Fener gibi Fener
Fenerbahçe, Gaziantep önünde tam da kendine yakışır bir futbol uslubunun adabıyla oynamaktaydı... Peki ama bu ciddiyeti ve kendine inanmış bir takım bütünlüğünü niçin sahasında, kendi seyircisi önünde sergileme zenginliğinden yoksun haftalar yaşamıştı ki geçmişte...
Kadıköy'de hababam yan ve geri paslarla zamanı heba edip, tribünlerin tepesini attıran Fenerbahçe gitmiş, yerine sürekli öne oynamaya çalışan ve oyunu rakip yarı alanda tutmayı çok da iyi başaran bir komple oyun keyfi gelmişti sarı-lacivertli takıma Gaziantep'te... Gerçi Antep, ilk 15 ve oyunun son dakikalarında Fenerbahçe kalesine hayli yüklenmiş ve Fenerbahçe'den puan kapma adına çok da ciddi saldırılar yapmıştı doğrusu... Ancak ligde artık papucun en pahalı haftalarda olduğunun farkına varmıştı sanırım Fenerbahçe...
Takımda hatasız pas kullanma başarısı son aylardaki en yüksek seviyeye ulaşmıştı. Kanatlarda Tuncay'ın sağ, Tümer'in de solda oynaması önemli canlılıklar katmaktaydı Fenerbahçe'nin amansız çizgi bindirmelerine...
Zico nihayet!
Haaa Fenerbahçe'nin bu sezon ilk kez penaltı kazanıp gol yapmasına hayret edenler varsa ayıp ederler doğrusu... Bence Kezman'ı ceza sahası içinde bariz bir faulle alaşağı eden Antep kalecisi zaten maçın kaderini de tayin etmişti o an...Ehhh golle de morallenen Fenerbahçe sonraki zamanlarda daha da keyiflenip Antep sahasında çok da göz alıcı bir futbol ziyafetine bütün tribün ve ekrandakileri neden davet etmesindi ki canım... Evet, futbolda "en iyi müdafa hücumdur" sözcüğünün altını çizen futbol üstadları sanırım bu oyunun anayasal doğrusunu işaretlemişti futbol dünyasında bu oyunlara uğraşanlara...
İşte Zico da sezon başından beri haykırılan "usta Fenerbahçe tek adamla hücum oynamaz" uyarılarımıza kulak asmasa da, neticede işin gerçeğini dönmüştü ya nihayet... Ümit Özat'ın aylardır yalnız olarak taşımaya çalıştığı sol kanattaki "savunma ve hücum hammallığını taşıma gayretleri"ne kaleminden cümle atanlar da olmuştu, tribünden laf atanlar da... Ama ne oldu dün?... Tümer sezon başından beri oynaması ve olması gereken bölgede forma giyince hem takımın hücumdaki gücü bilmem kaç bin volt artı hızlara kavuştu, hem de Ümit Özat hem Antep'in kanat çıkışlarına hem de defanstaki karambol kapanmalara ustalıkla ortak olabilme özgürlüğünde çalıştı ve de didindi...
Fenerbahçe'nin savunma bloğunda başta kaledeki "Büyük yetenek SERDAR" olmak üzere tüm forma giyenleri alkışlamak gerekir.
esenay@milliyet.com.tr

