Tuncay'a yapılan penaltı
FOTOĞRAF:VEDAT DANACI
G.Birliği-G.Saray(Cem DEDA)
Müsabakaya çok tedirgin ve telaşlı başladı. İlk 4 dakika içinde İnamoto rakibini üst üste iki kez arkadan çekmesine rağmen kart görmedi. Tuna-Necati mücadelesine verdiği penaltı kararı yanlıştı. Yardımcı hakemlerinin bu kadar oyuna müdahale ettiği bir müsabaka görmedim. Verdikleri yanlış faul kararları ile hakemin de konsantrasyonunu bozdular. Otoritesini hissettirmeli. Kaleciye pas yorumu doğruydu.Sakarya-Beşiktaş
(Bülent YILDIRIM)
Evren'in sarı kartı bulunurken topsuz oyunda Delgado'ya yaptığı hareketi önce avantaja bırakması ve pozisyon sonuçlandıktan sonra 2.sarı karttan kırmızı kart gösterme prosedüre yanlış. Pozisyon devam edip top oyunda kalsa ve Evren tarafından gol atılsa ne olacaktı. Sarı kartı bulunan bir oyuncu ikinci sarı kartlık bir ihlal yapmışsa avantaja bakılmaksızın oyun durdurularak kırmızı kartla oyundan ihraç edilmeli. FIFA hakemi olarak böyle yanlış bir uygulama yapmamalıydı. Cem Yanık'ın kale sahası içinde topa vurmak üzereyken İ.Toraman tarafından dengesinin bozulmasına penaltı vermeliydi. Oyun oynanırken sahaya atılan yanıcı maddelere rağmen oyunu devam ettirdi.Uzatma dakikalarında Cangele'nin, Runje'nin topu oyuna sokmasını engellemesine müdahale edip ikinci sarıdan kırmızı kart göstermeliydi. Maçın berabere bitmesi ile tartışılmaktan kurtuldu.Ç.Rize-Trabzon
(M.Kamil ABİTOĞLU)
Futbolcuların ve seyircilerin aşırı iyi niyetleri sayesinde kolaylaşan müsabakada başarılıydı. Çok koştu. Sert futbola izin vermedi. İkili mücadelelere prim veren yönetim tarzıyla oyunun tempo kazanmasına ve gollü geçmesine katkı sağladı.F.Bahçe-V.Manisa
(İsmet ARZUMAN)
Oyunu kesmeden, ikili mücadelelere prim tanıdı. Avantajları çok iyi oynattı. Ceza alanı içinde Tuncay'ın tam topa vuracağı sırada arkadan Uğur İnceman'ın hareketi ile ıskalamasına penaltı verip sarı kartını göstermeliydi. Alex'in kullandığı köşe vuruşunda top oyuna girdikten sonra ceza alanı içinde İnceman'a, Tuncay'ı formasından çekmesinden dolayı oyunu durdurup sarı kart gösterdiğinde top oyunda olduğundan penaltı kararı da verilmeliydi. Sakatlanarak yerde yatan futbolcular varken oyunu durdurmalı. Topun oyun dışı olmasını beklememeli.Bursa-Kayseri
(Süleyman ABAY)
Karşılıklı akınlarla geçen müsabakada verdiği kararlardaki isabet oranı yüksekti. Çok koşarak pozisyonları yakından izledi. Başarılıydı.Sivas-G.Antep
(Hüseyin GÖÇEK)
Tansiyonu yükselen müsabakanın başında oyunu bozan Balili'ye önlem almalıydı. C.Can'ın iki sarı karttan ihracı doğruydu. Hasagiç'in, Balili'yi tutmasına verdiği penaltı kararı ile aynı oyuncunun hiç gereği yokken kalesini terk edip, Balili'ye hakaret etmesi ile kırmızı kartla oyundan ihraç edilmesi doğru.Ankara-Konya
(Abdullah YILMAZ)
Maç eksikliğinden hatalar yaptı. Batak'ın, Eren'e ceza alanı içinde yaptığı hareket penaltı. El Saka'nın, Hürriyet'i bariz gol şansından engellemesi kırmızı kart olmalıydı.Antalya-Denizli
(Selçuk DERELİ)
Tecrübesi ile oyunculara ve seyircilere kendini kabul ettirdi. Verdiği penaltı kararında takdir hakkını Denizlispor lehine kullanmış.K.Erciyes-A.Gücü
(Bülent DEMİRLEK)
Çok kritik müsabakaydı. Hafta içi hakemler açıklanmadan bu maça atanacağının söylenmesi ve yazılmasına rağmen bu müsabakaya gitmesi oldukça ilginçti. Görüntüde tartışmalı bir pozisyon yoktu.Korkak hakem yoktur
Ligin sonu yaklaştıkça ortalık suçlama arenasına döndü. İşin garibi, herkes birbirini suçluyor; ama sonradan dönüp vur abalıya hesabı son noktayı hakemde bitiriyor. "Bizim oyuncumuza hiç yoktan kırmızı kart gösterdiler, zaten kırmızı kart göreceği önceden belliydi, onların oyuncusu görmesi gereken kartları görmedi. O maça atanacağı belliydi." Suçlamalar uzayıp gidiyor. Bu arada gündem de değişiyor. Suçluyu aramak yerine en güzel sığınma noktasına ulaşılıyor. At suçu hakeme, çekil kenara...
Yıllardır, her sezon sonunda oynanan film tekrar gösterime giriyor. Belki oyuncular değişiyor, ama senaryo ve replikler hep aynı. Gazeteler, televizyonlar, internet siteleri anketler yaparak hakemlerin yarışı etkileyip etkilemedikleri konusunda sorular sorarak gündemi sıcak tutuyorlar.
Hedef değişmiyor. Hep hakemler.
İş o kadar çığırından çıktı ki hakemlerin futbolu bilmemeleri, uzaktan kumanda ile idare edilmeleriyle başladı, takımlardan, idarecilerden, basın mensuplarından, seyirciden korkan hakemlere kadar uzandı.
Ancak hakem camiası olarak zaman eğilme bükülme zamanı değil, dik durma zamanıdır.
Futbol Federasyonu Başkanı, Yönetim Kurulu, Merkez Hakem Kurulu üyelerinin hepsi maalesef günü geçiştirmeye sadece o koltuğu kurtarmaya çalışıyorlar.
Ancak hakem camiası şunu unutmamalıdır: Görev verenler bugün vardır, yarın olmayabilir. Fakat hakem camiası bugün vardır ve Türk futbolu var oldukça onlar da sonsuza kadar var olacaktır. Önemli olan kimseye bağımlı kalmadan, vicdanıyla, sorumluluk duygusu içinde sağlıklı bir şekilde görevini yerine getirmektir. Herkes aynı yetenekte olmayabilir. Birçok hakem doğal olarak yanlış kararlar da verebilir. Ama her hakem korkmadan, hiç kimseden çekinmeden, kimsenin etkisinde kalmadan ve uyguladığı adaletin kendi kalkanı olduğunun bilinci içerisinde müsabaka yönetmelidir. Buna inancım vardır ve var olmaya da devam edecektir.
mtokat@milliyet.com.tr

