Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Nisan 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Spordaki başarı ticareti büyütmez mi?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Geçen haftanın en fazla konuşulan konularından biri Meclis Üyesi Vasfi Çakıroğlu’nun İzmir Ticaret Odası hakkında yaptığı suç duyurusuydu. Çakıroğlu, hem Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na, hem de Cumhuriyet Savcılığı’na başvurmuş ve usulsüz harcama yapıldığını iddia etmiş.
Peki bakanlık nasıl düşünüyor?
Sanayi Bakanlığı 5174 sayılı kanunun uygulanmasını istiyor, 5088 sayılı genelgenin 21’inci ve 80’inci maddesinde yazılanlarla yapılacakları anlatıyor.
Muamelat yönetmeliğinin 75’inci maddesinin ikinci fıkrası da şöyle diyor.
''Odaların bağış ve yardımda bulunabilmesi ve sosyal faaliyetleri destekleyip özendirebilmesi için bütçede karşılığının olması ve yapılacak bu harcamaların odanın kuruluş amaçları ile faaliyet konularıyla sınırlı olmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır...''
Özetle bakanlık şunu söylemek istiyor.
''Odalar bağış ve yardım yapamaz...''
Peki?
O zaman İstanbul Ticaret Odası’nın Formula 1’in organizasyonunda yer alması ve bütçesinden milyonlarca doları pistin yapılması için harcanmasına ne diyeceğiz?
Bakanlık bu yatırım için benzer bir karar almış mıdır?
Çifte standart var mıdır, yok mudur?
Bilgilenirsek mutlu oluruz.
* * *
İzmir Ticaret Odası’ndan konuyla ilgili bir açıklama yapılmış.
Şöyle deniyor.
''Vasfi Çakıroğlu söz konusu meclis kararlarının alındığı meclis toplantılarına katılarak, kabul oyu vermiş; kararın ardından uzun bir süre geçtikten sonra itiraz etmiştir...''
Demek ki; Çakıroğlu o gün herhangi bir itirazda bulunmamış.
Danıştay’ın farklı davalarda aldığı bazı kararlar var.
Örneğin belediye meclislerinde görüşülüp karar alınan projelerle ilgili oybirliğiyle kayıtlara geçen kararların ardından bazı üyelerin yürütmeyi durdurma talepleri reddedilmiş.
Yani Danıştay, yapılan toplantıda görüşlerini açıklama ve kararı yönlendirme şansı olan üyelerin daha sonra fikir değiştirmelerini kabul etmemiş. Her şeye rağmen tartışmalı konularda hukukun dışına çıkmamız mümkün değil.
Beğenelim ya da beğenmeyelim yasaları uygulamak hepimizin görevi...
Ancak şunu da söylemeden edemeyeceğim. Dünya ekonomisi büyük bir değişim yaşıyor.
Spor endüstrisi her geçen gün büyüyor. Kentlerin gelişiminde sanat, kültür kadar spordaki başarı da önem kazanıyor. Futbol takımlarıyla, basketbol takımlarıyla marka olan ve her yıl milyonlarca turist çeken şehirlerin sayısı giderek artıyor.
* * *
Sporu, sanatı, gastronomi kültürünü yok sayan bir ticaret anlayışı 2000’lerde asla olamaz.
Türkiye’nin en eski kurumlarından olan ticaret odalarının kuruluş amaçları bugünkü dünya gerçeklerinden çok uzaktaydılar.
Yasaları değiştirmek, çağın isteklerine uygun düzenlemeler yapmak siyasilerin işi...
Siyasetçiler ne yazık ki, Türkiye’ye dar gelen yasalarla ülkeyi yönetmeyi tercih etmişlerdir.
Ya da vizyonları geleceği görmeye yetmemiştir. ''Sporu teşvik ticareti geliştirmez...'' diyenler varsa; yanılıyorlar.
İzmir gibi büyük bir şehrin Süper Lig’te takımının olmaması büyük bir ayıptır, eksikliktir.
Takımlarının Avrupa Ligleri’nde oynamıyor olması İzmir’e yakışmamaktadır.
Daha da üzüntü verici olan İzmirlilerin spora olan ilgisizliğidir.


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Agora’nın çevresi içler acısı durumda
İl Genel Meclisi’nde devir teslim
Spordaki başarı ticareti büyütmez mi?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet