Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Nisan 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
53 yaşında üniversite öğrenciliğine başlamıştı
Semra Sezer emekliliğinde ne yapacak?

"First Lady" bir ay sonra Köşk'e veda edecek. Bugüne kadarki siciline ve akrabalarının mazisine bakılırsa bundan sonra boş oturmasını beklemek hata olur


can.dundar@e-kolay.net

Geçen perşembe Ankara Hukuk Fakültesi'ndeydim. Okulun öğrencileri anketle NTV'deki "Neden"i "Yılın haber programı" seçmişlerdi. Ödülümü Prof. Dr. Mithat Sancar'ın elinden aldım. Sonra da hocanın odasına çıkarken bir süre fakültenin tarihi koridorlarında turladım.
Kimler okumamıştı ki bu okulda:
Adnan Menderes'ten Deniz Baykal'a, Muammer Aksoy'dan Uğur Mumcu'ya kadar nice ünlü isim o koridorlardan geçti. Ama okulun mezunları içinde devletin zirvesine kadar tırmanabilen isim, Ahmet Necdet Sezer oldu.
Sezer, Ankara Hukuk'un 1962 mezunu...
27 Mayıs'ı ve 1961 Anayasası'nı üniversite öğrencisi olarak karşılayanlardan...
Onunla aynı dönem okuyanlar arasında Hasan Fehmi Güneş, Naci Ünver, Yakup Kepenek, Önder Sav gibi isimler var.
Ama galiba Sezer'i okulda en çok etkileyen öğrenci, kendisi mezun olmadan bir yıl önce okula gelen "Semra" olmuş.
Daha birinci sınıftayken Ahmet Necdet'le tanışmış Semra hanım...

20'lik gelin
Abdullah Muradoğlu, "Köşk'teki Hakim" kitabında (Anka, 2001) ikisini Sebahattin Genelioğlu'nun tanıştırdığını söylüyor. Genelioğlu, Sezer'in Afyon Lisesi'nden yakın arkadaşı...
O yıllarda Emlak Kredi Bankası'nda çalışıyor.
"Semra"nın babası Kemal Kürümoğlu ise aynı bankanın personel müdürü... Üstelik o da Ankara Hukuk mektebinden yetişmiş.
"Semra" ikinci sınıfta okuldan ayrılmış.
Nedeni bu tanışıklık mı? Bilmiyorum.
Ahmet Necdet Sezer'le Semra Kürümoğlu 1964'te evlenmişler.
Semra hanım 20 yaşında gelin olmuş ve eşinin tayin olduğu Dicle'ye gitmiş.

53'lük öğrenci
Hukuk çıkışında birkaç öğrenciye Köşk'e veda etmek üzere olan Ahmet Necdet-Semra Sezer çiftinin "Hukuk"undan söz ettim.
Anlattıklarımda bir "aşk uğruna okul terk etme öyküsü" hissettikleri için pek heyecanlandılar.
"Olabilir ama öykünün devamı da ders alınacak kadar ilginçtir" diye devam ettim.
Sezerler Köşk'e ilk çıktığında, genç muhabir arkadaşım Serdar Çankaya'ın çabaları ile ekrana taşıdığımız bu "ders"i, onlar veda ederken sizlere de buradan nakledeyim:
Semra Sezer eşinin peşinden Dicle'ye gitti ama eğitimini ihmal etmedi. Orada fark dersleri verdi ve öğretmen olmaya hak kazandı.
Dicle'de başlayan öğretmenlik hayatı tam 33 sene sürdü. Kariyerinin sonunda 1995'te Çankaya İlköğretim Okulu'nda öğretmenlik yapıyordu. Yaşı 53'e varmıştı. Emeklilik hakkı da kazanmıştı.
Ama o yıl bir hak verildi; kendi durumundakilere üniversite mezuniyet şansı doğdu.
Semra Sezer bu haktan yararlanarak Hacettepe Ünv. Sınıf Öğretmenliği Bölümü'ne kaydoldu.
O yaz, üç ay tatil yerine okula gitti.
Öğretmen bir gün içinde öğrenci olmuştu.

İşte karnesi
Eşi Anayasa Mahkemesi üyesi idi. Ama o, bundan sınıf arkadaşlarına hiç söz etmedi.
Üç aylık eğitimden sonra okuluna döndü.
1996 yazında üç ay daha eğitim aldı ve o yılın sonbaharında mezun oldu. Mezuniyet notları, başarısının kanıtıydı adeta:
İlk dönemki ortalaması 4 üzerinden 3.58'di.
İkinci dönem 3.73...
Üçüncü dönem 3.61 ve son dönem 3.68...

Emekliliğe hazırlanırken...
1996'da mezun olduktan sonra Çankaya İlköğretim Okulu'nda dört yıl daha öğretmenlik yaptı. Branşı sınıf öğretmenliğiydi.
O süre içinde Ahmet Necdet Sezer de Anayasa Mahkemesi Başkanı olmuştu.
Şubat 2000'de eşi by-pass ameliyatı olunca emekliliğini istedi.
Okul yönetimi, başarılı hizmetlerinden ötürü kendisine 1 maaş ikramiye verdi. 1/4 kadro derecesiyle 56 yaşında emekli oldu.
Artık rahat bir emekli hayatı düşlüyordu.
İki ay sonra, eşinin cumhurbaşkanı adayı olduğunu televizyondan öğrendi.
Onun kadar şaşıran birileri daha vardı:
Sınıf Öğretmenliği Bölümü'ndeki sınıf arkadaşları ve öğretmenleri...
Sınıflarındaki 53 yaşındaki başarılı öğrenci Semra Sezer, Türkiye'nin "First Lady"si olmuştu.

ELMAS DEMİR
"Sınıfa geldiği gün hoca sandık"
Semra Sezer'in okula gittiği ilk günü sıra arkadaşı Elmas Demir şöyle anlattı:
"Spor ayakkabı, kot pantolon giymişiz, tam bir öğrenci havasında gittik sınıfa; heyecanla hocayı bekliyoruz, fakat gelmiyor. Bir ara koridora çıktım. Baktım, gözünde gözlüğü ile tam profesör edasında bir hanımefendi geliyor. Sevinçle sınıfa döndüm, 'Arkadaşlar hocamız geliyor, lütfen oturalım' dedim. Meğer Semra Sezer'miş.
Teneffüs aralarında derslerden konuşurduk. Ders dışında nadiren, akşama ne pişireceğimizden söz eder, zaman zaman da birbirlerimize yemek tarifleri verirdik."

MAHİR KALFA
"Gözü kulağı sürekli hocasındaydı"
Hacettepe Ünv. Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olan Mahir Kalfa, "öğrencisi Semra Sezer"i şöyle hatırlıyor:
"Gözü ve kulağı sürekli hocadaydı. En ufak bir bilgiyi kaçırmamak için gayret sarf ettiğini görürdüm derslerde...
'Siz emekliliğinizi almış yaştasınız. Bu tamamlama programının size kazandıracağı fazla bir şey yok' dediğimde şöyle demişti:
'Bu derslere bilimde ne gibi ilerlemeler olduğunu merak ettiğim için katılıyorum. Bu alanda son dönemlerimi yaşasam da öğrencilerime ne gibi katkılarda bulunabilirim endişesini taşıyorum.'"

Öğrenme hırsı akrabası İnönü'nünki gibi...

Malum, Semra Sezer, İsmet Paşa'yla akraba...
Akrabalıkları Kürümoğulları aşiretine dayanıyor.
Bu aşiret, Anadolu'ya 700 yıl kadar önce Horasan'dan gelmiş.
Önce Hakkari'nin Tiyar Vadisi'ndeki Erdel köyüne yerleşmişler.
Erdel'e bitişik Kürüm köyü, ailelerine ad vermiş; Kürümoğulları diye anılır olmuşlar.
Yıllar yılı İpek Yolu'nda ticaretle iştigal etmişler.
Sonra Bitlis'e yerleşmişler.
Şevket Süreyya, "İkinci Adam"da, Bitlis'te ayrı bir Kürüm mahallesi, bir de Kürüm mezarlığı olduğunu yazar:
"Şehrin doğusunda, Dideban tepesi eteğinde ve etrafı çevrilmiş olan bu mezarlıkta Kürümoğulları mensupları yatarlar. Mahalleye 1932-33 sırasında İnönü Mahallesi ismi verildi. İsmet Paşa 1935'te Bitlis'e gittiği zaman bu mahalle ve mezarlığı da ziyaret etmiştir."
Rus harbinde Bitlis işgal edilince Kürümoğulları Van'a ve Diyarbakır'a göç etmişler.
I. Dünya Savaşı'ndan sonra dağılma süreci hızlanmış.
Bu dağılma sırasında ailenin bir kolu İzmir'e yerleşmiş; o koldan Mustafa İsmet (İnönü) doğmuş.
Diğer bir kol ise Erciş'i mekan tutmuş. Bu koldan Kemal bey Erciş'te doğmuş. Avukat olup Ankara'ya yerleşmiş ve kızı Semra Kürümoğlu, Ankara Yenimahalle'de dünyaya gelmiş.
Semra Sezer'le İnönü'lerin akrabalıkları buradan...
Akrabalıklarının bir başka kanıtı ise, öğrenmenin yaşı olmadığına inanmaları ve her yaşta öğrenci kalmaları...
53 yaşında sınıf öğretmenliği eğitimine başlayan Semra Sezer'i görünce, 54 yaşında İngilizce dersleri almaya başlayan İsmet İnönü'yü anımsıyor insan...
Ona da annesi Cevriye hanım "Bu yaştan sonra kendini ne yoruyorsun oğlum" dediğinde "Olur mu anne! Yaşım ne, başım ne... Daha istikbalim var benim" demişti.
Böyle dedikten sonra Köşk'e çıkmış, Köşk'ten indikten sonra da 80 yaşında yüzme stil dersleri almıştı.
Kürümoğulları'nın tarzı bu...
Bakalım Semra hanım Çankaya'dan sonra, geç kavuştuğu emekliliğini nasıl değerlendirecek?


PAZAR
"Eğer siz benim çıplaklığımı kötü çekmişseniz, o sizin probleminiz!"
"Patrondan sonra en iyi para kazanan adamdım"
"Birbirine benzeyenlerin evlilikleri daha iyi gider"
En çok Erol abiye mi sormamız gerekiyor?
"Kamera karşısında duygu ve sinirleriniz alınıyor"
Sanat mağaraya geri döndü
Yumurta buradan düşüp kırılmayacak!
neler konuşuluyor?
Bu ne güzel Frankeştayn
Seçim ve "Picasso-Carmen" sergisi
Yemekte özel günler
S.O.S, yani ...---...
Semra Sezer emekliliğinde ne yapacak?
Geminizin kaptanı kim?
Lagos ve barbunya lezzetsiz, kalkan nefis
Alfabe 5 bin yıldır değişiyor
Ödemlere geçit vermeyin
Sözde değil, özde mutluluk
Türkiye'nin en güzel yürüyüş rotaları
"Anibal gelsin de, gör!"
Paşabahçe'den şarap devrimi





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet