Uçurumdan uçan Kartal
Deve'yi yardan uçuran bir tutam ottur... Peki, uçurumun karşısında mevsimin en besili avını gören Kartal ne olur?
Açar kanatlarını çılgın gibi tepesine biner değil mi?
Az değil; tombul tombul iki puan.
Lakin ne gezer...
On maçtır galibiyetten başka bir sonuçla muhatap olmadığı İnönü Stadı'nda sanki deplasmanda gibiydi Beşiktaş ilk yarıda.
Çalışan, koşan, iki üçgenle sıfıra inip bir uzun topla ceza sahasında bitiveren hep Çaykur Rizespor'du. Topu yerden havalandırmadıkları sürece Beşiktaş sahasına kabus gibi iniyordu.
Ama skor tabelasında hiç pozisyonu olmayan Beşiktaş galip gözüküyordu.
Neden? Nobre sezonun ikinci yarısında eski günlerine dönüyordu. O fırsatçı, yaratıcı, yırtıcı günlerine. Zorla penaltı yaptıran, göstere göstere serbest vuruş kazandıranlar arasında ondan beceriklisi yoktu galiba.
Aksayanlar vardı
Beşiktaş'ın pozisyonsuz galip bitirdiği ilk yarı nasıl Nobre'nin hediyesiyse, bir de yarım pozisyonu var dakika 37'de... O da Nobre'nin kazandırdığı serbest vuruş.Peki aksayan neydi Beşiktaş'ta?
İlk sırada Burak... Sonra Serdar. Hatta Gençlerbirliği karşısında başarılı olan kurgunun tamamı uymamıştı Çaykur Rizespor enerjisine.
Beşiktaş'ın ilk yarı performansını özetlemek için en iyi futbolcusunun Runje olduğunu söylemek yeter herhalde... Şahane kurtarışlar yaptığı için değil, durumu çok iyi kavrayıp vakit geçirmeye çalıştığı için.
İkinci yarı Tigana'nın oyuna müdahalesi ile başlıyordu. Müzmin hasta Delgado'yu çıkarıp ameliyatlı Bobo'yu oyuna sokan ve çift santrafora dönen Tigana, bitmeyen enerji ile bastıran Çaykur'u kendi sahasında meşgul etmeye niyetleniyordu. Başka ne yapabilirdi ki? İnönü'de 1-0'ın üzerine göstere göstere mi yatmalıydı?
Beşiktaş bu sezondaki en büyük adımını koltuk değnekleriyle attı adeta.
Artık Rıza Hoca'nın şanssız Rizesi miydi bunun nedeni, yoksa Tigana ve talebeleri mi kısmetliydi tartışmanın anlamı yok.
Önemli olan bu kadar zorlukla uçan Kartal, 4 puan farkı kapatabilir mi?
eguven@milliyet.com.tr

