Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Nisan 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mülkiye, Rektörlük müdahalesine direndi
Prof. Baskın Oran için "Ders veremez" kararı

Mülkiye'nin 150 yıllık tarihi nice müdahale girişimiyle doludur. Fakülte kiminde gerilemiş, kiminde mücadele etmiştir. Bugünlerde Rektörlük, emekliliğe zorlanan Prof. Dr. Baskın Oran'ın ders vermesini engellemeye çalışıyor. Ve Mülkiye, tarihine yaraşır şekilde direniyor


can.dundar@e-kolay.net

Prof. Dr. Baskın Oran benim hocam... 70'lerin sonlarında bizim "Uluslararası Politika" derslerine asistan olarak girerdi. Derslerini kaçırmamak için ne mümkünse yapardık.
Aradan neredeyse 30 sene geçti.
Baskın Hoca sadece Mülkiye'nin değil, Türkiye'nin de en itibarlı isimlerinden biri haline geldi.
Hâlâ onun dersine girmek için yarışır Mülkiyeliler...
Son dönem dersinin müptelaları arasında, Emniyet tarafından kendisine tahsis edilen yakın koruması da var.
Bu sayede pek yakında Emniyet teşkilatı "küreselleşme ve azınlıklar" konusunda uzman bir koruma elemanı kazanacak.

"Uygunsuzdur"
Geçenlerde bir tatsızlık oldu.
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Prof. Dr. Baskın Oran'ın Mülkiye'de gelecek dönem "Milliyetçilik, Küreselleşme, Azınlıklar" dersini vermesini "uygun görmedi".
Böyle bir şey, Oran'ın 37 yıllık akademisyenlik kariyerinde ilk kez başına geliyordu.
Peki Oran, bu konuda uluslararası düzeyde bir uzman sayılırken, eserleri ders kitabı olarak okutulup sınıfı öğrencilerce dolup taşarken niye Rektörlük ona kırmızı kart gösteriyordu?
Bir dönem Türkiye'sinde akademisyenliğin durumunu belgelemek açısından bu ilginç vakayı ayrıntılarıyla yazmak istiyorum.

Resmi rapordan sanık
Mesele geçen sene başladı.
Baskın Hoca için zor bir seneydi. "Demokratikleşme reformu" çerçevesinde kurulan Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nda görev almış, devletin isteği üzerine Prof. İbrahim Kaboğlu'yla birlikte bir "İnsan Hakları Raporu" kaleme almıştı.
Ancak rapor beğenilmemiş, hakkında "devletin yargı organlarını aşağılamak" suçlamasıyla dava açılmıştı.
Bir yandan o davanın savunmasını hazırlıyor, bir yandan gelen tehditlerle baş etmeye çalışıyordu.
İnsan hakları savunucularının destek için mahkemeye koştuğu günlerde Oran'ın bağlı olduğu üniversiteden pek az yönetici vardı ortalıkta...
Kendilerinden bir akademisyenin görüşlerinden dolayı yargılanmasını görmezden gelmeyi tercih etmişlerdi.
Baskın Oran o davadan beraat etti.
İşe bakın ki, o dönemde Amerika'da Utah University Press, Prof. Oran'ın, kendi alanındaki en kapsamlı araştırma sayılan 1600 sayfalık "Türk Dış Politikası" kitabını basmak istemişti.
Oran yargılandığı günlerde ülkesinin dış politikasını dünyaya tanıtacak kitabın güncelleştirilmesi ve tercümesiyle uğraşıyordu.
Üstüne, Oxford Üniversitesi'nden üç aylık bir davet geldi. Orada da dört konferans verecekti.

Erken emekli oldu
O günlerde biz, "Mülkiye belgeseli"ni hazırlıyorduk. Baskın Hoca da danışmanımızdı ve Oxford için bavul topluyordu.
Odasına gittiğimde yerde büyük kutular gördüm. "Bunlar ne?" diye sorduğumda "Doçentlik jüri paketleri" dedi. Dördü asil üyelik olmak üzere çok sayıda doçentlik tezinin jürisine atanmıştı. Gitmeden önce bütün bu tezleri okuması gerekiyordu.
Üniversiteye bir yazı yazarak 1969'dan beri Mülkiye'de hoca olduğunu, 1974'ten beri yurtdışına araştırmaya gitmediğini, şimdi Oxford daveti nedeniyle meslek yaşamında ilk defa olmak üzere jüri görevinden affını istediğini belirtti.
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü bu mazereti reddetti.
Prof. Oran yeni bir dilekçeyle Rektörlük'e bir kez daha müracaat etti. Yine reddedildi.
O da bunun üzerine bir erken emeklilik dilekçesi yazdı: "Böyle bir üniversitede daha fazla kalmak istemiyorum. Artık zamanımı, kitaplarım ve eşim arasında bölüştürerek daha verimli kılmak istiyorum" dedi.
"Hoca arkadaşlarım ve öğrencilerimin zarar görmemeleri için bölüm talep ederse, yerim doldurulana dek, makul bir süre kimi derslerimi vermeye devam edebileceğimi düşünüyorum" diye ekledi.
Ve emekli oldu. Mülkiye de, yok yere çok değerli bir hocasından oldu.

Ders veremez
Oxford'da ziyaretine gittiğimde buruk bir rahatlık içindeydi.
37 yıllık üniversitesinden sessiz sedasız ayrılmış, uzakta zamanını sevgili eşi Feyhan ve kitapları arasında bölüştürmüştü.
Öğrencilerinden fazla uzak kalamayacağını söyledim. Dönüşte bazı derslere devam edebileceğini belirtti.
Nitekim bu yıl başında Mülkiye, Hoca'nın "Milliyetçilik, Küreselleşme, Azınlıklar" dersini programa aldı. Prosedür gereği, her yıl olduğu gibi bu öğretim yılında okutulacak dersleri ve öğretim üyelerini Rektörlük'e bildirdi.
Ancak 23 Şubat 2007 tarihinde Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras imzasıyla SBF'ye bir yazı geldi ve "Prof. Oran'ın fakültenizde ders vermesi uygun görülmemiştir" denildi.
Mülkiye, tarihi boyunca daha çok baskı dönemlerinde ve ara rejimlerde gördüğü müdahalelerden biriyle daha karşı karşıyaydı.

Fakülte direniyor
Rektörlük, "Böyle bir üniversitede daha fazla kalmak istemiyorum" diyen birinin üniversitede ders vermeye devam etmesinin tutarsızlık olduğu görüşündeydi.
Prof. Oran ise "Üniversiteye kızıp asistanını ve öğrencisini 'dövmek' bendenizin üniversite anlayışıma yabancıdır" diyordu.
Lakin bu kez fakültenin başında, hocaların ve öğrencilerin saygısını, sevgisini kazanmış Prof. Dr. Celal Göle vardı.
Göle, Rektörlük'ün kararına uymadı.
Geçen hafta Prof. Oran'dan Fakülte Kurulu kararı gereğince derslere devam etmesini istedi.

Karar yere düştü

Halen Baskın Hoca derslerini vermeye devam ediyor.
Ve polemiğin nasıl biteceği merakla bekleniyor.
Neresinden bakılsa hicap verici bir durum...
150 yıllık geleneği olan bir fakültede hangi hocanın ders verip hangisinin veremeyeceğine Rektörlük'ün burnunu sokmasına mı acırsınız...
Okulun en sevilen hocalarından birinin erken emekliliğe zorlanmasına mı?
İstediği an özel vakıf üniversitelerinde ciddi maaşlarla ders verebilecek olan Baskın Hoca'nın, Mülkiye'de kalması ödüllendirilecek yerde cezalandırılıyor.
Ama neyse ki Mülkiye bu müdahaleyi ciddiye almayıp bildiği yolda devam ediyor.
Darısı diğer üniversitelerin başına...


PAZAR
"Düşünsene, uğruna ağladığım Zico beni sahnede izlemeye gelmiş"
"Ben Sezen'e hayranım, Sezen bana..."
"İyi ukala olmak herkese nasip olmaz"
Üç Amerikalının kurduğu fasıl ekibi
Denktaş'ın "Rauf" halleri
Acele komik eleman aranıyor!
Centilmen, züppe ve pop ikonu
Balık avlayan kedi
Laik-i dünya manik-i dünya
Prof. Baskın Oran için "Ders veremez" kararı
Koçlara öneriler
Leyla sınıfı zor geçti
Camilerimiz elden gidiyor, biz seyrediyoruz
Ne sağlıktan ne lezzetten vazgeçin!
Emin Çölaşan-Melih Gökçek kapışması: Kimine makara kimine gargara...
Kozak'ta yayla havası
84 yıl önce promosyonlu çocuk dergisi





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet