Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Nisan 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuk 150, yetişkin 6 kez gülüyor


yural@milliyet.com.tr

Dugong" adındaki bir deniz memelisinin dışında, üzgün olduğu ya da canı sıkıldığı zaman ağlayan dünyada tek canlı insanmış. Yunuslar da, "dugong" gibi memeliler sınıfından olduğundan mı bilinmez, insanlara karşı her zaman yakın ve barışçıldırlar. Ama, onların köpekbalıklarına karşı aynı duyguyu beslemedikleri de bilenen bir gerçek.
* * *
Gözyaşının, gözkapaklarının arkasındaki bezler tarafından üretildiğini hepimiz biliyoruz. Ayrıca, yapılan bir araştırmaya göre, bir insan gözlerini günde 20 bin kez kırpıyormuş. Gözbebeğimizin dış yüzeyi bir sıvıyla kaplıdır. Bu sıvı genelde tuzlu bir sıvıdır; bakterilerle savaşan ve gözümüzü temiz tutan maddeler içerir. Gözyaşları, gözümüzü güçlü kokulardan da korur. Bilir misiniz ki, soğan doğranırken gözümüzün yaşarması, gözyaşının aktif hale geçip kanallardaki gözyaşlarını gözün önüne getirerek soğanın kokusundan korumaya çalışmaktan; koruma içgüdüsünden başka bir şey değildir. Oysa biz hep, soğanın gözümüzü yaktığını ve bu yüzden de gözümüzün yaşardığını sanırız.
* * *
Ağladığımız zaman gözlerimiz yaşarır. Gözlerimiz her zaman kendini temizlemek için gözyaşı üretir. Ama bilim adamları, ağladığımız zaman, yani üzgün olduğumuzda gözümüzden dökülen yaşlarla, gözümüz yandığı ya da gözümüz kendini soğandan korumaya çalıştığı zaman akıttığı gözyaşının aynı olmadığını saptamış. Öyle ki, hüzünlü gözyaşları canımızın sıkılmasına sebep olan bir madde içerirmiş ve bu madde sıkıntımızı daha da çok artırırmış. Bu yüzden, ağlamamak için direnmek, gözyaşlarının akmasını engellemek doğru ve sağlıklı bir davranış değilmiş. Tam tersine, rahatlayabilmemiz için ağlamamız biyolojik açıdan daha doğruymuş ve vücudumuzun bağışıklık sistemi üzerinde de olumlu bir etkisi varmış. Ağlamak ve gözyaşı birbiriyle ilintili şeyler. Her ne kadar salgılar farklı nitelik içerse de.
* * *
Gülmek, tümüyle insanın içinden gelen farklı bir davranış. Gülmek eylemiyle ilgili hayvanlar arasında, bazı canlıların insanlarla benzerlik gösterdiğini savunan bilim adamları var. Bu canlıların başında öncelikle maymunlar geliyor. Tanımadığımız canlılar içinde de bu tür tepkileri olanlar var. Hatta çakalların birbirlerine seslenişlerini bir kahkaha gibi değerlendiren zoologlar da var. Ama gülmek insana özgü, özellikle de düşünme yetisiyle paralel gelişim gösteren ve düşünce gelişimiyle birlikte yükselip farklılaşan insani bir eylem. Bir şeyi komik bulduğumuzda kıkırdamaya başlarız. Bu bizim vücudumuzda stresi azaltan mutluluk kimyasalları salgılanmasına neden olur. Olayların komik yanını almak, o açıdan olaylara ve yaşama bakmak, bizim boş yere canımızın sıkılmasını engeller ve bizi her zaman hoşgörülü, sempatik bir insan yapar. İnsanların en çok gereksinim duyduğu şey gülmektir ve gülmeceler, yergiler, nükteler, fıkralar bu eylemi besleyen farklı ürünlerdir. Gülmece kitapları, fıkralar, şakalar çocukların, yetişkinlerin vazgeçemedikleri tutkular içinde yer alır. Geçmişte yazılı ürünlerle karşılanan bu gereksinim, artık günümüzde internet sayfalarından insanları besliyor.
* * *
Bütün bunların dışında, her güldüğümüzde 400'e yakın kasımızın çalıştığını biliyor muydunuz? Ayrıca, gülmenin vücut için bir egzersiz olduğunu; sinirlerimizi ve bazı organlarımızı çalıştırdığını... Bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre de 100 kahkahanın 10 dakikalık bisiklet pedalı çevirmekle, kürek çekmekle veya yürüyüşe gitmekle eşit olduğunu duymuş muydunuz? Bir çocuk, günde 150 kez gülüyormuş. Yetişkin ise ancak 6 kez. Yani yetişkinlerle çocuklar arasında bir kahkaha yarışması yapılsa kesinlikle çocuklar açık arayla kazanacaklar.


PAZAR
Suçluların peşine düşen Boğaziçili kimyacılar
"Her dizi bitiminde çok ciddi travma yaşıyorum"
Ezber bozan "Zincirbozan"
"Eğlenceli edebiyat" 20 bin satıyor
201 nolu odasında Atatürk de kalmıştı
Keneler çoğalıyor, kurbağalar yok oluyor
"Olaylı hayatım yüzünden ilk kitabım 30 yıl gecikti"
Ak bıyıklı Anadolu rock dervişi
Lüksemburg dükalığında
Çelik beyin İstanbul Kitaplığı
Nostaljik Kemalizm, devlet ve din
İsmet Paşa'nın Köşk yoluna da mayın konmuştu
Maya astrolojisi
Paris'te parlayan yıldız
Otranto'nun fethi ve sonrası
Kapsüle giren besinler
Bizon da avlarız CV de yazarız...
Baharı Cunda'da karşılayın
Çocuk 150, yetişkin 6 kez gülüyor
Sanki bir lezzet valsi





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet