Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Nisan 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Erkeğe sadakat yemini ettirme" oyunu!

Yüzünüze kimse görmeden hin bir tatlı gülümseme yerleştirin ve ilk hamleyi yapmak için pusuya yatın!


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

İşte böyle bazı erkekler de hem evlenip hem de sonra tereyağından kıl çeker gibi mide bulandırırcasına "Aa! Ben sadakat sözü vermedim ki!" deyiveriyorlar. Hay Allah yani! Ve de yok canım! İnsanın şaşkınlık efektleri ekleyesi geliyor vallahi... Evlenmenin anlamından bihaber ya bu cahilcikler!
"Quizas, Quizas, Quizas..." Yazının fon müziği bu. Oyunu ritimlemek için...
İşte oyun: Bir erkeğe, sonradan, "Ben öyle demedim, böyle dedim" diyememesi için yalvarta yalvarta sadakat yeminleri ettirme, "Benimle evlenmezsen kendimi öldürürüm" diyecek hale getirip yazılı anlaşma yetmiyorsa güçlü bir anıya gözyaşıyla imza attırma oyunu... Ne yaratıcı!
"Perhaps, Perhaps, Perhaps..."
Yüzünüze kimse görmeden hin bir tatlı gülümseme yerleştirin ve ilk hamleyi yapmak için pusuya yatın.
Ah, aşk! Aşk için tüm bunlar!
Şarkının sesi bekleyişiniz anında hafif yükselir ve oyuncul bir atmosfer oluşmasına katkıda bulunur...

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
"Sadakat sözünü erkeğe yalvartarak verdirme oyunu"na başlama zamanı evlenmeden önceki bir haftalık süredir... Mümkün olduğunca son ana kadar tutun kendinizi!
Ve hamle!
Olmadık bir şeyden kavga çıkarın! "Seninle asla evlenmeyeceğim" cümlesi eşliğinde gözyaşlarınıza sarılıp acıklı bir yaygara koparın... Gururlu bir şamata olsun elbette! Ve de kararlı! Üstelik istikrarlı! Ve de ritimli elbette!
(Sonradan ağlamak istemiyorsanız, evliliğin elden gitme riskini göze alacaksınız tabii! Ama bu oyunu layıkıyla becerememek için de hepten dişilikten uzak olmanız lazım.)
Kavga ettiğiniz damat adayı sizin bu duygusal taşkınlığınızı önce ciddiye almaz. Ama sonra... Durumun vahametine uyanıp önce kapris gibi algılayacağı bu tavrın dramatik haline kapılıp gidiverir. İlk başta ona kapris gibi görünüp iyice tuzağa çekecek ama kısa sürede hayati bir öneme terfi edecek "şah ve mat" hamlesi budur işte!
Karşınızdaki erkeğin yarattığınız gerilime kapılıp sizi ikna etmeye çalışmaması imkansız. Çünkü bu ikna çalışmasını çevre, bir süredir üzerinde karara vardığı gelecek planları ve tabbiii kiii huzuru adına yapacak. Siz de artık akıllıysanız daha önceden hazırladığınız, ayaklarınıza kapanmak suretiyle yalvararak üzerine imza atacağı anlaşmayı önüne sürüverirsiniz...
Sonra da her hatasında tehdit mahiyetinde "Ben mi istedim seninle evlenmeyi!" diye bu anlaşmayı önüne sürersiniz... Kolaysa "Ben söz vermedim ki" diyebilsin!

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Büyük kararlardan önce büyük kavgalar birbirini nötralize eder... Baştan tedbirsiz olana, sonra çare peşinde koşmak kalır. Ağlamak da cabası...
Bir erkeğin evlilik gibi konularda karar vermesi kolay bir şey değildir. Tabii sizi, son andaki evlilikten cayma kararınızdan döndürmeye çalışırken asıl kendisi adına karar vermesinin daha kolay olacağını bilenleriniz yaptığı yatırımın kârına doyamaz... Geleceğe yatırım.
İyi oyunlar herkese...

Öptüm sizi
Okan Bayülgen uçtu vallahi. Ne o öyle "salaklı-malaklı" konuşmalar... İnsanın "Sensin salak" diyesi geliyor da, tabii yanında komedyenlik yapan elemanlar açıp da ağızlarını diyemiyorlar ki... Desen dert, demesen dert. Desen adamın kendi egosunu kemirmesine neden olursunuz. Demeseniz kendi egonuz çekirdeği yiyecek... Zeki biri, ettiği lafı kulağı duymayan insan haliyle yüzleşmekten kaçmak için yan yola sapacak ve "Haydi canım, biz aramızda şakalaşıyoruz, kime salak dediğimden size ne?" demeyi akıl edecektir, elbette havaifişekler eşliğinde. Nerde zeka? Nerde zeka!

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"Ona son bir şans vermeli miyim?"
Beş yıl önce başlayan bir ilişkim var. Bu süreç içerisinde üç defa denedik. En son üç sene önce bir gerekçe göstermeden bitirdi. Şu anda tekrar başlamak istiyor ama sanırım ne istediğini hâlâ bilmiyor, sonuçta aynı olacak... Sizce ona son bir şans vermeli miyim? Şimdiden teşekkür ederim...
Arzu E.

* * *
Haydi o ne yaptığını, ne istediğini bilmiyor diyelim, ya siz? Beş yıl, dile kolay! Bunca zaman oturup ona son bir şans vermeyi beklemeseydiniz ya! Gerekçe göstermeden onu yolda bırakın derim, siz ne dersiniz bilemem...

Kılavuz Karga Oyunu!

Kadın: Seninle asla evlenmeyeceğim!
Erkek: Ok.
* * *
Erkek: Umarım evlendikten
sonra hayatlarımız değişmez...
Kadın: Tabii tabii...

CUMARTESİ
"Türkiye'de bana ilgi gösterilmediğini düşünüyorum"
"Bülent Ersoy, Huysuz Virjin'in yeni versiyonu"
"Şarkı yapmak için yaralı olmak lazım"
"Ne kırıldım ne de gücendim"
En moda En yeni
İnternette alışverişin urban cool adresleri
ne var, ne yok
Radar Live biletlerinde indirim fırsatı
Çocuklarınızı sevindirin
Kâbus: İlk gece





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet