Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Nisan 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hangi evli erkek "müsait"tir?

Bir erkeğin parmağındaki alyansın biçimine bakıp "müsait" olup olmadığını anlayabilirsiniz...


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

Deniz Seki ve Hüsnü Şenlendirici aşkına tek söz söylemeden geçeyim mi yani... Geçeyim... Çünkü mesele kişiler değil, durumlar.
Kadınlar için erkeğin parmağındaki alyansın bir cazibe etkisi yarattığını bilmeyen var mı? Yok.
Peki hangi evli erkekler "müsait"tir?
Hangi evli erkeğe aşık olduğunuzda "kötü kadın" olmazsınız?

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bir erkeğin parmağındaki alyansın biçimine bakıp "müsait" olup olmadığını anlayabilirsiniz...
  • Alyans takmayan erkekler: Bir erkek evli ve alyans takmıyorsa ona "müsait" gözüyle bakabilirsiniz... Ama size uyar mı onu da düşünün. Çünkü bir erkeğin parmağında alyansı yoksa siz onun ilk kaçamağı olmayacaksınız da demektir bu. Üstelik karısı da durumdan haberdardır büyük ihtimalle... Hatta evlilik dışı çocuklarının olabileceğini de aklınızın bir kenarında tutun derim.
  • İnce alyanslı erkekler: Nedense parmağında ince alyans olan erkeklerin "uzun süredir evli" olmaları kuvvetle muhtemeldir. Bunların ya halinden memnun ya da evliliği fazlasıyla kanıksamış, ev ve dışarıdaki hayatı arasında rahatça sınırlarını yerleştirmiş bir insan olduğunu da düşünebilirsiniz. Ne evliliklerini bozarlar ne de metresten vazgeçerler...
  • Kalın ve parlak sarı altın alyanslı erkekler: Sanırım en "müsait olmayan" ve aynı zamanda "en müsait olan erkekler" onlar. Nasıl mı? Bunlar eşlerine çok aşık olup da evlenmiş erkeklerdir. Ama sanki evlenmek için biraz fazla çaba harcadıklarından yaralanmış egolarını tamir etmek için müsait olma eğilimi de doğmuştur. Hafif saf bir mizaçları vardır. Az biraz daha duygusal, aşık, "iyi" ve "kötü" olma arasındaki çizgileri de hafif oynakmış gibi bir ruh halleri de vardır... Ama tehlikelidirler çünkü aldatıp eşlerine söyleme eğilimleri vardır.
  • Kalın platin alyanslı erkekler: Onların güzel, manken gibi ve büyük ihtimalle de genç bir eşleri vardır. Ha bire çocuk yaparlar. Akılları fikirleri işleri ve geniş bir ailedir. Müsait olduklarını düşünmeyin derim çünkü kendisine göstereceğiniz ilgi sonucunda sizi "kötü kadın muamelesi"yle aşağılamaları riski yüksektir...

    Bugünkü yazımın ana fikri şu:
    İlişkiye bir üçüncü kişinin gölgesi düştüğünde erkeğin gücünde ciddi bir azalma olduğunu, hayatla başa çıkmak için kaçamak yollara saptığına dair işaretleri görmezden gelmeyin. İnsanda birine aşk hissetmesi için hayranlık duygusu oluşması gerekir ama böyle bir erkek nasıl olur da hayranlık uyandırır? Acıma uyandırmalı! O erkek de "Benden nefret et ama bana acıma" deyip gururlu davranmalı ve ortadan kaybolmalıdır. Yoksa "Bak o öyle konuşmasaydı ben boşanmaktan vazgeçerdim" gibi hepten acıklı durumlara düşmek pek fena canım...
    İyi oyunlar herkese...

    Öptüm sizi
    "Magazin Mahkemesi"ni seyrettim de... Gülben Ergen konuktu. Bebeği ve kendisiyle ilgili ne kadar planlı programlı hareket ettiğini anlattı. Belki bu kadar hazırlanmış olmasaydı, yani hem programa hem de iletişim yönetimine, onun hakkında yazılar yazmış kişilerden biri olarak bende "Kadına haksızlık mı ettim?" sorusunu cevaplamam için vicdan sorgulaması yaratabilirdi. Ama yaratmadı işte. Öpelim de haber verelim... Bu kadar hesap kitap insanı yoruyor... Bu arada "Magazin Mahkemesi"ni de bayağı bir triptik olsa da sevdiğimi söylemem lazım. Tabii Uçankuş ekibi hazırladığı için "Uçankuş" programındaki çancının yerine hoppa hakim amca gelmiş ama o da olsun... Onları da öpelim.

    Küçük oyun köşesi!

    "Erkeği özgür olduğuna inandırıp dalga geçme" oyunu!
    Erkeklerin özgürlüklerine olan düşkünlüklerini eğlenceli bir oyuna dönüştürebilirsiniz. Yerli yersiz, "Tabii canım istediğin saatte eve gelebilirsin; elbette kız arkadaşların olacak neden kıskançlık yapayım; nasıl istersen bir tanem" türü cümleler kurarsınız. Hiç beklemediği için şaşırır elbette. Sonra bir sus payı verip yüzüne tam bir aptal gülümsemesi yerleşmeye başladığı zaman darbeyi indirirsiniz: "Saat kaçta istersen eve gelebilirsin ama ben evde olmayacağım! Otel mi burası?" Yüzündeki ifadeyi hafızanıza yerleştirin aklınıza geldikçe eğlenirsiniz! Özgürlük yanılsamasını kırmanız da cabası...


    CUMARTESİ
    400 kişilik kadronun başrolündeki üçlü
    "Yaşlı şarkılarımı estetik ameliyatla gençleştirdik"
    Gömlek elbise devri
    Bu parfüm AIDS ile savaşıyor
    ne var, ne yok
    Paskalya yarın kutlanıyor
    Tuvale basılmış fotoğraflar
    En moda En yeni
    İstanbul'dan Urfa'ya 1500 kilometre
    Dağların arasından gider gibi doğur





  • Melis Alphan
    Ali Rıza Kardüz
    Cemal Saydam
    Tuba Akyol
    İlhan Uçkan
    Süha Umar

    © 2006 Milliyet