
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Milli Eğitim Yönetici Atama Yönetmeliği (2)
AKP iktidarı bildiğini okumaya devam ediyor. Ne hukuk tanıyor ne de yasa. Gelen tepkilerin hepsi bu yönde. Okullarda ya da Milli Eğitim merkez teşkilatlarında yönetici olmanın yolu AKP'li olmaktan geçiyor. Aksini düşünen yok gibi.
CHP milletvekilleri üst üste soru önergesi veriyor. Sendikalar dava üstüne dava açıyor. Sınav kazanan yönetici adayları isyan ediyor. Ama Bakan Çelik'in umurunda değil. Kendisi yönetmeliklere uyacağına, yönetmelikleri kendisine uydurup giderayak istediğini yönetici yapmaya devam ediyor.
Liyakatmış, hak getire. Hiç hak etmeyenler önce vekâleten yönetici yapıldı. Şimdi de vekâleten görev yapanlar, asaleten atanacak deniliyor. Böyle komedi olur mu?
Kadrolaşma tamamlanıyor
Söz konusu yönetmelikle ilgili olarak o kadar çok tespit ve tepki var ki değil bu köşeyi, gazetenin tamamını ayırsak yetmez. İşte bu konudaki tespit ve isyanlardan bazıları:
Soru önergesi
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Yaka'nın Çelik'in cevaplaması isteğiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği önergede ise şu sorular yer alıyor:
1- Yayımladığınız genelgeyle, suistimale açık yönetmeliğin bir an önce uygulanması isteğinizdeki aceleniz nedir?
2- Sınavlara girmiş, müracaat için bekleyen personel bu yönetmelikle niçin değerlendirilmedi?
3- İdareci atamalarındaki kıdem süreleri niçin bu kadar düşük tutulmuştur?
4- İdareci atamalarındaki, okul müdürünce önerilecek adayın, İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün uygun bulması ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne teklif edilmesinin yerine neden puanlama ve sınav sonucuna göre düzenlemiyorsunuz?
5- Yürürlükten kaldırılan yönetmelikle ilgili yargılama sonrası, neden bu kadar süre beklendi? Bu süre içinde eğitim-öğretim bugüne kadar olumsuz etkilenmedi mi?
Özetin özeti: Bu soruların cevabı verilmeden, tereddütler giderilmeden yapılacak atamalar, büyük ihtimalle yargıdan dönecektir. Okulları arka bahçe yapmaya hiçbir iktidarın hakkı yoktur!..
aguclu@milliyet.com.tr

