
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
KDV oranları vergi adaleti...
KDV'yi bilmeyen yoktur, katma değer vergisi... Her maldan ve hizmetten KDV alınır, tabii oranlar değişik...
Örneğin 1 Ağustos 2004'ten beri yakut, pırlanta, safir inci gibi kıymetli taşlarda KDV oranı sıfırdır. Yani bunlardan KDV alınmaz...
Ama sığır, öküz, inek dışkılarından yapılan ve ısıtma için kullanılan "tezek"in KDV oranı yüzde 18'dir, tıpkı gübrenin de yüzde 18 olması gibi...
* * *
TUZDAN yüzde 18, çocuk mamasından yüzde 8, çocuk emziğinden yüzde 18, bir tas çorbadan da yüzde 18 KDV alınır...
Yaşlıların kaldığı huzur evinden de yüzde 18, dondurulmuş meyve ve sebzeden de yüzde 18...
Pazardan portakal aldınız KDV kaç?
Yüzde 8...
Çarşıda canınız çekti, büfede sıkma portakal suyu satıyorlar, bir bardak içtiniz: KDV yüzde 18...
* * *
BUNUN mantığı var mı?
Var!
Bir tarihte bir cumhurbaşkanı, "Ben zenginleri severim!" demişti...
İşte mantık burada...
Yakutu, safiri, inciyi, zümrüdü kim takar?
Herhalde işçi, memur, küçük esnaf takmaz, zenginler takar.
İşte cumhurbaşkanının sevdiği zenginlere devletimiz bu kadar kıyak yapmasın mı?
Yok tuzmuş, çocuk beziymiş, çocuk emziğiymiş...
Bunların KDV'si yüzde 18...
Canınız portakal suyu istemişse, yüzde 18 KDV ödeyeceksiniz, hanımefendi bir kuyumcudan bir zümrüt kolye beğenmişse, o asla KDV ödemeyecek!
* * *
HEMEN her milletin, her halkın vergiye karşı bir tepkisi vardır, ama o ülkelerde vergi adildir ya da adil kavramına çok yakındır, üstelik vergi kaçıranın da canına okurlar.
Ama biz de...
* * *
SELÇUKLULARDAN Osmanlı'ya, cumhuriyete herkes vergiden yakınır.
Şair Eşref vergiyi öyle bir hicveder ki:
"Vergi miktarı ol mertebe artırılmalı kim,
Sahib-i servet olanlar da züğürt kalmalıdır,
Yalnız fahişeler vergisi haksızlık olur,
Evlilerden de seviştikçe rüsum almalıdır."
* * *
OSMANLI tarihi vergilerden şikâyet edenlerin isyan ve ayaklanmalarıyla doludur.
Dadaloğlu, "Ferman padişahınsa dağlar bizimdir" derken isyanın altında muhakkak haksız vergi vardır:
"Belimizde kılıcımız kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet vermiş fermanı
Ferman padişahın dağlar bizimdir."
* * *
HALK ozanları sık sık "mültezimler"den yakınırlar.
Kimdir mültezimler...
Onlara "vergi müteahhitleri" denilebilir.
Ellerinde ferman, vergi toplar, Hazine'ye verirler, paylarını alırlar.
Ama giderek devlet para sıkıntısı çekince, "mültezimler" de peşin para, peşin vergi almaya başlamışlar, onlar da Hazine'ye verdikleri peşin parayı halka zulmederek toplamaya başlamışlardır.
Velhasıl, bugünkü KDV şikâyetinin temeli çok eskilere dayanır...
h.pulur@milliyet.com.tr

