
Meral TAMER
Aydın Bey Amca'dan ne istenir?
Gazetemiz Milliyet'in "Okumayan kızımız kalmasın" diye yola çıktığı Baba Beni Okula Gönder eğitim seferberliği, yarın (23 Nisan) 2 yaşını dolduruyor. Bu 2 yıllık süreçte bize gönülden destek veren sanatçılarımız, kız yurdu yaptıran işadamları, burs veren kuruluşların üst yöneticileri, medyadan dostlarımız, Doğu'dan bu kutlama için gelen burslu kızlarımız, gazetemizin yazar ve yöneticileriyle önceki akşam Hilton'daki "Vefa Gecesi"nde bir araya geldik.
Duygulandık, heyecanlandık. Kimi zaman gözyaşlarımızı tutamadık, kimi zaman boğazımıza bir şeyler düğümlendi...
Gece sona erdiğinde hepimiz birbirimize daha da kenetlenmiştik.
En başarılı kampanya
Seferberliğimizin ilk günlerinde birkaç kez bir araya geldiğimiz, hatta zaman zaman aramızdaki görüş ayrılıklarını çözmekte zorlandığımız Milli Eğitim Bakanlığı Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanı Halis Koyuncuoğlu, önceki akşam daha ilk karşılaştığımızda "Baba Beni Okula Gönder, Türkiye'nin ulusal ölçekli 1 numaralı kampanyası olmuştur," diyerek beni hem şaşırttı, hem sevindirdi.
Nedenini de şöyle açıkladı:
"Kurumsallaşma noktasında süre, katılım ve sonuç düşünüldüğünde Baba Beni Okula Gönder tartışmasız, ulusal ölçekli 1 numaralı kampanyadır. Bu çok net. Çünkü başlangıçta 24 kız yurdu ve 6700 kız öğrenciye burs hedeflenmişti. 20 yurt ve 5600 burs sağlandı. 3 bin kız yurtlara yerleştirilerek okuma imkânına kavuştu. Kampanyada % 85 gibi çok yüksek bir hedef yakalanmıştır. Bu nereden geliyor derseniz, Milliyet ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın işbirliğine duyulan güvenden geliyor."
Baba Beni Okula Gönder henüz 2 yaşında olduğu halde kaç ödül aldığının sayısını bile unuttum. Tek kuruşu Milliyet'in kasasından geçmeden, -Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği aracılığıyla ve bağışçıların doğrudan İl Özel İdareleri ile buluşturulması suretiyle- okuma imkânı olmayan kızlarımıza 24 milyon YTL'lik yurt ve burs desteğinin 2 yıl gibi kısa bir sürede sağlanması az - buz bir iş değil.
Emine'nin fotoğrafları
Tijen Mergen'in başkanlığında Bilen Böke, Nurcan Akad, Deniz Alphan, Tunca Bengin, Hande Dolman Sabuncuoğlu, Şadan Yolaşan, Nilgün Yorgancılar, Sibel Şeker, Cahit Tekindor, Yeşim Güneyli ve bendenizden oluşan Baba Beni Okula Gönder Komitemiz, Vefa Gecesi'nde sıcak bir ortamın oluşması için çok kafa yorduk; sanıyorum başarılı da olduk.
Doğu'dan gelen 3 burslu kızımız Emine, Hasibe ve Rabia, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan'la fotoğraf çektirmek istediler.
Aydın Doğan kızları yanına alırken, hemen arka masada oturan bizleri de çağırdı. Flaşlar patlarken, benim yanımda duran Emine, "Aydın Bey Amca, sizden bir şey isteyeceğim" demez mi?
"İste evladım" diyerek sıcak bir onay aldığında Emine, ilk kez karşılaştığı Aydın Bey Amcası'na bizleri şikâyet etti: "Daha önce de geldim İstanbul'a. Hep fotoğraflarımı çekiyorlar, ama bana hiç yollamıyorlar. Bugüne kadar çekilmiş en az 100 fotoğrafım vardır. Aydın Bey Amca, söyle onlara ne olur yollasınlar bana!"
mtamer@milliyet.com.tr

