GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL BÜYÜKANIT'TAN CUMHURBAŞKANI DEĞERLENDİRMESİ:
Başkomutan, TSK'yı yakından ilgilendirir
Terörden milliyetçiliğe, darbe hazırlığı iddiaları ve cumhurbaşkanı seçimine kadar gündemdeki sorunlar konusunda görüşlerini açıklayan Büyükanıt, Köşk adayı için de 'Sözde değil, özde laik olmalı' dedi
ANKARA Milliyet
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, cumhuriyetin temel niteliklerine "sözde değil, özde bağlı" bir cumhurbaşkanı seçilmesini umut ettiklerini açıkladı.
Orgeneral Büyükanıt, merakla beklenen basın toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) cumhurbaşkanlığı seçimi konusundaki görüşlerini ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
"Biraz sonra bu konuşma bittiğinde soracağınız ilk sorunun ne olduğunu biliyorum. O konudaki görüşümü şimdi açıklıyorum. Şimdiye kadar bu konuda hiçbir şekilde, hiçbir zeminde hiç kimseyle konuşmadım. Soranlara da hep, 'Bu konuyu ben sizinle konuşmam' dedim" diyen Büyükanıt, şunları söyledi:
'Hassasiyetimiz'
"Bizim temel düşünce yapılarımızı, inandığımız temel değerlerimizi, cumhuriyet ilkelerine, laiklik ilkesine bağlılığımızı bunu bilmeyen herhalde kimse yoktur, olamaz. Bu konulardaki hassasiyetimizi Türk milleti biliyor. Bu değerler manzumesine sahibiz.Tabii bir diğer önemli husus, seçilecek cumhurbaşkanı, aynı zamanda da TSK'nın başkomutanıdır. Bu yönüyle Silahlı Kuvvetler'i yakından ilgilendirir. Bu nedenle biz hem cumhurbaşkanımızın, hem de başkomutanımızın, Silahlı Kuvvetler ve Türk milletinin sahip olduğu cumhuriyetin temel değerlerine, Anayasa'mızda ifadesini bulan laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti idealine, devletin üniter yapısına bağlı, ama sözde değil, özde ve bunu davranışlarına yansıtacak şekilde bir cumhurbaşkanının oraya seçileceğine olan inancımı burada belirtmek isterim.
Tabii ki yasal mevzuatı, Anayasa'yı, hukuku, cumhurbaşkanı nasıl seçiliyor, bunları biliyoruz."
'Başka söz hakkım yok'
'Hem vatandaş olarak hem de Silahlı Kuvvetler'in bir personeli olarak cumhuriyetin temel değerlerine sözde değil, özde sahip olan bir kişinin seçilecek olmasını umut ediyoruz. Bunu biz bilemeyiz. Karar, Meclis'in kararıdır. Cumhurbaşkanlığı konusunda zaten bundan başka da bir şey söyleme durumunda değilim. Hukuken de herhangi bir hakka sahip değilim."'Yorum yapmam, teşekkür...'
Büyükanıt konuya ilişkin sorulara da şu yanıtları verdi:Cumhuriyetin temel değerlerine özde bağlı bir cumhurbaşkanı seçilmeyeceği yönünde bir kuşkunuz mu var?
Yok, hayır. Ben şunu söylüyorum. Bu, Türkiye'de uzun zamandır tartışma konusu olmuş, herkes bir şey söylüyor. Ben de diyorum ki, "bu şekilde, bu nitelikleri haiz birisinin oraya seçileceğini umut ediyorum".
Belli adayların isimleri dolaşıyor, bir tanesi ön planda. Sizin bu tanımınıza onlar uyuyorlar mı?
Şimdi ben bir şey istirham edeceğim, ben kişiler bazında konuşmuyorum, konuşmam da. Sonuçlandığı zaman ancak değerlendiririm. Sonuçlanmadan bir şey demem, bu konuda bir yorum yapmam doğru olmaz. Kusura bakmayın.
Seçilecek şahsın bu kriterlere, yani sözde değil, özde bağlılık kriterine uyup uymadığına bir süre sonra karar vereceksiniz... Ama o anda da Meclis, cumhurbaşkanını seçmiş olacak. Anayasa Mahkemesi'ne gidilecek tartışması var. O süreçte tutumunuz ne olacak?
Düşüncemi söyledim. Bunun üzerinde de daha yorum yapmak istemiyorum.
TSK'da subay eşlerinin türban takması yasak. Aksi halde ihraç ediliyor. Acaba TSK'nın başkomutanının eşi türbanlı olursa, başkomutanın altında çalışan subay ve komutanlarının tavrı nasıl olur?
Ben cumhurbaşkanlığı konusunu bitirdim demin. Ama sorunuzu aldım, teşekkür ederim.
Miting demokratik hak
TBMM Başkanı Arınç, 14 Nisan'daki miting için "ADD düzenliyor. Başında Eruygur Paşa var. Hakkında darbe yapacağı yönünde ciddi iddialar var. Bu nedenle miting tartışmalı" dedi. Ne düşünüyorsunuz?Eğer yasal olarak izin alınmışsa, şiddete başvurmayan, sadece düşüncelerin açıklanacağı bir toplantıdan ürkmek anlaşılır bir şey değil. Yasal olarak yapılıyor. Kaldı ki Türkiye'de illegal toplu gösteriler yapılıyor. Terör örgütü bayrakları açılıyor, bilmem ne yapılıyor. Yasal prosedürü tamamlanmış bir gösteri yapılıyorsa, ben buna demokratik bir girişim derim. Herkes demokratik hakkını kullanma hakkına sahiptir. Ben olaya bir siyasi bir boyut olarak bakmıyorum, hukuki açıdan bakıyorum. Usulüne göre yapıldıysa kimsenin rahatsız olmaması lazım. Ama içeriği, şusu busu bizim görev alanımızda değil.
'Sınır ötesi fayda sağlar, ama siyasi karar gerekli'Orgeneral Büyükanıt, basın toplantısında Kuzey Irak konusunda önemli mesajlar verdi.
"Terör örgütünü besleyen organizasyonlara ve destek olan bir partinin pervasızlığına" dikkat çeken Büyükanıt, bazı yasal düzenlemelerin terörle mücadeleyi zayıflattığını belirtti.
Büyükanıt, "parlamentodan hâlâ milletvekili emekli maaşı ve temsil tazminatı alan lider konumunda teröristler olduğunu" belirterek "Teröristin emeklilik hakkı olabileceğini kabul etmiyorum" dedi.
Org. Büyükanıt, "Bu teröristlere, sakat kalanlara, şehit olanların ailelerine verilenin birkaç katı maaş ödenmesini kabul edemiyorum" dedi.
PKK'nın etnik milliyetçiliğe ve şiddete dayalı ırkçı bir terör hareketi olduğunu kaydeden Büyükanıt, "Böyleyken, Türk toplumunun ulusal değerlerine sahip çıkacak şekilde gösterilen en ufak bir tepkisine bile 'Milliyetçilik yükseliyor' diye yorum yapılması ulusal güvenliğimize zarar vermiştir. Bu endişe Atatürk'ü tanımamanın, anlamamanın itirafıdır" dedi.
"Bir şehit bile bizim için büyük ıstıraptır" diyen Büyükanıt, mayıs ayıyla birlikte PKK terörünün artacağı yolunda istihbarat alındığını ve bu nedenle çok geniş çaplı operasyonlar başladığını söyledi.
Org. Büyükanıt askerin terörle mücadelede karşılaştığı yasalardan kaynaklanan sorunlardan söz ederken, "Mevcut yasaya göre, yer gösterme için dağdan indirip savcılığa gideceksiniz. Böyle bir şeyle, terörle mücadele zor" dedi.
"PKK'nın Kuzey Irak'ta kök saldığını, Süleymaniye Havaalanı'na inenlerin Kürt milli marşıyla karşılandığını, burada bağımsız bir yapıyı simgeleyen merkez bankasının kurulduğunu" söyleyen Büyükanıt, şöyle devam etti:
"Peki operasyon yapılmalı mı? Yapılmalı. Bunun iki boyutu vardır, sadece askeri açıdan bakıldığında, yapılmalı. Fayda sağlar mı, sağlar. İkinci boyut siyasi. Siyasi kararın ortaya çıkması lazım. TSK, yasal zeminde görev verildiğinde bu operasyonu yapma gücüne fazlasıyla sahiptir."
İsim vermeden Kuzey Irak'taki Kürt yönetiminin lideri Mesud Barzani'nin açıklamalarına değinen Büyükanıt, "Bu tür söylemler bizleri üzmekte, Türk insanını rencide etmektedir. Bunların arkasında olanlar ve bunları şımartanların kim olduğunu siz benden daha iyi biliyorsunuz. Geldiğimiz noktaya ibretle bakıyorum. Sarf ettiği sözler çok seviyesiz. Ben ona bakmıyorum, söylettirene bakıyorum" dedi.
Büyükanıt, "Bir bütün olarak baktığımız zaman Irak'taki en önemli tehlikelerden biri bölünme tehlikesidir. Bölünürse 3'e bölünür. Bu üç grubun bir arada yaşamaları, mantıklı olmamız lazım, artık zor" dedi.
Atatürk düşmanları sızdı
Büyükanıt, TSK'yı yıpratma faaliyetlerinin 2003'ten bu yana yoğunlaştığını söyleyerek şöyle dedi: "Sistematik şekilde TSK ve bunun doğal uzantısı olarak Atatürkçülük ve onu temsil eden değerleri yıpratma faaliyetleri artmıştır.""TSK, Türkiye'nin temel direklerinden biridir. Bu direk yıkılırsa devletin dengesi bozulur" diyen Büyükanıt, bilimsellikten uzak raporların hazırlandığını belirtti ve "Bunları ileri sürenlerin, gençlerimizi yetiştiren akademik kimlik taşıyan kişiler olması daha vahim bir durumdur" dedi. Büyükanıt'ın burada belirttiği akademik kimliğin Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Atilla Yayla olduğu yorumu yapıldı.
Andıç açıklaması: Niye çağıralım?
Büyükanıt, iddianamede adının geçtiği Şemdinli olayında "dünya hukuk literatürüne geçecek bir hukuk cinayeti işlendiğini" vurguladı.
Bir cumartesi günü birkaç saatte 15 binin üzerinde cep telefonuna mesaj çekilerek karalama kampanyası yapıldığını, Genelkurmay'ın önünde sahte belgeler dağıtıldığını kaydeden Büyükanıt, "Peki yakalananlara, edenlere ne oldu? Hiçbir şey" diyerek sitem etti.
Dünyanın her yerinde akreditasyon uygulaması yapıldığını belirten Büyükanıt, bu konuda şunları söyledi:
"O andıç taslaktı. Samimi söylüyorum, ben görmemiştim. Neden akreditasyon var? Aslında biz de istemeyiz. Ama arzu eder misiniz PKK'nın gazetesi yayımlanıyor, Gündem. Bu gazeteci şurada otursun? Aşırı dinci yayın yapıyor, "Türk askeri cuma namazının gününü bilmez" diye... Biz bu adamları nasıl davet edelim? Biz bunlarla niye işbirliği yapalım. Bütün basın mensupları kendilerini bize beğendirmek zorunda değildir. Doğru haber bazen hoşunuza gitmez, ama buna katlanmanız lazım. Akreditasyon uygulaması dünyada da var. Ama 'asker düşmanı-asker yandaşı' gibi bir ayrımı kabul etmeyiz. Önemli olan olayları çarpıtmamak."
'Günlük konusunda belgesiz işlem olmaz'
Orgeneral Büyükanıt, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu iddiasıyla Nokta dergisinde yayımlanan ve 2004 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e rağmen darbe planları yapıldığı yolunda ifadeler içeren günlük konusunda şöyle dedi:
"Günlükleri okuduğunuz zaman şunu sormadan edemiyorsunuz: Acaba doğru mu? Bilgisayarın başına geçsem yazsam, içine kötü kötü şeyler koysam. Sonra desem ki bunlar (gazeteci) Murat Yetkin'in günlükleridir. Doğru olup olmadığını bilemem.
Ancak bunları yayımlayan derginin yayın yönetmeni verdiği röportajda 'Günlüğün kendisi belgedir. Genelkurmay arşivinde vardır' diyor. Demek ki bizim arşivlere de girmişler. Tüm arşivi tarattım, hiç böyle bir belge ya da yazışma, bir şey yok. Hukuki işlem; bilgi, belge, tanıklara dayanır. Yasa neyi emrediyorsa o yapılır. Bilgi belge varsa yapacak bir şey yok, yasalar çalışır. Genelkurmay'ın elinde en ufak bilgi, belge, iz bile yoktur."
Örnek'le bir kez görüştüğünü söyleyen Büyükanıt, "Kendisini üzgün gördüm. 'Yargıya başvuracağım' dedi. Ben de, 'Senin vatandaşlık hakkın' dedim" diye konuştu.
Büyükanıt, günlükle ilgili olarak konuşan emekli Org. Özkök ile görüşmediğini, önceki akşamki sözlerini dün sabah gazetelerden okuduğunu söyleyerek, "Kendisine aittir. Saygı duyarım. Ben görevdeyim. Yanlış yapamam. Elimize bilgi belge gelmeden hiçbir şey yapmamız mümkün değil" dedi.

