
Melih AŞIK
Açık Pencere
"Size mesaj var..."
Bu kadar çok e - posta hiç almamıştık... Ankara'da 14 Nisan mitingine katılmanın keyfini paylaşanlar... Mitingin derslerini yorumlayanlar... Gelemedikleri için üzüntü beyan edenler... Anlaşılıyor ki... Eğer böyle bir miting daha düzenlenirse bu defa 14 Nisan'ın birkaç misli kalabalık toplanacaktır Ankara'ya... Gelelim Tandoğan'da verilen mesaja.. Neydi o:
"Cumhurbaşkanlığına cumhuriyeti özümsemiş, tüm toplumu kucaklayacak bir isim oturmalıdır. Laiklikle, demokrasiyle, devletin kurumlarıyla kavgalı biri oturmamalıdır. Tayyip Erdoğan oturmaya tevessül etmemelidir..."
AKP yanlısı yorumcular bu mesajları anlamazlıktan geliyor. Kimileri "Efendim Demirel ve Özal Köşk'e çıkarken de böylesi itirazlar vardı ama sonra unutuldu" diyerek Erdoğan'a cesaret veriyor. Okurumuz Alara Kaya anımsatıyor:
- Evet, Demirel ve Özal'a da tepki vardı. Ama böyle yüz binlerce kişi Ankara'da toplanıp miting yapmamıştı... Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı böylesi kaygılı mesajlar vermemişlerdi... Endişe dozu bu kadar yoğun değildi.
Avukat Ekrem Demiröz dostumuz ise bir unutkanlığı vurguluyor:
- Tandoğan mitinginde sürekli olarak laikliğe vurgu yapıldı. Tehlikede olan yalnızca laiklik değildir. Çankaya adayı olan kişi "Hem laik hem Müslüman olunmaz" gibi inciler yanında "Demokrasi tramvay gibidir, istediğin yerde inersin" gibi vecizelerin de sahibidir. Yalnızca laiklik değil demokrasi de tehlikededir. Bu daha çok vurgulanmalıdır...
Erdoğan, "Rejimin tehdit altında olduğu bir ülkede yabancı sermaye gelip de yatırım yapar mı?" demiş.
10 kuruşluk malı 5 kuruşa satarsan neden yapmasın?
Haldun Ertem
"Biz, laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin gurbetteki savunucuları olarak: çağdaşlığımıza, demokrasimize, laikliğimize, bağımsızlığımıza ve cumhuriyetin bütün kazanımlarına sahip çıkmaya kararlıyız. Bu nedenle herkesi; "5 Mayıs Cumartesi günü saat 15.00'te Duisburg kentinde Burgplatz'da (Rathaus'un önü) 'Tehlikenin farkında mısınız? Cumhuriyete sahip çıkın!' başlığı altında yapacağımız mitinge katılmaya çağırıyoruz..."
Tunalı Hilmi ve Arjantin gibi Cinnah ve Güvenlik caddelerinde de araç trafiği tek yönlü olmuş. Yayalar için geçit orada da yok...
İki yanındaki büyükelçilik binalarıyla tarihi özelliği de olan Atatürk Bulvarı otobana dönüştürülmüş. Bulvarın geniş kaldırımlar daraltılmış. İki kişi yan yana zor sığıyor.
Trafik rahatlamış mı? Aksine daha berbat... Şoför arkadaşlarla konuştuk... Tunalı Hilmi Caddesi eskisine göre daha çok tıkanıyormuş... Atatürk Bulvarı'nda trafik akıyor ama bu defa Kızılay girişinde tıkanma oluyormuş... O bölgede bazen 500 metrelik bir mesafeye varmak için birkaç kilometre yol dolaşmak gerekiyor...
Yapılan yeni düzenlemeyi kısaca yorumlamak gerekirse... Bir kere yayalara en küçük saygı gösterilmemiş... Kent araçlardan ibaret sayılmış... Daha çok Çankaya'dan Kızılay ve Ulus'a çabuk gidilebilmesi esas alınmış...
AKP'ye oy vermeyen Çankaya ve Kavaklıdere halkı açıkça cezalandırılmış...
Ankaralıların başka hangi işleri varsa bırakıp aralarında örgütlenmeleri, bu rezalete karşı sivil tepki gurupları oluşturmaları gerekir...
Bırakın trafiğin ölüm saçıyor olmasını... Önümüzdeki günlerde bu bölgede yeni kazalar, yeni ölümler beklenmesini... Melih Gökçek'in yaptığı resmen halka hakarettir. Halkla alay etmektir... Ankaralılar bu zillete katlanacaklar mı?
AKP, "16 Mayıs'ta Türkiye 100 yıl ileri gidiyor" sloganlı bir reklam filmi hazırlamış.
Buna reklam filmi değil, komedi filmi denir...
* * *
Çapkın memurlara maaş kesme ve sürgün cezası veriyorlarmış!
Çok yanlış yapıyorlar... Memur maaşıyla nasıl becerebiliyorlar diye mükâfatlandırmak lazım.
Arif Ayhan
m.asik@milliyet.com.tr

