
Melih AŞIK
Açık Pencere
Askerin duruşu
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt dünkü basın toplantısında askerin çeşitli sorunlar karşısındaki duruşunu ve bakışını tanımladı. Yer yer sivillerden daha demokrat bir tavır ortaya koydu.
Meclis Başkanı Bülent Arınç 14 Nisan mitingi hakkında konuşuyor:
- Bir dergi, mitingi hazırlayanlardan Şener Eruygur ile ilgili ciddi bir iddiada bulunmuştur. Bir darbe hazırlığı içerisinde olduğu ve bazı generallerle konuştuğu yazıldı... Mitinge geleceklerin hakkında bu tip iddialar bulunan böyle bir şahısla ilintili bir toplantıya katılırken daha iyi düşünmelerini tavsiye ederim."
Koskoca Meclis Başkanı doğrulanmamış haberlerden yola çıkıp kuşkular imal ederek mitingi karalamaya çalışıyor.
Aynı konu dün Genelkurmay Başkanı'na soruluyor. Büyükanıt "Miting yapmanın demokratik bir hak olduğunu" anımsatıyor.
Kim daha demokrat?
AKP hükümeti ABD'ye kutsal bir saygıyla bakıyor. Adını ağzına alamıyor. Büyükanıt ise onurlu bir ülkenin onurlu mensubu gibi konuşuyor. Barzani'nin arkasında onu şımartan güç olarak ABD'yi işaret etmeye çekinmiyor... Büyükanıt bir de Cumhurbaşkanı portresi çiziyor:
"Cumhuriyetin temel değerlerine, laik ve demokratik sosyal hukuk devleti idealine, devletin üniter yapısına sözde değil, özde bağlı bir cumhurbaşkanı..."
Demokrasi adına bundan başka nasıl bir cumhurbaşkanı tipi arzulanabilir? Tayyip Erdoğan'a daha nazik bir "iyi düşün" mesajı nasıl verilebilir?
Diyanet Kuran kursu öğrencilerinin yüzde 95'inin kız ve kadınların oluşturduğunu açıklamış.
Kadın erkek arasında bu kadar da eşitsizlik olur mu?
Haldun Ertem
- Şu anda 50 bin metrekare kapalı alana sahip AKM'nin yerine 110 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni bir kültür merkezi yapacağız...
Demek AKM'nin yerine yapılacak kültür merkezinin kapalı alan genişliği bellidir. Demek ki ortada yapılmış bir proje var. En azından bir taslak olduğu anlaşılıyor. Kültür Bakanı bu taslak veya projeyi neden açıklamıyor? Atilla Koç neden çekiniyor?
Meclis'in "hukukçu" Başkanı Bülent Arınç 14 Nisan mitingine katılacak vatandaşları böyle uyarıyor...Okurumuz Ahmet Taşpınar kendisine soruyor:
"Genel Başkan'ınız hakkında bırakın iddiayı, resmi evrakta sahtecilikten zimmete ve hatta kalpazanlığına kadar açılmış ama dokunulmazlık nedeniyle görülemeyen bir sürü dava var. Cumhurbaşkanlığı seçiminde milletvekillerini, böyle bir kişiye oy verirken iyi düşünün, diye uyaracak mısınız?"
Dün ADD'den yapılan açıklamaya göre denetçiler:
"... görev ve yetkilerinin dışına çıkarak dernek faaliyetlerini, (bilhassa 14 Nisan 2007 Cumhuriyet Mitingi organizasyonunu) tenkit edici tavır ve davranışlar içine giriyorlar..."
Daha vahimi yine ADD'nin dünkü açıklamasında şöyle yer alıyor:
"Tüm bu kısa saptamalar ışığında denetim memurlarının denetimi sırasında derneğimiz hakkında elde ettikleri bilgi ve belgeler basında yer almaya başlamış, sonuçta; kamuoyunda derneğimiz hakkında yapılan Cumhurbaşkanlığı'nca derneğimize yapılan yardımlar, Atatürk isminin kullanılmasına izin bulunmadığı, genel başkanın üyeliğinin geçersizliği v.b asılsız ve mesnetsiz suçlamalara kaynak teşkil etmiştir.
Bu şekildeki davranışlar ile derneğimizin kamu oyundaki görüntüsüne zarar verilmek istenmektedir. Bu yayınların belirli bir ideolojiye sahip olduğu bilinen Yeni Şafak, Bugün, Zaman, gazeteleri ile Samanyolu TV, Kanal 7 ve Kanal A da yoğunlukla bulunması da şüphelerimizi doğrulamaktadır."
Müfettişler, ADD'ye göre yansız bir denetim yerine basına saptırma haber sızdırma operasyonu yürütüyorlar. Denetim daha çok sabotajı andırıyor. O yüzden ADD açıklamasında görev ve yetkilerini ihlal eden müfettişlerin vereceği raporun kabul edilmeyeceği bildiriliyor... Türkiye giderek Nazi Almanya'sına benziyor...
Durmak yok, koşuya devam, nice nice ödüllere, diyoruz...
m.asik@milliyet.com.tr

