|
 |
|
|
84 yıl önce promosyonlu çocuk dergisi
yural@milliyet.com.tr
Fırsat buldukça sayfalarını çevirdiğim, rasgele sayfalarını okuduğum, tamamını en az üç kere okuyup bitirdiğim bir kitap vardır. Hatta bunlar üç kitaptır da, ben bunların içinden en çok "Eski Harfli Çocuk Dergileri" kitabını severim. Cüneyd Okay'ın, benim için eşi bulunmaz bir eski harfli çocuk dergileri araştırmasıdır bu.
* * *
Size, bu kitaptan, bir derginin öyküsünü aktaracağım. İlk sayısını 17 Eylül 1923 tarihinde çıkaran "Çıtı Pıtı" dergisinin dört haftalık kısa yayın yaşamından. Haftalık dergi olan "Çıtı Pıtı" dört hafta yayımlanmış ve dönemin çocuğunu yakalamadığı için yayınına son vermiştir. Derginin bir aylık süreçte geçirdiği evreler günümüz dergilerinden ve okurundan pek farklı değildir. İlk sayısı bundan tam 84 yıl önce yayımlanan "Çıtı Pıtı"nın ilk sayısı Cumhuriyet'in ilanından önce çıkmış. Eski harflerle yayımlanan dergiye; dördüncü sayısının yayım tarihi (Ekim 1923) ordumuzun İstanbul'a gelişine denk geldiği için dergi kapağına Mustafa Kemal Paşa ile İsmet İnönü'nün fotoğrafları konulmuştur.
* * *
Sizlerin ilginç bulacağınızı düşünerek, "Çıtı Pıtı"nın künyesinden başlayarak dört sayılık serüvenini anlatmak istiyorum. Künyesinde aynen şöyle yazıyor: "Şimdilik haftada bir cumartesi günü çıkar. Türk yavrularının fikren yükselmelerine çalışır. Edebi, fenni, mizahi mecmuadır. Senelik 54 sayıdır. Abonesi 100 kuruştur. Sayısı 100 paradır." Yazı Ailesi (yani yazarlar): Hüseyin Hüsnü, Aziz Naci, Fahreddin Hemmam, H. Burhan. Sahibi ve Sorumlu Müdürü: İbnül Hilmi Vasfi. İdare Yeri: Babıâli Caddesi'nde Şems Matbaası'nda hususi (özel) odadır.
* * *
17 Eylül 1923'te yayımlanan ilk sayının kapağında, iskemlede mahçup bir şekilde oturan çarşaflı bir kadının ve ayakta modern giyimli, küçümseyici bakışlı genç bir kızın resmi yer almış. Altyazıda şöyle yazıyor:
"Valide (anne): Mektep vakti geldi (okul zamanı geldi). Hazırlandın mı kızım?
Kerimesi (kızı): Evet anneciğim. Ver elini öpeyim, müsaadenle."
Bu kapaktan sonra, dergi editörünün yeni okuruna nasıl sesleneceğini bilemediği cümlelerden oluşan bir "İlk Konuşma" başlıklı yazı yer alıyor. Size buradan da bir bölüm aktarıyorum:
"Çok düşündük. Çocuk diliyle, halk diliyle yazı yazmak oldukça güç. Fakat asıl iş, o güçlüğe göğüs germek, rasgelinecek zorlukları yenmektir. Elbette çalışan mahrum kalmaz, dedik. Ve nihayet ulu Tanrı'nın, 'Karar verdin mi Allah'a güven!' emrini rehber ederek Çıtı Pıtı'yı çıkarmaya karar verdik."
Cüneyd Okay diyor ki, "İlk çocuk mecmuasının 1869'da çıkışından 54 yıl sonra, hâlâ çocuklara seslenmek konusunda dil zorluklarının olması ilgi çekici."
Editör sözünü, "Önce Allah'a, sonra çocuklara, sonra da yazarlarına güvendiğini," söyleyerek, "mecmua sizindir," deyip yazısını bitiriyor.
* * *
İlk sayıda H. B. imzalı bir sayfalık bir manzume, "Çıtı Pıtı"nın süreli öyküleri, sınıfta dersler musahabesi, Çelebi Mehmet Sultan yazıları ve gülünç fıkralar yer alıyor. Bizim için elbette yazılar önemli. Ama biz günümüz dergileriyle karşılaştırmak açısından iki şeyin üstünde duruyoruz: Biri, birbirinin benzeri iki fıkra, ki çocukların ya da yayıncının çocukların nelere güleceğini düşünmesi açısından ilginç; bir de, belki inanmayacaksınız ama, yıllardan beri çocuk dergiciliğinde promosyon denince "Milliyet Çocuk" ve "Milliyet Kardeş" dergisi icatcısı gibi gösterilir, 84 yıl önce "Çıtı Pıtı" dergisinin promosyon veriyor olması.
* * *
"Gülünç Parçalar" başlığı altında verilen fıkralar:
"Bir lokantada.
Garson: Beyefendi, affedersiniz.
Müşteri: Neyi?
Garson: Garson için bir şey vermediniz de.
Müşteri: Ayol! Ben garson yemedim ki!"
* * *
"Yediği yemeğin parasını veren müşteriye garson gayet nâzikâne hatırlatır:
Garson: Beni unutmazsınız, değil mi beyefendi?
Müşteri: Asla! Merak etme, unutmam. Hatta ve hatta adresini verirsen mektup bile yazarım."
(Zaman içinde bazı fıkralar gülmece olmaktan çıkıp ağlamacaya dönüşür. Bu fıkraların birkaç yıl daha günü kalmış.)
* * *
Gelelim işin en ilginç yanına. "Çıtı Pıtı" daha ilk sayısında promosyonla ayakta durmaya çalışıyor. Açıklamasını aynen aktarıyorum: "Bilmeceyi doğru halledip kuponu ile beraber gönderenlerin arasından çekilecek kurada birinciye bir yazı takımı, ikinciye bir cep atlası, üçüncüye güzel bir cüzdan, dördüncüye şık bir resim defteri, onuncuya kadar birer kitap, ondan ellinciye kadar birer kartpostal verileceği vaat ediliyor."
İlk sayıda oldukça iddialı bir promosyon çalışması var. İkinci sayı 22 Eylül'de çıkıyor ve kapakta Kumandan Kâzım Karabekir Paşa, altında da şöyle bir sesleniş var: "Mektepler ve yetimler babası Muhterem Kumandan Kâzım Karabekir Paşa Hazretleri."
Bu sayıda okur mektuplarına yanıt verileceği duyuruluyor ve promosyon biraz abartılıyor: Kol saati, derginin bir yıllık abonesi, mürekkepli kalem ve duvar takvimi. Düşüş devam edince üçüncü sayıda promosyon zayıflıyor ve birinciye hediye yazı takımı, abonelik altı aya düşüyor. Dördüncü sayıda da en kıymetli hediye zarif bir yüzük veriliyor.
Ve kapanan dergiler arasında "Çıtı Pıtı" da yerini alıyor.
|
|
|

|