
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Cumhuriyet mitingi
Tandoğan Meydanı dün CHP'nin 1970'li yıllardaki görkemli mitinglerini çağrıştıran kitlesel bir toplantıya sahne oldu; cumhuriyeti sahiplenen kalabalıklar, Tayyip Erdoğan'ın olası Çankaya adaylığına karşı çıkarak Anıtkabir'e yürüdüler.
Dünkü mitingden sonra, 'uzlaşmasız' cumhurbaşkanı seçilecek bir AKP'linin halkın büyük çoğunluğu tarafından 'devlet başkanı' olarak görülmeyeceği anlaşılıyor. Çankaya daha şimdiden politize oldu ve Atatürk'ün koltuğuna oturacak 11. Cumhurbaşkanı'nın ancak 'halkın bir kısmını temsil edeceği' yönünde kutuplaşma başladı. Özal'da bile bu manzara yoktu! Tayyip Bey'in ve AKP'nin 'tek kale' maç haline getirdiği cumhurbaşkanlığı seçimi giderek bir 'kriz'e dönüşmekte.
Cumhurbaşkanı Sezer'in Harp Akademileri'nde Türkiye'de rejimin tehlikede olduğunu söylemesi üzerine Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 'Halk bunlara inanmıyor' demişti.
Gül'e yanıtı da dün başkentte toplanan yüz binler ve ekran başında 'cumhuriyet yürüyüşü'ne katılan milyonlar verdiler.
Geçen hafta DSP meydanlara çıktı. Cumhuriyet mitingine DİSK, KESK, TMMOB, Türk Tabipleri Birliği gibi sivil toplum örgütleri 'cuntacı' kaygılar nedeniyle katılmadılar. Atatürkçü Düşünce Derneği öncülüğünde düzenlenen miting son derece coşkulu ve başarılıydı. Kanaltürk televizyonu dışındaki haber kanalları da 'canlı yayın'a girseler, kalabalık ikiye, üçe katlanırdı. Kadın ve gençler, 10. Yıl Marşı eşliğinde Atatürk'e yürüdüler.
Büyükanıt'ın cumhuriyet değerlerine 'sözde değil, özde' bağlı bir cumhurbaşkanı adayı sözlerinin ardından Sezer'in 'laik cumhuriyetin ılımlı İslama dönüştürülmek istendiği' yönündeki mesajlarının Ankara'daki mitingde halk tarafından da paylaşıldığı ortaya çıktı.
'Türkiye laiktir, laik kalacak' sloganları atıldı.
Mitingde asıl dikkat çekici olan, pek çok yurttaşın taşıdığı 'Birleşin, cumhuriyete sahip çıkın' pankartlarıydı. Demokratik çözüm işte tam da bu noktada ortaya çıkıyor.
Çankaya'ya kim çıkarsa çıksın, dünkü kalabalıkların seçimde birleşmesi halinde AKP iktidarı kaybedecektir. Zemin kayıyor! Yeter ki birliktelik sağlansın. Sol ve sağ partiler aralarında bölünmesin. Türkiye, 1990'lardan bu yana 'İslamlı yükseliş'i tartışıyor, ancak bölüne bölüne, önce belediyeleri, ardından iktidarı, şimdi de Çankaya'yı kaybetmenin telaşı ve kaygısı yaşanıyor. Bu korkuyu yenmenin yolu seçimi kazanmaktan geçiyor.
Haydi CHP, meydanlara çıkma sırası sizde!
Edip Akbayram'ın ezgisiyle noktalayalım:
'Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler.'
dsazak@milliyet.com.tr

