
Hasan CEMAL
Kritik eşik!
Türkiye'nin sorunları bitmiyor. Bitmez de. Tarihin tekerleği başka türlü dönmüyor.
Önemli olan sorunların birikmesini önlemek, sorunları çözüm rayına oturtmak ve ipe un sermeden çözmektir.
İşte siyaset burada lazım.
Siyasetin önemi burada yatıyor.
Akla takılan soru sır değil:
Siyaset görevini yapıyor mu?
Bugüne kadar yaptı mı?
Yaptıysa, ne kadar yapabildi?
Bu sorularla ilgili olarak bu ülkede siyaset kurumuyla siyasetçiyi alkışlamanın kolay olmadığını sanıyorum. Hiçbir şey yapılmadı demek hiç kuşkusuz haksızlıktır.
Elbette yapıldı.
Ama birtakım sorunlar var ki biriktirildi, çözümler geciktirildi. Bazıları ise tümüyle görmezlikten gelindi ya da çözülmek istenmedi. Bu bakımdan gerekli siyasal kararlılık ve cesaret gösterilmedi.
Onun içindir ki:
Düne ve bugüne daha çok eleştirel bakmak gerekiyor. Yarın Türkiye'yi düze çıkarmak istiyorsak, başka çaremiz yok.
Eğer Türkiye bugün hâlâ bir cumhurbaşkanı seçimini kavgasız gürültüsüz halledemiyor ve Çankaya yüzünden bir krizin eşiğinde dolaşıyorsa...
Türkiye hâlâ rejim korkuları ile arada bir sarsılıyorsa... Türkiye hâlâ bölünme hayaleti ile kucak kucağa yaşıyorsa... Türkiye hâlâ böylesi korku ve kaygılarla cepheleşme örnekleri veriyor, düşman üretme kültüründen yakasını kurtaramıyorsa...
Türkiye hâlâ siyasi cinayetler defterini kapatamıyorsa... Türkiye hâlâ demokrasi, hukuk devleti ve yaşam kalitesiyle refah gibi alanlarda nal topluyorsa...
O zaman Türkiye'de siyasetle siyasetçiye aferin demek mümkün değildir.
Bugün Türkiye yine kritik bir eşikte. Bu nedenle siyaset yine bir dönüm noktasına gelmiş durumda.
Gerekeni yapacak mı?
Yoksa kriz mi yaratacak?
İstikrar, istikrarsızlık...
Hangisi?
Bu bakımdan öncelik cumhurbaşkanı seçimine ait. Çankaya konusunda bugün yarın belli olacak tercihlerde iki noktayı önemsiyorum:
(1) Erdoğan'ın Başbakan olarak kalmasıdır doğru olan...
(2) Toplumda laiklik açısından çelişki ve gerginlikleri körüklemeyecek birinin Çankaya'ya aday gösterilmesidir, isabetli olan...
Bu kritik eşik eğer herhangi bir krize neden olmadan aşılabilirse, istikrar açısından Türkiye önemli bir mesafe almış olur.
Çankaya kavşağı az sorunlu geçilirse, genel seçimler de Türkiye'nin gerçek gündemine giden yolu açabilir.
Nedir gerçek gündem?
Bunun başında Türkiye'nin AB projesi geliyor. Eğitimde, yargıda, sağlıkta reform geliyor. Ekonomide yapısal reformlar ve ekonomik büyümeyi sürekli kılacak adımlar geliyor. Toplumda fırsat eşitliğini, dayanışmayı, hak ve özgürlükleri güvence altına alacak düzenlemeler geliyor.
Laiklik konusundaki tedirginlikleri yatıştıracak, yok edecek hamleler geliyor. Kürt sorunu, Ermeni sorunu gibi alanlarda demokratik şemsiye altında yaşanabilir çözüm yolları geliyor.
Gerçek gündem böyle.
Türkiye daha güzel bir zamanı yakalamak istiyorsa, 'çağın ruhu'nu yakalamak zorunda. Yani demokrasinin, hukuk devletinin, insan hakları düzeninin ipini yakalamak zorunda...
Siyaset bunun için lazım.
Siyaset bunun için önemli.
Siyaset, bölmek ve cepheleştirmek için değil, uzlaşma noktalarını yakalamak için var. Siyaset, sorun yaratmak için değil, çözmek için var. İstikrarsızlık için değil, istikrarı yakalamak için var siyaset..
h.cemal@milliyet.com.tr

