Medyatik gevezeler
Ligler sezon sonuna doğru yol alırken GEVEZE'liklerle haftanın gündemini elde tutma hastalığı artık can sıkıcı bir hal almaya başladı futbolumuzda...
Şampiyonluğu kovalamak adına yapılan bu tip ilkel yaygaraların kendi kulüplerine zarar vermekten ve de tribünlerdeki amigo tipli taraftarı yanlışa yönlendirmekten öteye geçemeyeceğini bilemiyorlar mı, bu futboldan nasibini alamamış tipler ?
Galatasaray, iç bünyesindeki mali dertlerle boğuşurken, takviyesiz kadronun sorunları ortadayken, Gerets'in tertip yanlışları ve Song çekişmelerinin hasarları gözler önünde iken, her haftaki Fenerbahçe'ye yapılan sözlü saldırıların hesapları neye dayanmaktadır ki ? Adnan Polat kardeşimizin adet haline getirdiği hafta başları ortalara fırlayıp, hiç konuşmayan Fenerbahçe yöneticilerine sürekli laf atmasının, onun büyük bir telaş içine düştüğünün işaretleridir bizce...
Yok Lugano'ya penaltı ile birlikte niçin kırmızı kart çıkmamış... Eeee, Yunus Yıldırım öyle takdir etmiş. Yaptığı açıklama gayet mantıklı... "Lugano elle rakibini bozarken, ben kalecinin bariz gol pozisyonunu kapattığını gördüm" değerlendirmesini yapıyor maçın başarılı hakemi... Penaltıyı verdiyse Ankara ilk golü yapıp Fenerbahçe'yi bayağı da zorlamaya sokan bir oyun düzenini de kurup galibiyete kısa bir süre de olsa ulaşmışsa, hakemin başka yapacağı ne kalır ? Fenerbahçe penaltı sonrasında lider olduğunu fark edip, tribünlerin beklediği saha içi dinamiklerini ayaklandırıp, sonuçta üç puanı hak etmişse, hem hakeme, hem de Fenerbahçe'ye sadece şapka çıkarılır. "Tıpkı Galatasaray'ın, Ankaragücü'nden alnının teriyle kopardığı üç puana çıkarılması gerektiği gibi"...
Sütten ağzı yananlar
Geçen yılın tekrarlanacağını düşünenler bizce futboldan nasibini alamamış, Fenerbahçe'de hangi değerlerin kendi takımlarından çok fazla olduğunun farkında bile olamayan MEDYATİK GEZEVE'lerdir. Onlar kendi kulüplerinin büyük küpürlü dertlerini bilmez ve bilmek de istemezler. Sürekli aşamalar yaparak diğer kulüplerden puan olarak değil, ekonomik değer olarak farkı açan Fenerbahçe'yi örnek almayı dahi düşünmek istemezler.Ama inanın gerçekçi Fenerbahçeliler, Galatasaray-Beşiktaş-Trabzon ve diğer tüm Anadolu kulüplerimizi saygın birer rakip olarak gördükleri için sarı-lacivertli camianın sürekli kendini geliştirip Dünya'ya açılmasını planlayıp, yürütürler. Yoksa maç sonraları laf ebeliğiyle bu işler yürüseydi eğer, Fenerbahçe yönetimi içinde ağzını açtığı zaman kolayca susmayacak o kadar çok isim biliyorumki ben... Bir de şu gerçeği kimseler unutmamalıdır. Geçen yılın lotarya şampiyonluğunu bu sezon da hayal edenleri ciğerci kapısında nöbet tutan kediciklere benzetiyorum. Çünkü, sütten ağzı yananlar, yoğurdu üfleyerek yer. Anlatabildim mi ?..
esenay@milliyet.com.tr

