MİLLİYET, MALATYA'DAKİ KATLİAMI GERÇEKLEŞTİRENLERİN İFADELERİNİ ELE GEÇİRDİ...
'Gizli belgeleri bulup kitabevini yakacaktık'
İşte dehşet anları: Namaz kılıp Zirve Kitabevi'ne gittik. Hz. Muhammed diye peygamber yok denilince saldırıya geçtik. Emre, önce Necati'nin kafasına ardından Alman'ın boynuna bıçak sapladı. Daha sonra Uğur'un üzerine çullandık ve öldürdük. Kitabevini yakmak için bidon aradık, ama bulamadık
TOLGA ŞARDAN GÖKÇER TAHİNCİOĞLU LUBE AYAR Ankara, Malatya
Malatya'da Zirve Kitabevi'nde 2'si Türk, 1'i Alman 3 kişiyi öldürdükleri gerekçesiyle tutuklanan 4 zanlı, ifadelerinde dehşet anlarını detaylarıyla anlattı.
Misyonerlik yaptıkları gerekçesiyle, Alman Tilmann Geske ile Uğur Yüksel ve Necati Aydın'ı katleden zanlıların ifadelerini Milliyet ele geçirdi. Zanlılar, olay öncesini, olay anını ve amaçlarını şöyle anlattılar:
EMRE PSİKOPATTI
ELLERİNİ BAĞLADIK
Camiye gidip ihtiyaçlarımızı giderdik. Sonra da Emre'nin babasının spor salonunda namaz kıldık. Geride kalanlara not yazdık. Yeniden kitabevine gittik. Emre, Necati isimli şahsa sorular sordu.Necati de (Hz.) Muhammed diye bir peygamber olmadığını söyledi. Emre'nin talimatıyla hepsinin ellerini arkadan bağladık. Emre, bir havluyu üçe bölerek, ağızlarına koydu. "Beni tanıyorlar, öldürmeden gitmem" dedi.
Necati'yi boğarak öldürmesini söylediği Salih bunu yapamayınca, Emre bıçağı kafa tarafına sapladı. Sesi kesilince yüzüstü yatan Alman şahsın üzerine çıktı ve Salih adamı tutarken, boyun kısmına bıçak sapladı. Onun da sesi kesildikten sonra Emre, Uğur'a "Seni öldürmeyeceğiz, yanımızda götüreceğiz" dedi.
Sonra Uğur'un yüzünü havluyla kapattı. Emre, Salih ve Abuzer şahsın üzerine çullandı.
ATIŞ TALİMİ YAPTIK
BİLGİLER POLAT'TAN
EMRE HAREKETE GEÇTİ
Yayınevini yakmak için bidon aradık, ama bulamadık.Emre, yerel gazetede çalışırken tanıştığı, sonradan misyonerlik, terörizm işlerine bulaştığı için işten uzaklaştırılan Mehmet adlı birinin evinde bu konularla ilgili Ankara Konseyi mühürlü bir belge gördüğünü söyledi.
Emre, misyoner Necati ile Wosfang'ın bacanak olduğunu da söylemişti. Olay günü hepimiz abdest alıp şükür namazı kıldık.
Kitabevinde Necati Hıristiyan olarak doğmayan çocukların beşte üçünün öldürüleceğini söyleyince Emre harekete geçti.
ALMAN ÇOK SAKİNDİ
Necati, "Hıristiyanlığa geçin, çocuklarınız ölmesin" deyince, Emre, "Yat yere, Kelime-i Şahadet getir. Ben seni Müslüman yapacağım" dedi. Alman ve Uğur çok sakinlerdi.Olay olduğunda ağlıyor ve misyonerlerin bilgilerini gösteren evrak arıyordum.
Yan odaya geçerken, yerdekilerin tamamının cüzdanının açıkta durduğunu da fark ettim.
Polis geldiğinde balkondan aşağı sarkıp, 2 kat indim. Emre de inmeye başlamış ve düşmüş.
GANİMET ALACAKTIK
EMRE BİZİ TEHDİT ETTİ
O günden sonra sık sık bir şeyler organize edip bizi çağırıyordu. "Artık bu işin içindesiniz, gerekirse kafanıza sıkarım. Bu yoldan dönemezsiniz. Hepinizin ailesini biliyorum. Size değilse onlara zarar veririm" diyordu.Emre, misyonerlerin başında Wosfang'ın olduğunu, onu öldürmek için gereken parayı, Zirve Kitabevi'nden alacağımızı, büyük ganimet elde edeceğimizi söyledi...
İP VE ELDİVEN ALDIK
Cinayetten 1 gün önce çamaşır ipi, tanesi 1.5 YTL'den 5 tane bıçak, 5 tane çamaşır eldiveni ve 5 tane muska aldık. Emre parasını bana ödetti, 11 YTL verdim.Wosfang'ın Ozan isimli yardımcısı, internetten bağlantı kurduğu Emre'nin "Pastör Necati" ile temas kurmasını sağlamış.
Hiç endişesi yoktu. Olay anında kapıya gelen bir kadın ve erkek, Uğur'u aradı. Uğur, Emre'nin talimatı üzerine, Altın Kayısı Oteli'nde toplantıda olduğunu, oraya gelmelerini söyledi.
POLİSLER GELDİ
Konuşmadan sonra Emre bıçakla Uğur'un üzerine yürüdü. Uğur bağırmaya başladı. Salih, Abuzer ve Cuma, Uğur'un üzerine çöktü. Emre baş bölgesinde, Cuma ayak, diğer ikisi gövde kısmında duruyordu. Kısa süre sonra polisler kapıyı çaldı.Abuzer ve Emre balkona çıktı ve bize hiçbir şey söylemeden kaçmaya çalıştılar. Salih'in "Emre düştü" diye bağırdığını hatırlıyorum. Polis hâlâ çelik kapıyı yumrukluyordu. Gidip açtım. Hepimizi yere yatırıp kelepçelediler.
POLAT DA SORGULANDI
Zanlıların ifadelerinde ismi geçen Ruhi Polat'ın, MHP'den Malatya İl Genel Meclisi üyesi olduğu ve sorgulanıp serbest bırakıldığı öğrenildi. Polat'ın, babasıyla arkadaş olması nedeniyle tanıdığı Emre Günaydın'ın dershane ücretini düşürmek için aracı olduğunu, kendisiyle başka bir samimiyetinin bulunmadığını söylediği öğrenildi.Yerel gazetede çalıştığı söylenen "Mehmet" adlı kişinin gerçek adının Varol Bülent Aral olduğu, şubattan bu yana cezaevinde bulunan Aral'ın "devletin adamıyım" diyerek dolandırıcılık yaptığı ve annesini bıçakladığı öğrenildi.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|


