasta sayısı da artacak" diye konuştu.Prof. Dr. Murat Tuncer ise üç doz aşının 750 YTL'yi bulduğunu, herkese yapılacak aşılamanın maliyetinin altından kalkılamayacağını savundu. Firmaların yılda 16 milyon kişinin aşılanmasını hedeflediğini ve bunun her yıl 800 bin kişinin aşılanması anlamına geldiğini belirten Tuncer, "Türkiye'de her yıl 1360 yeni teşhis konuluyor. Toplam hasta sayısının, bunun yaklaşık iki katı olduğu düşünülür. Bu nedenle toplumsal uygulama gereksiz. Kurtarmanın yolu eşittir aşılamak değil" dedi. Prof. Dr. Tuncer ,"Yüzde 85 kanser olmayacak bir gruba, 'Bunu yaptırın' diye diretiyorsunuz" diye konuştu.
Prof. Tuncer şunları söyledi: "Sağlık Bakanlığı'nın ruhsat vermiş olması, bunun Türkiye'de devlet tarafından uygulanmasını önermek anlamına gelmiyor. İlaç eczacılık kurumu, ruhsatlandırmayı geri çeviremiyor. Çok pahalı kanser ilaçlarının da ruhsatı olmasına karşın geri ödemesi yok. Hasta kendi parasını verirse kullanır. Tüm dünyada da böyle "

