
Nail GÜRELİ
Onuncu ses
Yarası olan gocunsun
"Galiba ilginç bir süreçten geçiyoruz." "Galiba mı? Günaydın öyleyse! Şimdi mi fark ediyorsun?"
"Çok acayip bir süreç de onun için galiba diyoruz."
"Nasıl yani?"
"Bakıyoruz da çok sesliliği savunanlar çok sesliliğe karşı çıkıyor. Ankara'da yüz binler toplanıp 'Türkiye laiktir, laik kalacaktır' diye bağırdı mı ne dinsizlikleri kalıyor ne demokratlıkları."
"Kimileri de aymazca görmezden geliyor, ya da küçümsüyor."
"Bunlar da kendilerini sözde laik, demokrat, bağımsız ilan edenler."
'Bağımsız Türkiye' diyorsunuz, darbeci oluyorsunuz. Yahu kardeşim, laiklik sözüne niye gıcık oluyorsun? Elbet laiğiz diye sen de katılsana bu haykırışa. Sen şeriatçı mısın ki?
Bağımsızlık diye haykıranları niye suçluyorsun? Sen mandacılığa, sömürgeciliğe razı mısın?
Asıl dışarıda pusuya yatmış mandacıların, Sevr hayalcilerinin yüzüne haykırsanıza demokrat, bağımsız, laik Türkiye inancını.
Bu mitinge reddiye çıkarmakla, aslında demokrasiye/laikliğe, bağımsızlığa karşıtlığınızı itiraf etmiş olmuyor musunuz? Yarası olan gocunur.
Laik; dolayısıyla elbet demokrat! Demokrat; dolayısıyla elbet laik.
İkisi iç içe geçmiş, inançlara saygılı, ayrılmaz bir bütün.
Yüz binlerin Ankara mitingi, "28 Şubat süreci"nin tersine, "14 Nisan süreci"ni başlatmış ve dışarıdakilerin gözünü açmışken, sen niye içerdekilerin gözünü oymaya bakıyorsun?
Yoksa sen tehlikenin farkında değil misin?
Bir kitap
Kadınların ve emeğin hak mücadelesinde uğraş veren sendikacı, yazar Yaşar Seyman bir kitap daha yayımladı: Fırat'a Mektuplar (Güncel Yayıncılık, Mart 2007).
Seyman'ın yeni bu kitabı, askerdeki oğlu Fırat'a yazdığı mektuplardan oluşuyor. Mektuplarla birlikte kitapta, dünyada iz bırakan Rosa Luxemburg, Marie Curie, Florence Nightingale, Indra Gandhi, Joan Baez, Leyla Halid ve ışıldaşları kadınlar da Yaşar Seyman'ın gözüyle ve kalemiyle yer alıyor.
Ve kitaptaki son mektuptan bir cümle:
"Bireysel yoksullukları gidermeye kilitlenmiş insanlar, geniş kitlelerin yoksulluklarını çözecek projeler yaratamazlar."
Bir şiir
Bugün yeni Türk şiirinin öncülerinden Oktay Rıfat'ın ölümünün 19. yıldönümü (doğumu 1914, Trabzon). Orhan Veli ve Melih Cevdet Anday ile birlikte "Garip Akımı"nın kurucularından olan şiir ustasını ilk dönem şiirlerinden birkaç dizeyle anıyoruz:
"Dağlara yaslanan bulut, dişisinin/ Yanında aslan gibi uzandım yere;/ İki meme arasından bakıyorum/ Gökyüzüne, ağaçlara ve zamana./ Kalçanın testisi denizle doluyken/ Duymak güneş sonsuzluğunu etinin!"
nailgureli@milliyet.com.tr

