İADE KALKTI, VERGİ KONSEYİ DENETİMİN ARTIRILMASINI İSTEDİ:
Vergi radarı kurulsun
Gülçin Üstün
Fiş toplama yerine asgari geçim indirimi uygulamasını getiren sistemin ardından KDV gelirlerinin düşmesi tartışma konusu olurken, 2006'da beyanname veren mükelleflerin yüzde 23'ünün sıfır kazanç beyan ettiği ortaya çıktı. Beyanname veren tüm gelir vergisi mükellefleri ortalama yıllık 903 YTL vergi öderken, asgari ücret üzerinden ödenen yıllık ortalama gelir vergisi 747 YTL oldu.
"Bu tablo adil değil" diyen Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal, vergi iadesini kaldıran yeni sistemdeki denetim eksikliğine dikkat çekti. Uysal, "Asgari geçim indirimine geçilmesi çok olumlu ancak mevcut düzenlemede ceza ölü doğmuş. 8 bin 132 yoklama memurunun fiş kontrolü yapma yetkisi yok" dedi.
Özellikle alışveriş merkezlerinde etkin denetim isteyen Konsey Başkanı Uysal, trafikteki 'radar' sistemine benzer bir uygulama önerdi. Uysal, "Tuzak değil, denetim noktalarını vatandaş bilsin" dedi.
Uysal, vergi iadesi yerine asgari geçim indirimini getiren sistemin artı ve eksilerini Milliyet'e değerlendirdi
Vergi iadesi sisteminin getirilmesinde amaç toplumda vergi bilincini oluşturmaktı. Bu sistem misyonunu tamamladı. İade sisteminin beyanlar üzerindeki etkisi azalmaya, sahte fiş ve fatura yaygınlaşmaya başladı.
Bazı vatandaşlarda yıl sonunda verilecek yüzde 4 oranındaki iade yerine, alışverişlerinde 18'lik indirimi tercih etme eğilimi oluştu. Yeni uygulamayla modern vergi sistemine geçiyoruz. Artık tüm dünyada asgari ücret vergi dışıdır.
Sapma nedeni açıklanmalı
Vergi tahakkukunun söz konusu dönemde yüzde 26 arttığı düşünülürse, düşüş tahsilatta sonraki aylara bir kayma olmasından kaynaklanıyor.
Maliye Bakanlığı tartışmaları önlemek için, Merkez Bankası gibi, bütçe rakamlarıyla birlikte revize tahminleri ve varsa sapmalar ile nedenlerini açıklamalı. Spekülasyonlar ekonomiye zarar veriyor.
Ne kadar kötüye gidebilir?
Olumsuz etkileyeceğini sanmıyorum. Girişimci sayısı yeterince artmıyor. Vergi dairesi mükellef ilişkilerinde istediğimiz güven ortamını oluşturamadık. İnsanlarımız mükellef olmaktan kaçınıyor.
'Beyanname vermeyeyim de, daha çok vergiyi stopaj yoluyla ödeyeyim' yaklaşımı hâkim. Beyana dayalı kısım toplam gelir vergisi tutarının yüzde 8'ine denk geliyor. 2006'da 2 milyon 540 bin YTL beyana dayalı gelir vergisi tahsil edilmiş.
Beyanname veren 1 milyon 366 bin mükellefin yüzde 23'ü sıfır olan matrah beyan etmiş. Yani 'hiç kazanmadım' demiş.
Yüzde 59'u ise asgari ücret seviyesinin altında kazandığını bildirmiş. Ticaret ve serbest meslek ile uğraşan mükellefin yüzde 82'si de asgari ücretlerden az gelir beyan etmiş.
Beyanname veren tüm gelir vergisi mükellefleri ortalama yıllık 903 YTL, ayda ise 75 YTL vergi ödemiş. Asgari ücret üzerinden ödenen yıllık gelir vergisi ise ortalama 747 YTL. Bu tablo elbette adil değil. Ücretliye vergi iadesinin kalkması durumu daha na kadar kötü hale getirebilir?
Vatandaşı fiş almaya teşvik edecek en önemli unsur denetim. Ancak denetim yetkisi sadece vergi inceleme hakkı olanlara veriliyor.
Yanlışlık burada. Şu anda denetimlerde 120 maliye müfettişi, 290 hesap uzmanı, 309 gelirler kontrolörü olmak üzere 719 kişi hizmet veriyor. Bunlara ek olarak 1692 vergi denetmeni çalışıyor.
Bu sayı denetim için yetersiz. 8 bin 132 adet yoklama memurunun fiş kontrolü yetkisi yok. Bu anlamda denetim ve ceza adeta sistem çalışmasın diye getirilmiş. Cezalar ölü doğmuş. Yoklama memurlarına yetki verecek yasa değişikliği ile alışveriş merkezlerinde etkin denetim yapılabilir.
Fiş almayana 27.8 YTL ceza
Bu elbette tuzak olmamalı. Trafikteki radar sistemi gibi olacak.
Vatandaş denetim olan yerleri bilecek. Bu noktalarda ciddi bir denetim uygulanacak.
2007'de verilmeyen her bir fiş için işyerine 139 YTL, vatandaşa 27.8 YTL ceza kesilmesi öngörülüyor.

