
Meral TAMER
Bağımsız aday, siyasete sahip çıkmaktır
Radikal İki'nin 1 Nisan şakası sayesinde, telefon trafiği bol bir pazar günü geçirdik. Can Dündar, Oral Çalışlar, İsmet Berkan, Sezen Aksu, Yaşar Kemal, Türkan Şoray... Hepsi önümüzdeki seçimlerde bağımsız aday. Seç, beğen ve dilediğine oy ver!
Şakası bile yürek ferahlatıcı. Söz gelişi benim bölgemden Can Dündar ya da İsmet Berkan bağımsız aday olsa, gönül rahatlığıyla oy vermez miyim? Seçilirler ya da seçilemezler, ama ben seçmen olarak yıllardır üzerime çöken tıkanmışlık duygusundan kurtulurum, kuş gibi hafiflerim.
Bağımsız sol aday önerisini Prof. Ahmet İnsel'le birlikte geliştiren Prof. Seyfettin Gürsel'in de altını çizdiği gibi "Bu seçimlerde solun sesine şiddetle ihtiyaç var. Solun bir takım temel değerleri var. Türkiye'nin temel sorunlarıyla ilgili çözüm önerileri var. Bunların seçim kampanyası sırasında mutlaka duyulması lazım. Milletvekilleri seçilirler ya da seçilemezler, ama kritik konularda solun ne düşündüğü, hangi çözümleri önerdiği dillendirilmeli."
AKP 540, bağımsız 10!
Gürsel ve İnsel'in formülünden yola çıkarak, Yayın Danışmanımız Nurcan Akad'la birlikte önerdiğimiz bağımsız kadın adaylar için de aynı durum geçerli. Siz okurlarımızdan gelen yoğun ilgi ve destek, biz seçmenler için o bir tanecik oyumuzun ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor.
Tahmin edebileceğiniz gibi CHP de DSP de, bağımsız adayın lafının bile edilmesine karşı. 2 parti de siyaset üretmek yerine, politikalarını rakipleri üzerinden korkutmak temelinde geliştiriyorlar. Örneğin DSP'li bir yetkili, "Bu kampanya devam ederse seçimlerdeki dağılım 540 AKP, 10 bağımsız kadın milletvekili olur" şeklinde korkutucu (!) bir tahminde bulunabiliyor.
Bilgisayar mühendisi okurum Aydın Karaman'ın mesajında belirttiği gibi "Varsayın ki böyle bir dağılım oldu. Bu durumda en fazla 5 sene daha kötü yönetiliriz. Ondan sonra adında SOL kelimesini taşıyan ENGELLER ortadan kalkar ve doğal denge kurulur. Tekrar var olabilmek için, bu halimizi yok etmemiz lazım. Özetle sonucu ne olursa olsun, bağımsız sol / kadın aday kampanyası başarılı olacaktır."
Siyasete hayat öpücüğü
Türkiye'de insanların tercihleri siyasete, özellikle de Parlamento'ya ve onun aracılığıyla iktidara yansımıyor. Bu, çok temel bir sorun. Mevcut seçim sistemimiz, % 10 barajı ve lider sultasına dayalı Siyasi Partiler Kanunu ile bu temel sorunun aşılması söz konusu değil.
Hal böyle iken tıkanıklığı delecek bir arayışa girmek, aslında siyasete sahip çıkmaktır. Siyaset bu tür arayışlarla dinamik kalabiliyor, yoksa ölüyor.
Siyaset, tabii ki siyasi partiler yoluyla yapılır. Gönül ister ki liderler bir sürpriz yapsın ve kadın adaylara fermuar sistemiyle listelerinin tepesinde yer versin. Bu seçimde salt kadın kotasını koymak bile, kotayı koyan partinin liderinin değişeceğinin sinyalidir.
Aktif vatandaş küsmez, yol arar. Bağımsız adaylara dönük başlatılan fikir jimnastiğinde, siyaset karşıtlığı falan yok. Tam tersine ben bu girişimin siyasete enerji enjekte etmek, siyasete sahip çıkmak olduğunu düşünüyorum.
Hatta tıkanmış siyasetimize HAYAT ÖPÜCÜĞÜ bile diyebilirsiniz.
mtamer@milliyet.com.tr

