Hakansızlık
Stres ortadan kalkınca takımı basan huzur futbola da elbette olumlu olarak yansıdı. Sanki Gerets onları serbest bırakmış gibi her Galatasaraylı futbolcu özgür iradesi ile kendi yaratıcılıklarını sergileyip ve en önemlisi hızlı ve dikine futbolu oynamaya çalıştı. Ve tabii ki hücumda Ümit Karan ve özellikle Necati gibi topa basan ve kontrollü oynayan iki forvet oyuncusu ile sahaya çıkmak dünkü Galatasaray'ın en büyük avantajıydı. Ve dünkü maç sanki Hakan Şükür'ü yeme operasyonuydu.
Eski gücü yok
Hakan asla eskisi gibi değil. Eski gücü yok. Ancak takım içinde bunu kesinlikle düşünen olmuyor. "Hakan Ağabey kavramı" her şeyin üstünde. O orada olunca oyun kurma anlayışı sadece Hakan'a atılan serseri uzun ve yüksek toplarla sınırlı oluyordu. Bu da bir anda rakip için büyük avantaj haline geliyordu. Dün Hakan olmayınca Galatasaray'ın oyun içi kurgusu tamamen değişti. Etkili kanat akınları, göbek delme girişimleri, çapraz koşularla yaratılan boş alanlar Galatasaray forvetinin sık sık pozisyona girmesine neden oldu. Asla doldur boşalt yapmadılar ve oyun kontrolünü hiç elden bırakmadılar. Ve dikkat edin Galatasaray iki yıldır belki de ilk kez bir köşe atışından bilinçli bir organizasyonla golü atmayı başardı. Ancak şu var dünkü oyun sadece hücumda yer alan Necati ve Ümit Karan'ın formda olması ile gerçekleşebilir. Nitekim dün de saha içinde çok başarılı bir Necati vardı. Atılan üç golde de başrol ondaydı. Penaltıyı o yaptırdı, ikinci golü o attı ve üçüncü golde asist yapan Hasan Şaş'a inanılmaz bir uzun pas atan da oydu.Cihan faktörü
Necati son derece hareketli ve etkili olunca da otomatikman defansı da mıknatıs gibi çekti. O zaman da Ümit sahneye çıktı. Bundan önceki maçlarda da Galatasaray Hakansız çok oynadı. Ancak o maçlarda da Ümit Karan, Necati ve Hasan Kabze performanslarının en düşük düzeylerinde oynadılar. Bu nedenle de Gerets hep çaresiz Hakan'ı tercih etti. Dün oyunun son bölümünde Hakan'ın girmesi de yarım elma gönül almadan başka bir şey değildi.Forvet etkisinin yanı sıra dün Galatasaray'ı tetikleyen başka faktörlerde vardı. Örneğin Cihan. Belki de yıllar sonra ilk kez kendi bölgesinde yani orta alanda oynadı. Ve dün takımının belki en etkili oyuncularından birisiydi. Taraftarı tarafından her zaman mundar edilen Cihan'ın bu yeni görüntüsü yeni transferlerden farklı değildi. Ayhan belki de ilk kez bu kadar rahat oynadı. Yani üstünden yük alındı. Cihan her yere koşup her bölgenin yardımcısı oldu. Ve bir diğer faktör de Gençlerbirliği takımıydı. Gençlerbirliği gibi bir takım bu kadar nasıl kötü olabilir gerçekten tartışılması gerekir. Özellikle kendi içinde. Bir takım Ayman ve Risp'den sonra bu hale geliyorsa neden satıldığına kadar ortaya bir çok soru çıkıyor. Eğer amaç sıradanlıksa İlhan Cavcav ve yönetimi bunu başarmış.
Sonuçta Galatasaray dün yeni görüntüsüyle bu maçı kazanmayı bildi. Kaybede kaybede dersini aldı. Ama geç aldı.
hozer@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

