
Meral TAMER
Klozetten sandalye, küvetten de masa olunca...
Eczacıbaşı Topluluğu'nun, 1999'dan beri düzenlediği Yaratıcılık ve Yenilikçilik Günü'nün, her yıl biraz daha yaratıcı bir etkinlik haline geldiğine kuşku yok.
Toplantı için Lütfi Kırdar'dan içeri girer girmez, karşımda tavanlara kadar üst üste dizilmiş bembeyaz tuvalet kâğıtları, gözalıcı oranj çerçevelerin içinde bana "Merhaba" diyor. Önlerinde de bildiğimiz uzun kayıt masaları... Müthiş bir sürpriz!
Kaydımı yaptırıp turnikeden geçtiğimde karşılaştığım manzara, daha da şaşırtıcı. Ana fuayede ilk gözüme çarpan, tam daire bembeyaz bir masa ve etrafındaki kalın arkalıklı 8 beyaz sandalye. Ama yaklaştığımda sandalyelerin rezervuarlı klozetler olduğunu fark ediyorum.
Yusyuvarlak bir banyo küveti ise hem masa, hem de akvaryum olarak hizmet veriyor; içinde oranj balıklar nazlı nazlı yüzerken, üzerinde yarıçapı küvetten 10 santim geniş, şeffaf cam satıh hem balıkları koruyor, hem de klozet/sandalyelerde oturan konukların kahve fincanlarını koymalarına imkân tanıyor.
Gerek klozetlerin, gerekse banyo küvetinin dünyaca ünlü tasarımcı Ross Lovegrove imzasını taşıması da cabası.
Kadrolu deli aranıyor!
Eczacıbaşı Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı'nın açılış konuşması da günün mana ve ehemmiyetine fevkalade uygundu. Bugünün derinleşen rekabet koşullarında, yenilikçiliğin tesadüflere bırakılamayacağının, yenilikçilikte de yenilikçi olunması gerektiğinin altını çizen Eczacıbaşı, kısacık konuşmasında Andre Gide ve Dostoyevski'den 2 anlamlı alıntı yaptı:
"Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyenler, yeni topraklar keşfedemezler!" Andre Gide'den aynı alıntı, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın Harp Akademileri'nde önceki hafta yaptığı önemli konuşmada da yer alıyordu.
"Büyük yenilikçilere ve dahilere, kariyerlerinin başında hemen hemen her zaman deli gözüyle bakılmıştır; çoğunlukla sonunda da..." Eczacıbaşı'nın Dostoyevski'den yaptığı bu çarpıcı alıntı ise ertesi gün bazı gazetelere "Eczacıbaşı kadrolu deli arıyor!" başlığıyla haber oldu.
Öykü, empati ve ahenk
Yenilikçilik Günü'nün konuk konuşmacısı inovasyon, rekabet ve yeni iş trendleri konularında uzman Daniel Pink'ti. 2005'in en iyi iş kitabı seçilen, Asya ve Avrupa'da 12 dile çevrilen 'A Whole New Mind' adlı kitabın yazarı olan Pink, yepyeni bir aklın doğduğunu müjdeledi bize. Gerek iş dünyasında, gerekse hayatta mantıksal ve lineer bir şekilde işleyen sol beynin artık yeterli olmadığını hatırlatan Pink, sağ beynin egemenlik kuracağı yeni dönemde en çok ihtiyaç duyulan yetenekleri tasarım (design), öykü (story), ahenk (symphony), empati (empathy), oyun (play) ve anlam (meaning) olarak 6 başlıkta topladı.
Eczacıbaşı Topluluğu CEO'su Erdal Karamercan'ın Eurobarometer'den verdiği rakamlar ise, Türkiye'de yenilikçiliğe yatırımın neden çok önemli olduğunu ortaya koyuyordu.
AB'ye üye ve aday ülkelerde yapılan kamuoyu yoklamasına göre, yenilikçi ürün geliştirmede AB ortalamasının çok gerisindeyiz. Ancak halkın yenilikçi ürüne duyduğu ilgi söz konusu olduğunda ise Türkiye, % 57 olan AB ortalamasının çok üstünde: % 71. Dahası "Bir markayı güvenle kullanırken, farklı bir markayla benzeri bir ürün çıktığında AB'de "denerim" diyenlerin oranı % 45'te kalırken, bizde % 63.
mtamer@milliyet.com.tr

