|
 |
|
|
Yok mu bir Don Kişot?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Çankaya’da devir teslim için hazırlık başladı, neredeyse tüm detaylar bitmek üzere...
Ama ortada tek bir isim bile yok.
AKP’nin il teşkilatlarına gönderdiği ankette yer alan isimler dışında kamuoyunun tartıştığı bir başka kişi de yok.
''Bu iş papatya falına döndü...'' diyenler galiba doğruyu söylüyorlar.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Muhalefet adayını açıklasın...'' diyor ancak herkes biliyor ki, bu Meclis aritmetiğinde AKP’nin desteğini almayan bir kişinin Köşk’e çıkması imkansız.
O zaman kim, niye, nasıl çıksın?
İhtirasları fazla, egosu yüksek bir siyasetçi bile böyle Don Kişot’luk yapmaz.
Sonucu belli olan bir yarışta insanlar isminin yıpranmasına neden izin versinler?..
Herkes biliyor ki; AKP’nin değil, Erdoğan’ın kendisi ya da istediği biri Çankaya’ya çıkacak.
Oysa bu seçimin bir özelliği var.
Başbakanlık icranın başı olsa da Atatürk’ün koltuğu başka değerleri temsil eder.
Laikliği, adaleti, cumhuriyeti, uzlaşmayı, uzlaştırmayı...
Ve Türkiye’de cumhurbaşkanının yetkileri neredeyse yarı başkanlıkla yönetilen Fransa kadardır.
O yüzden istikrarı sadece hükümetlerde, parlamentoda aramak doğru değildir.
Çankaya her açıdan sembolik ve en önemli makamdır Türk insanı için...
* * *
Eğer Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde izlenen süreç doğru ise o zaman Fransızlar, Amerikalılar yanlış yapıyor.
Bir yıldır adaylar boşuna meydan meydan dolaşıp projelerini anlatıyorlar, gelecekle ilgili düşündüklerini söylüyorlar.
Aslında Fransa’da da cumhurbaşkanlığı yarışı resmi olarak 19 Mart’ta başladı. Aday adaylarının başvurularını değerlendiren Anayasa Konseyi, 22 Nisan’da ilk turu yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 12 adayın yarışacağını yeni açıkladı.
Segolene Royal, Nicolas Sarkozy, François Bayrou, Jean Marie Le Pen, Philippe de Villiers, Marie-George Buffet, Olivier Besançenot, Arlette Laguiller, Dominique Voynet, Jose Bove, Gerard Schivardi ve Frederic Nihous bu kadar yorulmayıp enerjilerini son bir aya bıraksalardı belki çok daha farklı performans gösterebilirlerdi.
ABD’de de öyle...
Daha bugünden dört adayın ismi biliniyor.
* * *
Demek ki, iki aday arasında geçmesi beklenen seçimlerde; solun adayı Segolene Royal de, Halk Hareketi Birliği Genel Başkanı Nicolas Sarkozy de bu işi bilmiyorlar.
Son dakika yapacakları atakları, sürprizleri bir yıl öncesinden Fransız halkıyla paylaşarak müthiş bir stratejik hata yaptılar.
Türkiye’ye dönüyorum; 14 Nisan’da Ankara’da yapılması planlanan miting dışında herhangi bir hazırlık yok.
Sivil toplum örgütleri sus ve pus...
Her zaman söylüyorum; sivil toplumu da sivilleştirmek gerekiyor bu ülkede...
''Uzlaşma, uzlaştırma'' içi boş kavramlar mı sizce...
Bu ülkenin cumhurbaşkanı olacak insanda bu özellikleri aramak yanlış mı?
Bunları konuşacak Don Kişot’lar yok mu?
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|