
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Balon
Ampul dendi, balon çıktı! DSP'nin Ankara'daki "balon"lu mitingi ve medya kampanyası siyasal mesaj yönüyle çok başarılıydı. Malum, Tayyip Erdoğan'ın "karikatür" fobisi var. Cumhuriyet çizeri Musa Kart'ı "kedi karikatürü" nedeniyle dava etmişti. Penguen dergisi, Musa ile dayanışmak üzere derginin kapağını "Tayyipler Alemi"ne ayırmışlardı.
Dün DSP Genel Sekreteri Ahmet Tan ile konuştuk.
Erdal İnönü döneminde SHP'nin Özal'a yönelik "limon" kampanyasını çağrıştıran "balon" fikrinin nasıl çıktığını anlattı.
Balondaki karikatür Penguen çizeri Emre Ablak'a aitmiş.
DSP'nin çalıştığı Fayda adlı ajans, genç kuşağın başarılı karikatüristi Emre'ye Ankara'daki miting öncesi projeyi açmış. Emre Ablak, ücret bile istemeden "Tayyip balonu" fikrini siyasal mizaha dönüştürmüş. Medya kampanyasında mesaj seçime giden Türkiye'de partisini bırakıp Çankaya'ya çıkmaya hazırlanan Tayyip Erdoğan için ağır eleştiri yüklüydü:
"Bu memleket onu ampul sandı... 5 yıl sonra anlaşıldı ki ampul değil, balonmuş!"
Bravo DSP'ye. Ankara mitingleri hem renk, hem de siyasal coşku açısından parlaktı. Bu tür mitinglerden sonra "kalabalık" hakkında tahminler yapılır. Rakamlar verilir. DSP mitingi için de medyada 20 bin rakamı çıktı. Ancak bundan daha önemli olan DSP'nin Anadolu'da yaptığı mitingleri Ankara'ya taşımasıdır. Ecevit'in cenaze töreninin ardından Sıhhiye'deki "Milli Egemenlik" mitinginin yapılmış olması bile başarıdır. Ayrıca AKP hükümetine yönelik tepkilerin "balon" karikatürüyle meydanlara taşınması da "muhalefet"ten epeydir beklenen bir etkinlik olmuştur.
DSP Genel Sekreteri Ahmet Tan, Erdoğan'ı doğrudan hedef alan bir kampanyayla bir "tabu"yu yıktıklarını, Sıhhiye mitinginin demokrasinin geleceği ve muhalefet açısından umut verici olduğunu söyledi.
İlginç olan, Erdoğan'ın da Çankaya adaylığına beş kala "icraat" gezilerine öncelik vermesiydi. Karadeniz otoyolu açılışında horon için otobüsten inen Başbakan Erdoğan, "Bugün çok yorulduk" deyince bir partili, "Çankaya'ya çıkıp orada dinlenirsiniz" demiş. AKP lideri de "Ula uşağım, Köşk emeklilik yeri midir, dinlenme yeri midir?" diye gülerek karşılık vermiş.
Erdoğan artık bir karar verecek.
Hem aktif siyaset hem cumhurbaşkanlığı olmaz! Kafasındaki model "başkanlık sistemi" ise Anayasa değişikliğine gitmeliydi.
Cumhurbaşkanı seçilirse, "Çankaya emeklilik yeri değil" diye siyaset yapmayı sürdürürse Köşk'ü politize eder ve zaten "tartışmalı" olan konumunu iyice sarsar.
Balonlar Çankaya semalarında uçuşur.
dsazak@milliyet.com.tr

