Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Nisan 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Günü kaçırmak!

9. Cumhurbaşkanı, "Barajlar Kralı" Süleyman Demirel "Dünya Su Günü"nde düşüncelerini anlattı. Çok şey biliyor ama nedense bazı önemli ayrıntıları hatırlamıyordu...


suha.umar@isbank.net.tr

Önemli günleri kaçırıyorum! Denizleri yazıyorum. O hafta, Dünya Ormancılık Haftası! Geçen mayısta Deniz Alphan, Milliyet'e ilk yazımı göndermemi istediğinde, Anneler Günü'ne üç gün vardı. Hemen yazdım. "Bu haftaya yetişmez, biz gazeteyi hazırlamıştık!" dedi. Anneler Günü'nü kaçırdım! Ama bu yıl umutluyum. Anneler Günü'nü mutlaka tutturacağım.
Vaşağı vurdular! O rezaleti yazmadan duramazdım. Gitti 22 Mart "Dünya Su Günü!" Halbuki 9. Cumhurbaşkanı, "Barajlar Kralı" Sayın Süleyman Demirel ne güzel de konuştu!
Ona göre, Dünya mesaj veriyordu. Atmosfer ısınıyor, kuraklık geliyor, sular azalıyordu! Bu durumun sorumlusu insanoğluydu. İnsan doğayı hor kullanıyor, doğa artık insanı kaldıramıyordu. Demirel'in Türkiye adına 1992 de Rio'da imzaladığı anlaşma işte bu nedenle "Sürdürülebilir Kalkınma" kavramını ve Kyoto Protokolu'nu gündeme getirmişti. İnsanoğlu ya bu mesajı alacak veya yok olacaktı.
Demirel her şeyi biliyordu. Arpaçay Barajı'nın arkasında kaç "metre mikap" (metreküp) su olduğunu, Türkiye'nin yılda ne kadar yağış aldığını, ne kadar kullanılabilir suyumuzun olduğunu, ne kadarının hâlâ boşa(!) aktığını, son 40 yılda kaç baraj yapıldığını, ne kadar elektrik üretildiğini, kaç hektar toprağın sulandığını tüm ayrıntıları ile biliyor, onca rakamı hatırlıyordu.

Demirel'in hatırlamadıkları
Dokuzuncu cumhurbaşkanı, ülkemizde son 40 yılda, bazı göllerimiz dahil, sulak alanlarımızın yarısının -1,5 milyon hektar- kurutulduğunu, kanallara alınan sulak alanlar, nehirler nedeniyle yeraltı sularının artık beslenemediğini, akarsuların önlerinin kesilip balıkçılığın öldürüldüğünü, barajlarda ve göletlerde toplanan onca suyun, "vahşi sulama" nedeniyle, verimli topraklarımızı bile çoraklaştırdığını ise söylemiyordu!
Barajlarla önü kesilen Sakarya'nın, kanalizasyonlar nedeniyle koktuğunu, içinde artık balık yaşamadığını söylüyordu Sayın Demirel ama o kanalizasyonların Sakarya'ya, kendi hükümetleri devrinde de, her geçen gün artarak aktığını anlatmıyordu!
Ülkemizin aldığı yağışın, ormanların tahrip edilmesi nedeniyle giderek azaldığını, yine aynı nedenle, 40 yılda 30 milyar dolar harcanarak yapılan barajların, çok kısa sürede toprakla dolduğunu biliyordu ama ormanları yok eden yasayı 20 saniyede kendisinin onayladığını nedense bir türlü hatırlayamıyordu!
Kısacası Sayın Demirel yapılan yanlışları biliyor ama bütün bu yanlışların neredeyse tümüyle kendisinin başında bulunduğu hükümetler döneminde gerçekleştiğini bir türlü anımsayamıyordu!
Ve, Su ve Küresel Isınma panelini düzenleyen Doğa ve Çevre Derneği Genel Başkanı Nevzat Ceylan, Bekir Coşkun'un yazısından bir bölüm okuyordu. Küresel ısınma nedeniyle ayıların uykusunun kaçtığını ama başta politikacılar, insaoğlunun uykusunun kaçmadığını söyleyen Bekir soruyordu; "Peki, bu dünyadan ayılar mı sorumlu?"
Keşke!

Hanya mı Konya mı?

Bu kafayla gidersek Hanya'yı, Konya'yı görmek kaçınılmaz!
Konya Ovası yanlış tarım ve sulama politikaları, uygulamaları yüzünden ölüyor. Ova sulu tarıma uygun değil. Tahıl ekersen bütün ülkeyi, hatta başka ülkeleri de besliyor. Üstelik göller kurumuyor. Balıkçılık gelişiyor.
Biz ise ovada, suya doymayan şekerpancarı yetiştiriyoruz! Doğal akarsular, göller yetmiyor, barajlar yapıyoruz. Yine kendi yanlışlarımız nedeniyle artık yeterince beslenemeyen yeraltı sularını da hızla tüketiyoruz!
Yanlış üründen vazgeçmek gerekirken şimdi başka nehirlerin suyunu Konya Ovası'na akıtmaya kalkıyoruz. Mersin'e giden Göksu bundan sonra tersine gidecek!
Allah akıl fikir versin!


CUMARTESİ
400 kişilik kadronun başrolündeki üçlü
"Yaşlı şarkılarımı estetik ameliyatla gençleştirdik"
Gömlek elbise devri
Bu parfüm AIDS ile savaşıyor
ne var, ne yok
Paskalya yarın kutlanıyor
Tuvale basılmış fotoğraflar
En moda En yeni
İstanbul'dan Urfa'ya 1500 kilometre
Dağların arasından gider gibi doğur





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet