Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Nisan 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Elhamra’da hayalet gördük

Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol

Yıllar önce bir televizyon programında, devrin İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü’ne sormuştum: ''Şaka bir yana, operada hiç hayalet gördünüz mü?'' Cevap, ''Hayır, görmedim'' şeklinde, oldukça donuk ve sıradandı; yadırgamıştım. Oysa ben neler hayal etmiştim... Çünkü, Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde, sırasıyla ''hayal'' sözcüğü için ''Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya, belli belirsiz görülen şey, gölge'' karşılıkları veriliyordu. ''Atasözü, deyim ve birleşik fiiller'' başlığı altında, ''hayale dalmak, hayale kapılmak, hayal etmek, hayal gibi, hayalinden geçirmek, hayal kurmak, hayal olmak''tan söz ediliyordu. ''Birleşik Sözler''e geldiğimizde ise, ''hayal bilim, hayal düzeyi, hayal gücü, hayalhane, hayal kırıklığı, hayal meyal, hayal oyunu, hayal seviyesi, ham hayal, inkisarı hayal, sukutuhayal...'' diye uzayıp gidiyordu liste. Demek ki, bu konuda aslında çok lâf edebilmek mümkündü ama ''hayal'' üstüne konuşabilmek için ''ufuk sahibi'' olmak da gerekiyordu. Öte yandan, dilimizde ''gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan cin, peri, hortlak vb. görüntüler'' karşılığı olarak kullandığımız hayalet sözcüğünün Osmanlıca aslının ''hayalât'' ve basit bir anlatımla hayal sözcüğünün çoğul biçimi olduğunu, yani ''hayaller, hülyalar'' anlamına geldiğini de hatırlatalım.
* * *
Başka bir yanılgı da, ''Operadaki Hayalet''in genellikle bir opera eseri zannedilmesidir. Oysa bir müzikaldir, sadece hikâye bir opera binasında geçer. Gaston Leroux’un yazdığı eser, otoritelerce gotik bir roman olarak kabul edilir. Ünlü İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber’e ait ''The Phantom of the Opera'', New York’ta Broadway ve Londra’da West End’de en uzun süre sahnelenen müzikallerden birisi olma ünvanını da taşır. Tüm dünyada milyonlarca kişinin sahnede seyrettiği müzikal, ilk defa sahneye konuluşundan yaklaşık 20 yıl sonra beyazperdeye de uyarlanmıştır.
* * *
Lâfı bir hayli dolandırdık ama, böyle bir uvertür kullanmasak, yapılanların anlatılması ve anlaşılması o kadar kolay olmayacaktı. Şimdi asıl söylemek istediğime gelelim. Geride bıraktığımız son 5 yılda, İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde, ''hayal ve ufuk sahibi insanlar'' eliyle, 3 boyutlu ve geometrik olarak küçülen İzmir şehrinin sanat bahçelerinde, hayal bile edilmesi güç işler yapıldı. Birkaç hafta önce görevi kendi isteği ile bırakan Alpaslan Mater, bu döneme damgasını vuran bir yönetici olarak hatırlanacak. ''Opera’da hayalet'' görebileceğimize onun sayesinde inandık. İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin eski müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Sayın Mater’le yaptığımız ayaküstü sohbetten hatırımda kalanları, bir sanatsever gözlüğü ile sizlerle paylaşmak isterim.
* * *
Bu dönemde, 14 opera, 9 bale gösterisi sahnelenmiş, 3 oratoryo, 3 de çocuk oyunu... Bu sayılarda bir tuhaflık yok elbette; ''5 yıl uzun zaman elbette bir şeyler yapılacaktı'' demeyin. 6 dünya prömiyerinden, 9 Türkiye prömiyerinden, 8 İzmir prömiyerinden ve kapalı gişe oynanan 5 yıldan söz ediyorum. Devletin unuttuğu ve dışladığı bir sanat dalını yaşatabilmek için, dantel gibi dokunmuş sponsor ilişkilerinden söz ediyorum. Makyaj malzemesi temininden, Elhamra sahnesinin 12 kilometre uzunluğundaki tüm elektrik kablolarının yenilenmesine, ofis ve atölyelerin tümünün klima ile donatılmasından satın alınan 16 yeni enstrümana kadar kalabalık bir ''tamamlanmış işler listesi'' var. Konuk şefler ve kareografları unutmayalım. Eli değenler varolsun. Ne tümünü aklımda tutmak mümkün ne de tamamını bir köşe yazısına sığdırmak. Ama çok merak ettiğim hayaleti, ki bunlar aydınlık İzmirlinin hayalleriydi, Elhamra’da gördük çok şükür.
* * *
Sevgili hemşehrilerim, lütfen sizler de gidin, görün hayaleti. Gidin, görün ve bundan sonra da destekleyin, sahip çıkın. Cumhuriyetin hayalleri ancak böylelikle gerçeğe dönüşebilir. Şükran Rahmetli Gazi’ye, alkışlar Alpaslan Mater ve arkadaşlarınadır.


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Elhamra’da hayalet gördük
Ata’nın adını taşıyan caddeye yakışmıyor
Bir kente dışarıdan bakmak
Vali Kıraç, İzmir için bir güvence





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet