Çankaya Toto
Başbakan Erdoğan'ın Köşk'e çıkıp çıkmayacağı konusunda, ilgili, ilgisiz herkes konuşuyor. Genel kanı, çıkacağı yönünde. Siyasetin ve medyanın nabzını en iyi tutanların görüşü de bu yönde. Benimki ise onlardan biraz farklı. Çünkü Tayyip Bey, bir köşede oturacak insan değil. İcraatçı. Hizmet için siyasete girdiğini her fırsatta söylüyor. Oysa Çankaya temsil makamı. Futbolculuktan kalma bir alışkanlığı olsa gerek, ters köşe yapmayı seviyor. Ve yine öyle yapacak.
Önceki gece Genç Bakış'ta yine bu konuyu konuştuk. Cindoruk, Ahmet Özal, Metin Uca ve Derya Sazak...
Uca'nın cumhurbaşkanlığı aday adaylığı gençlerden büyük ilgi gördü. Ekran başındakilerden gelen mailler de bu yöndeydi. Bu popülizmi siyasete dönüştürüp ilk seçimde milletvekili olur mu? Bu yöndeki soruya verdiği cevap çok netti: Kesinlikle hayır.
Peki, niye Çankaya'ya aday oldu? Konunun önemine dikkat çekmek için dedi. Yaptığı espriler ve dikkat çektiği konular, bir anda gençleri olayın içine çekiverdi. "Benim aday olmamdan daha komik olanı, son güne kadar adayların açıklanmaması" dedi ve gençlere çağrıda bulundu: Ananızı alın sandığa gelin!..
Cindoruk'a göre, Meclis oturumunu açmak için 367'ye hiç gerek yok. İlk oturumda 184 kişinin olması yeterli. AKP isterse, istediği kişiyi rahatlıkla cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtur. Bu kanuni olur ama hukuki olmaz şeklinde konuştu. Ama daha çarpıcı olanı, hakkındaki yargı kararları nedeniyle Tayyip Bey'in o koltuğa oturamayacağı...
Ahmet Özal da Tayyip Bey'in Çankaya'ya çıkma konusunda kararlı olduğu görüşünde. O da makamı tartışmalı hale getireceği için böyle bir karar alınmadan önce üzerinde çok düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Derya Sazak da Tayyip Bey banko çıkar diyenlerden. Tıpkı Demirel ve diğer siyaset ve medya duayenleri gibi. Bekleyip göreceğiz. Sazak'ın özellikle dikkat çekmek istediği konu ise kuvvetler dengesi oldu. Tek kutuplu bir yönetimin sakıncalarını anlattı.
Her zaman olduğu gibi salonu dolduran öğrencilerle değişik konularda anketler yaptık. Cindoruk'tan gelen "Cumhurbaşkanını halk seçsin" önerisine iki öğrenci dışında salonu dolduran öğrencilerin tümü evet dedi.
Olası bir erken seçime ve cumhurbaşkanını yeni Meclis'in seçmesi yönündeki bir soruya evet diyenlerin oranı da yine yüzde 95'in üzerindeydi.
Neler konuşuldu?
3.5 saat süren programda dikkat çeken bazı satırbaşları da şöyle:
Ortak akıl ve uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçmek varken parmak kaldırarak seçiyoruz. Zincirbozan'daki iki tutukludan birinin cumhurbaşkanı, diğerinin TBMM Başkanı olması çok önemli. Demirel tarafsız bir cumhurbaşkanı oldu. Partisiyle ilişkisini tamamen kesti. 28 Şubat, hadiselerinin bir ihtilale varmadan, Sayın Demirel'in deyimiyle "garnizon kapısı"ndan dönmesi, Sayın Demirel'in kararlı davranmasıyla olmuştur. Beğenseniz de beğenmeseniz de Anayasa'ya uymak zorundayız. Biz faniyiz. Rahmetli babam Cumhurbaşkanı iken vefat etti. Biz geçiciyiz ama o makam kalıcı. O makamın yıpratılmaması gerekir. Fransa'da seçimler var ve Fransızlar 1 yıldır kimlerin aday olacağını biliyor. Bundan önce, liderler partilerinin yok olması pahasına cumhurbaşkanlığına aday oldular. Önümüzdeki seçimi AKP kazanırsa cumhurbaşkanı da AKP'den olursa tek parti diktası olabilir. Eşinin kapalı olduğunu tartışmak yerine fikirlerinin ne kadar kapalı olduğunu tartışmayı unutuyoruz. 82 Anayasası'nı beğenmiyorum. Ama laikliği çok iyi taşıyan bir Anayasa. Bu Anayasa'da tam 11 kez laiklik geçiyor. Fransız anayasasında laiklik 1 kez geçiyor. Dünyanın hiçbir yerinde değiştirilemeyecek anayasa maddesi yoktur. Sadece Türkiye'de 'laiklik asla değiştirilemez' maddesi var. Adaylar, söyledikleri sözlerden hüküm almış olsalar ve de sicillerinden silinmiş olsa bile bunlardan sorumludur. Müttefiksiz kaldık, dostlarımız var ama müttefikimiz yok. Altını çizerek söylüyorum, Amerika'nın hedefi Türkiye'yi makul ölçülerde bölmektir. Türkiye bunu ancak milli birlikle aşar. Amerika'yı çay tüccarları, Türkiye'yi ordu kurdu. Siyasiler ne zaman bir boşluk bırakırsa o hemen doldurulur. Bizim milletimiz orduyu çok sever ama siyasette ordunun yanında yer alana oy vermez. Siyasinin ve ordunun bağımsız olmasını ister. Beğenmediğimiz bir şeye sandıkta dur demeliyiz. Her ihtilal bizi en az 20 yıl geriye götürüyor. Eğer seçim erkene alınırsa katılım az olur. Çünkü seçim yaza gelecek ve insanlar muhtemelen tatilde olacaklar ve oy vermeye gitmeyecekler. Eşinden dolayı adaylık engellenemez Cumhurbaşkanı makamına Anayasa'nın temel ilkeleriyle problem olmayacak kişiler gelmelidir. Türkiye'de temel ilkeleri değiştirmeye kimsenin gücü yetmez Eğer sol ve sağ kendi taraflarında birleşirse, AKP karşısında 4 parti olarak parlamentoya girer. İktidar değişimi bu seçimde olabilir. Ben Meclis başkanı olsam, 367 aramam. Kamuoyu yoklamalarına göre Türk halkının yüzde 94'ü Özal'ın öldürüldüğünü düşünüyor. Bunun için, birkaç defa, kamuoyunun aydınlatılması için araştırılsın diye önerge verdim ama hiçbir iktidar bunu yapmadı. Barzani ABD'den onay almadan böyle konuşamaz.
aguclu@milliyet.com.tr