|
 |
|
|
Beynelmilel, umumi istek üzerine yeniden gösterimde
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
12 Eylül dönemininde Adıyaman’da yaşanan trajikomik olayları anlatıyor hikaye... Basit, sade ama içten bir anlatımla hem de... Son yıllarda izlediğim en güzel filmlerden biri Beynelmilel. 12 Eylül dönemini bizzat yaşamış bir kişi, Sırrı Süreyya Önder tarafından kaleme alınan filmin konusu, askeri yönetim şartlarına uyum sağlamaya çalışan küçük bir kasaba halkı ve bu kasabada ayakta durmaya çalışan bir müzik grubunun etrafında dönüyor. Hikayenin çıkış noktası, sıkıyönetim döneminde Adıyaman yöresinde düğünlerde çalgı çalan yerel müzisyenler (gevende)... Pavyonlarda ve düğünlerde çalgıcılık yapan bir grup müzisyen, sıkıyönetim ilanından sonra geçim sıkıntısına düşer. Geçinebilmek için buldukları çözüm hepsinin tutuklanmasına yol açar. Yörenin sıkıyönetim komutanı, bu yerel müzisyenleri çağdaş bir orkestraya dönüştürmek isteyince olaylar gelişmeye başlar. Yöresel orkestradan, kenti ziyaret edecek olan konsey üyelerinin karşılama töreninde çalmaları istenir. Fakat bu konseyi karşılamayı sadece müzisyenler değil, şehrin bazı gençleri de büyük bir sabırsızlıkla beklemektedir.
Tabii bu arada da ortaya çıkan absürd durumlar var. Siyasal bilimler öğrencisi Haydar (Umut Kurt); ''Biz çalgıcı adamız. Çalgıcı dan hiç devrimci olur mu, komünist olur mu?'' diyen abisi Servet’e (Sırrı Süreyya Önder) kulak asmamakta, konsey üyelerini karşılamak için bir protesto eylemi hazırlamayı düşünmektedir. Ve bu eylemi gerçekleştirmek için de çağdaş orkestranın şefi Abuzer’in (Cezmi Baskın) kızı, aşklarını birbirlerinden bile gizli tuttukları Gülendam’dan (Özgü Namal) yardım almaktadır.
Bir yandan sıkıyönetim birimleri ve yöresel orkestra, bir yandan da anarşist ruhlu gençler tarafından birbirinden habersiz olarak yürütülen bu karşılama hazırlıklarının karışması sonucunda herkesi şaşırtacak olaylar gelişir.
Etkileyici mutsuz son
Gülerek ama biraz da buruk izlerken filmi, birden ortaya çıkıveren ''mutsuz son''dan etkilenmeden edemiyorsunuz. Beynelmilel’in sonu gerçekten çok etkileyici. Gülümsemenizin bir anda donuverdiği ve kendinizi kaptırdığınız bu ''mutsuz son'' benim de içime çöküverdi. İşte bu yüzden bir kez daha izlemek istedim. Hala izlememiş olanlar varsa hem onlara hem de benim gibilere müjde. Beynelmilel, 6 Nisan’dan bu yana yeniden gösterimde. Özgü Namal, Cezmi Baskın, Nazmi Kırık, Umut Kurt, Meral Okay’ın başarılı oyunculuklarının da senaryo ve reji kadar filme katkısı büyük. Müzikleri de unutmamak gerek!
Beynelmilel’in hem senaristi hem iki yönetmeninden biri hem de küçük bir rolle oyuncusu olan Sırrı Süreya Önder, filmin senaryosunun çıkış noktasını bir röportajında şöyle anlatıyor: ''O günleri sadece hatırlamak bile tüm ilham perilerini seferber etmeye yeter. 12 Eylül, bu toprakların tarihinde, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra en önemli kavşaklardan birisidir. Bugün yaşanan her türden sıkıntının o günlerden devralınan bir başlangıcı olduğunu düşünüyorum. ‘O Tozlar, Bu Çamurları Getirdi’ isimli bir roman çalışmamın bir kısmını böyle bir senaryoya dönüştürdüm.''
Önder kendi 12 Eylül hikayesiyle ilgili de, ''Ben 12 Eylül’de 18 yaşında bir siyasal öğrencisiydim. 12 yıl hapse mahkum oldum. Dedem yatalak bir felçliydi. Anamın okuma ve yazması bile yoktu. Onlar da dahil ailemden baskı görmeyen kimse kalmamıştı.''
Son dönemlerde 12 Eylül dönemini anlatan filmlerin, kitapların sayısı gittikçe arttı. Uzun yıllar içe atılan, üzeri kapatılan yaralar şimdi birer senaryo, hikaye olarak karşımızda. Ama Beynelmilel son yıllarda izlediklerim arasında en iyisi...
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|