|
 |
|
|
Paşabahçe'den şarap devrimi
Cam devimiz Paşabahçe, şarap ve sert içkilerin servisinde dünyadaki son trendleri yansıtan yenilikçi bir markayı, f&d'yi piyasaya sundu. "Dayanıklı kristal"den yapılan kadehler ve aksesuvarlar estetik oldukları kadar fonksiyoneller de
myalcin@turk.net
Yıl 1990'ların başlarıydı. Londra'nın seçkin restoranlarından birinde, Avrupa'nın önde gelen yeme-içme yazarları bir öğle yemeği için toplanmışlardı. Yemekten önce, damaklar henüz değişik tatlarla yorulmamışken, bir de tadım yapılacaktı. Her tadımcının önüne dört ayrı kadeh konmuştu: Konyak kadehi, haznesi dikey bir yumurtayı andıran resmi tadım kadehi, klasik konik biçimli viski kadehi ve ağzı yana doğru açık, laleyi andıran biçimli bir yeni kadeh...
Tüm kadehlere de değişik şişelerden viski kondu ve ardından viskilerin puanlanması istendi. Puanlamanın sonucunda, ilk üç viski hemen hemen aynı puanları aldı. Hatta çoğu tadımcı "Üçü de aynı viski" tahmininde bulundu. Dördüncü kadehteki viski ise açık farkla birinci seçildi...
Az sonra, toplantının ev sahibi Avusturyalı kristal üreticisi Georg Riedel ayağa kalktı ve sırrı açıkladı: "Tümü de aynı viskiydi, sevgili konuklar: 12 yıllık İskoç malt viskisi Aberlour... Dördüncü kadehte aynı viskiyi daha çok beğendiniz çünkü bu zengin viskinin nüansları, bu kadehin ağız yapısı sayesinde dilinizin her yanına eşit yayılabildi ve damağınız tüm tatları alabildi. Bu kadeh, gitgide daha popüler olan maltlar için tasarladığımız özel malt viski kadehi."
Kadehlerdeki çeşitlilik
Avusturyalı kristalci, aynı deneyleri önde gelen üreticileriyle işbirliği halinde Barolo şarabından tekilaya, sakeden konyağa, şampanyadan Burgonya kırmızılarına kadar pek çok şarap ve içkide denedi ve pek çoğuna farklı tip kadehler üretti.
Riedel'in öncüsü olduğu şarap ve içki kadehlerinde fonksiyonel tasarım, bugün tüm önde gelen cam ve kristal markalarının takip ettiği bir akım. Zira artık gelişmiş Batı ülkelerinde, evlerde daha çok şıklığı için tercih edilmiş standart su-beyaz şarap-kırmızı şarap kadeh takımları yerine, ev sahibinin şarap zevkine göre Chardonnay kadehi, Bordo kadehi, Sangiovese / Chianti kadehi gibi kadehler, altılı-sekizli takımlar da olmaksızın, ikişer veya dörder adet de olsa alınıyor. "Benim için şarap kırmızıdır, onun da kralı Bordo'dur" diyen bir "çekirdek aile" reisi, evine küçük bir seri Bordo kadehi alıyor mesela.
Paşabahçe de birkaç yıl önce Château serisiyle şarap kadehlerindeki temel formları yakalamıştı. Cam devimiz, geçtiğimiz hafta önemli bir adım daha attı ve "f&d" (fine and durable-zarif ve dayanıklı) adlı yeni bir markayı piyasaya sundu. Kırklareli'nde bu marka için 30 milyon dolarlık bir yatırımla hizmete sokulan tesiste üretilen f&d kadehleri ve aksesuvarları tam 95 parça.
"Dayanıklı kristal" denilen gizli formüllü bir kristalden yapılan parçaların testleri sonucunda, bulaşık makinesinde tam 2 bin kez yıkansa bile matlaşmadığı, parlaklığının yitmediği belirtiliyor. Bardağı parlatmak için elde bezle silerken de "çıt" diye kırılıvermiyor. Adının "efendi" diye okunmasından dolayı "Camın efendisi" sloganıyla tanıtılan serinin ürünleri, Türkiye'de satılan benzer ithal kristallerin yarı fiyatlarına Paşabahçe mağazalarından satın alınabilecek.
Özgün tasarımlar var
Şişecam'ın Cam Ev Eşyası Grup Başkanı ve Paşabahçe Yönetim Kurulu Başkanı Gülsüm Azeri, yeni markanın Esma Sultan Yalısı'ndaki lansmanında, "Paşabahçe dünyanın üçüncü, Avrupa'nın da ikinci büyük cam ev eşyası şirketi durumunda. Dolayısıyla dünyadaki bu yeni eğilimlere cevap vermememiz düşünülemezdi. Bu marka Türk tüketicisine hitap edeceği gibi, dünyanın tüm gelişmiş pazarlarında seçkin noktalarda satılacak" dedi.
Tek tek inceleme fırsatı bulduğum ürünlere gelince... Şarapseverlerin iyi bildiği Château serisi, bu kez kristal olarak karşımızda. Serinin Bordo ve Burgonya kadehleri beyaz ve kırmızı olarak da ayrıştırılarak zenginleştirilmiş, "crisp white / rose" ve "vintage champagne" gibi iki çarpıcı kadeh de eklenmiş.
Rozelerin yanı sıra körpe ve diri beyazlar için önerilen lale biçimli kadeh, dışa açık ağız yapısıyla şarabı dilin kenarlarına da akıtıyor ve buralardaki asiditeye daha duyarlı tat alma zerreciklerini uyarıyor. Şayet Emir, Sultaniye, Sauvignon Blanc gibi asiditesi canlı beyazların genç ve körpe örneklerini seviyorsanız, bu kadeh ideal. Vintage champagne ise yukarı doğru daralıp bukeleri içine hapseden formuyla, belli rekolte ürünü klas şampanyaların tutkunlarına göre. Tam bir Dom Perignon kadehi!
Bar and Table serisindeki "Prosecco" kadehi de, yine açık ağız yapısıyla bu tip köpüklülerdeki asiditeyi damakta ortaya çıkarıyor. Aynı serinin "Margarita XL" kadehi, geniş haznesiyle frozen margaritalar için birebir. Fusion serisindeki "Olive Martini" kadehi ise özgün bir tasarım ürünü, dipteki özel bölmede Dry Martini kokteylinin en önemli aksesuvarı zeytin, adeta "patlıyor". Diğer serilerde de estetik ile fonksiyonelliğin birleştiği kadehler bol miktarda.
Şarapseverlerin ev tüketimlerinde bu yeni ürünlere ilgi göstermeleri şaşırtıcı olmayacak. Ama daha da önemlisi, otel ve restoran sektörünün de bu serileri değerlendirmesinde, bunları fırsat bilip şarap ve içkide sunum kalitesini yükseltmesinde... 20 liraya aldıkları yerli şarabı 90 liraya satan restoranlardan daha kaliteli kadehler ve karaflar kullanmalarını beklemek, şarapseverlerin hakkı olsa gerek...
Aksesuvarlardaki yenilikler
Aksesuvarlar da yenilikler sunuyor. Eski rakı karafakilerinin modernize edilmişi küçük ama şık rakı karafı, rakı servisini daha da zarifleştirebilir. Şarap karaflarının formları da çok modern, özellikle kapaklı şarap karafı yıllanmış ve bukeleri kırılganlaşmış hassas şarapların okside edilmeden ağır ağır açılarak servisi için ideal. Geniş hazneli ve uzun puro küllükleri ise, Churchill gibi dev boyuttaki puroları bile "ağırlayabilecek" hacimde.
İyinin de iyisi var. Paşabahçe'nin bu seri içinde çok ön plana çıkarmadığı, Denizli fabrikasında tamamen el imalatı kristalden yapılan "Cru Classe" serisi, Batılı kristal üreticilerinin en üst yelpazedeki ürünleriyle boy ölçüşebilecek kalitede. İncecik, tınısı ve eldeki gerilimi müthiş, detayları çok özenli, fiyatı da ona göre daha pahalı... Ama Paşabahçe'nin bunu yapabildiğini görmek, insana doğrusu gurur veriyor.
|
|
|

|