TÜRK SİNEMASInIn, CANNES FİLM FESTİVALİ ÇIKARMASI
Jüride Orhan Pamuk, yarışmada Fatih Akın
60. Cannes Film Festivali'nde Türkiye'yi jüride Orhan Pamuk, yarışmada Fatih Akın, Yönetmenlerin On Beş Günü'nde Semih Kaplanoğlu temsil edecek
Alin Taşçıyan
Sinema dünyasının en önemli festivallerinden sayılan Cannes Film Festivali'nin 60'ıncı yılında Türk sineması her alanda temsil edilecek. 15-27 Mayıs günleri arasında düzenlenecek olan festivalde Fatih Akın'ın Türk-Alman ortak yapımı filmi "Yaşamın Kıyısında" yarışmaya seçildi.
Yönetmen imzaları açısından son yılların en görkemli listelerinden birine sahip olan, daha önce Altın Palmiye kazanmış Gus Van Sant, Tarantino, Kusturica, Coen Biraderler gibi yönetmenlerin yeni filmlerinin de katıldığı yarışmanın jüri üyelerinden biri Nobelli yazarımız Orhan Pamuk oldu.
Semih Kaplanoğlu'nun "Yumurta" adlı filmi "Yönetmenlerin On Beş Günü" programına, onun devamı olan "Süt" adlı projesi ise desteklenmek üzere Cinefondation kapsamına alındı. Bu yılki Türkiye standı da ASD-Ankara Sinema Derneği tarafından kataloglar bastırılarak, toplantılar düzenlenerek bir tanıtım-iletişim mekânı olarak kullanılacak. 60'ıncı yılında Cannes son yılların en çekişmeli film arenası haline gelirken Türk sineması da hakkıyla temsil edilecek.
Orhan Pamuk: Sabahları roman yazıp öğleden sonra film seyredeceğim
Geçen sene çağırdıklarında meşguldüm. "2006 jürisi için vaktim yok, ama başka bir zaman üyelik yaparım" dedim. Geçen senenin sonunda, Nobel almamdan çok önce bu yılki jüriye davet ettiler, kabul ettim. Sinemayı çok seviyorum, bu yüzden çok heyecanlıyım. Sabahları 'Masumiyet Müzesi' adlı yeni romanımı yazacağım. 13.00'ten sonra film seyredeceğim.
Fatih Akın: Cannes'da yarışmak gurur verici
Altın Palmiye için yarışabilmek her yönetmenin arzusudur. Çok mutluyum. Berlin'den sonra Cannes hayalimin de gerçekleşmesi beni çok heyecanlandırıyor. Filmi buraya taşıyan tüm ekibime teşekkür etmek istiyorum. Sonuç ne olursa olsun Cannes Film Festivali'nde yarışabilmek gurur verici....
Tuncel Kurtiz: Cannes'a 4'üncü kez gidiyorum
İlk kez 1971 yılında "Umut" ile gittim Cannes'a... Yönetmenlerin On Beş Günü bölümündeydi. Sonra bir İsrail filmi, daha sonra da "Duvar" ile gittim. Bu kez Fatih, Nurgül ve diğer arkadaşlarla gitmek sevinç verici, bu heyecanı paylaşmak çok güzel. Bir derece alamasak bile yarışmaya katılmak her bakımdan önemli.Nejat İşler: Filmi henüz izlemedim
Cannes'ı çok önemsiyorum. Ben daha "Yumurta"yı izlemedim, ama enteresan bir deneyim oldu. Doğduğu kasabaya dönen bir adamı oynuyorum. Geçen seneki tecrübelerimizi ve partileri devam ettireceğim.
Nurgül Yeşilçay: Heyecandan kalbim ayaklarıma değiyor
Düşündükçe ayaklarım yerden kesiliyor, kalbim ayaklarıma değip tekrar yerini buluyor, asansörle değil merdivenle çıkıyorum. Daha önce yarışmalı bölüme ülkemizden sadece iki filmin katıldığını hatırladıkça heyecanım katlanıyor. Fatih Akın'a bana bu ayrıcalığı yaşattırdığı için çok teşekkür ediyorum. O, hayal gücüyle aklını harmanlayabilmiş ender insanlardan biri. Umarım yüzünü kara çıkarmam.Semih Kaplanoğlu: Cinefondation atölyesi önemli
Yusuf Üçlemesi'nin ilk filmi "Yumurta"nın "Yönetmenlerin On Beş Günü"nde gösterilmesine sevindim. İkinci filmi "Süt"ün Cinefondation atölyesine seçilmesi, onu gerçekleştirecek şartlara sahip olmak için ilişkileri kurmak açısından önemli.Altın Palmiye için yarışacaklar
Yarışma dışı:
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

