'İstikrarbahçe'
Fenerbahçe'ye gönülden bağlı olan ünlü antrenör Aydın Örs, motivasyon ve konsantrasyon olmadan başarının gelemeyeceğini söyledi, "Fenerbahçe Marşı'nı duyunca tüylerim diken diken oluyor. Hedefimiz sadece bu yıl değil, her yıl şampiyonluktur" diye konuştu
ÖZEL RÖPORTAJ / GÖKHAN TÜRE
Türk basketbolunda ne kadar başarı varsa, altında O'nun imzası var...
80'li yılların başına kadar, bırakın tur atlamayı, Avrupa Kupaları'nda "farklı" yenilmediğinde "mutlu" olan kulüp takımlarından, şampiyonluğu kılpayı kaçırdığında "gözyaşlarına boğulan", Koraç Kupası'nı kazanan Efes Pilsen'e uzanan yolda, Türk basketbolunu ayağa kaldıran...
Yine 90'lı yıllara kadar, Çalenç turlarını aşamayıp, aştığında "şampiyon" olmuş gibi sevinen, sevindiren Milli kadrolardan, Avrupa ikinciliğine, Dünya altıncılığına uzanan yolu açan...
Kısacası, Türk basketbolunun 20 yıllık görkemli "silkiniş" ve "değişim" döneminde temel taşları koyan mimar Aydın Örs...
Ve O'nun yeni misyonu, Fenerbahçe Ülker'i önce Türkiye'nin, ardından da Avrupa'nın zirvesine oturtmak...
Liderlik koltuğunu, normal sezonun tamamlanmasına kısa bir süre kala ele geçiren sarı - lacivertli takımın çizdiği istikrarlı grafik O'nun şu andaki en büyük mutluluğu...
"Motivasyon olmazsa olmaz"
"Sezon başından beri elde etmeye çalıştığımız en önemli hedefi yakalamak üzereyiz" diyerek, istikrarın, şampiyonluk kadar önemli bir unsun olduğuna dikkati çekiyor Örs... Savunmacı diye tanınmasını "yanlış" olarak niteleyen Örs, "Ben hep total basketboldan yanayım. Sadece savunma, ya da hücum bir işe yaramaz" sözleriyle bu yakıştırmayı da reddediyor. Motivasyon ve konsantrasyonu zirveye vuran takımını "gerçek bir takım oluyorlar" diye öven Örs, mükemmel sporcu tasvirini ise Damir Mrsic ve İbrahim Kutluay gibi "canlı" örneklerle veriyor... İşte rotayı şampiyonluğa doğru çeviren Fenerbahçe Ülker gemisinin kaptanı Aydın Örs'ün seyir defteri:"Farkımız istikrar"
"Günümüzde sadece antrenman yaparak, fiziksel, taktik ve teknik gelişimi sağlayarak başarılı olamazsınız. İsterseniz günde 8 saat çalışın, mutlaka oyuncuların motivasyonunun ve konsantrasyonunun yerinde olması gerekiyor. Ben son dönemdeki çıkışımızda oyuncularımızın bu konuda müthiş bir ilerleme kaydettiğini düşünüyorum. Tüm bunlar bizim takımın gerçek bir takım olma yolunda önemle ilerlediğini gösteriyor. Tüm oyuncularım, hepsi iyi insanlar. Eğer bir kolej takımı gibi bir takım çalıştırmak istiyorsanız, o kolay. Ama o zaman başarı kolay olmaz. Tabii ki, kariyerli oyuncuların, kazanmayı seven oyuncuların bazı ufak tefek kaprisleri olabilir. Önemli olan onları çözmeyi becerebilmek. Sorunsuz takım yoktur, sorunları çözülemeyen takım vardır""Ben, Galatasaray ve Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin çok gerisinde kaldığını, başarısız olduklarını düşünmüyorum. Ligdeki sıralamaları, üst seviyede mücadele edebildiklerini gösteriyor. Kaliteli birkaç yabancı transferle de gelecek yıllarda daha iyi konuma gelebilirler. Derbilerin hepsini de kazanmış olmamız, istikrarlı yapımızdan kaynaklanıyor."
"Savunmacı sözü yanlış"
"Benim için yapılan savunmacı antrenör tanımlaması doğru değil. Çünkü basketbolu sadece savunma yaparak, ya da sadece hücumla kazanamazsınız. Başarıyı total basketbol getirir. Ne kadar iyi savunma yaparsanız yapın, hücumda topları kaybederseniz getirisi olmaz. Ben, Avrupa'da sert savunma ile başarıya ulaşan bir Türk antrenör olduğum için bu böyle biliniyor.Sezon başında savunmayı oturtamadığımız için sanki hücumcu bir takımmış gibi göründük. Ama şimdi oyuncularımız, Euroleague düzeyinde savunma yapmaya başladığı için istikrar kazandık. Ama tabii sezon sonunda şampiyon olabilmemiz için bunu daha mükemmel hale getirmemiz gerekiyor."
"Önce mükemmel sporcu"
"Bence başarılı olmak için mükemmel oyuncudan önce mükemmel sporcu olunmalı. Mükemmel sporcu, yaşı ne olursa olsun, yaşantısıyla, özverisiyle, antrenmanlardaki ve maçlardaki performansıyla örnek olan sporcudur. Bunlara örnek olarak Damir Mrsic ve İbrahim Kutluay'ı verebilirim. Bugün Mrsic'e baktığınız zaman 36 yaşında bu enerjiyi nasıl buluyor diyorsunuz. Ama öyle bir çalışıyor ki saygı duymamak elde değil. Bu İbrahim için de geçerli."
"Fenerbahçelilik bambaşka"
"Bir Fenerbahçeli olarak Fenerbahçe'nin başında olmak bambaşka bir duygu. Sahaya çıkarken, Fenerbahçe marşını duyduğunuz zaman tüyleriniz diken diken oluyor. Hele 10 - 12 bin seyirci ile maç oynamak bambaşka bir şey. Abdi İpekçi'de 10 - 12 bin seyirciye oynamak ancak Fenerbahçe'ye nasip olur. Fenerbahçe'den sonra başka bir yerde çalışmayacağımı sanıyorum. Hâlâ ilk günkü gibi heyecanlıyım. Bana bu güven ve destek olduğu sürece hizmete devam edeceğim."
"99 ya da 101 farketmez"
"99. yıl da olsa, 101. yıl da olsa bu takımın hedefi her zaman şampiyonluk olmalı. Tabii ki yolumuz engebeli, işimiz kolay değil. Neyin ne olacağını zaman gösterecek. Ama bizim hedefimiz her zaman şampiyonluk. Bu, daha önce de böyleydi, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Hedefleri adım adım aşmamız gerekiyor. Tabii ki öncelikli amacımız ligi ilk sırada tamamlamak. Bunun için de Türk Telekom ile son hafta yapacağımız maç çok önemli."

