|
 |
|
|
Dicle'ye nasıl taktık?
Biz Dicle'ye taktık bir kere! Kurtuluş yok. Hepimiz boğulsak da ona gerdanlığı takacak, yani üzerine baraj yapacağız!
suha.umar@isbank.net.tr
Sular müdürü, Ilısu Barajı'nın temel atma töreni davetiyesinde, "Yüzyıllık rüya gerçek oluyor! Dicle'ye altın gerdanlık takılıyor!" diyor. Barajda balıkçılığı geliştirip gölünde sandal sefası yapacakmışız!
Demek Dicle'ye de takıyoruz!
Biz zaten takıntılı bir milletiz! İlla bir şeyler takacağız!
Genellikle borç takarız. Geline bilezik, küpe, dansöze para takarız! Ama biz Türkler en çok kafamızı takarız! Üstelik en yanlış işe!
Tam 52 yıldır da Dicle'ye takmışız! Dicle'ye ne takacağımızı düşünüp duruyormuşuz. Sonunda bulduk! Dicle'ye altın gerdanlık takacağız! Haydi altın bulmak kolay değil, peki "gerdanlık" lafını bulabilmek için neden bunca yıl düşündük anlamak zor ama neyse!
Dicle'ye soran yok! Dicle'de yaşayan ve altın gerdanlık takıldığı takdirde tükeneceği, gerdanlık takılan tüm diğer nehirlere bakarak kolayca söylenebilecek balıkların düşüncesini alan yok!
Balıkları yok edip balıkçılığı geliştirmek de bize özgü bir yetenek!
Sandal sefasına gelince; Göksu'da yapılanı koruyabildik de şimdi Dicle'de de sefaya çıkıyoruz demek!
Binlerce yıldır insanları besleyen onca tarla, arazi sular altında kalacak! Bak buna takan yok işte! Bir de, "Gerdanlığı öyle takmayın, böyle takın, o zaman sakıncası olmaz" diyen aklı başında insanları takan yok! Biz Dicle'ye takacağız!
Bu gâvurlar adam olmayacak!
Tarımı, balıkçılığı, hayvancılığı ve binlerce yıllık tarihi ile yok edeceğimiz bütün bir havzaya karşılık, Ilısu Barajı'ndan elde edeceğimiz elektrik enerjisini, iğrenç plastikler üretmekte; gereksiz yerlere koyacağımız fıskiyelerden anlamsız bir şekilde fışkıran suları aydınlatmakta; yollardaki benzin istasyonlarının etrafına sürücülerin gözünü alan ışıklı kuşaklar çevirmekte; asker-sivil kurumların önüne koyacağımız ve kaza yapmaları için şoförlerin gözüne doğru yönlendireceğimiz projektörleri yakmakta kullanacağız. Bunların çoğunun zaten parasını da alamayacağız!
Biz bir de lafa takarız! Ben de taktım işte!
Tarihe en çok biz saygılıymışız! Doğanın değerini en iyi biz bilirmişiz!
İyi de Ilısu Barajı'nı tarihi, doğayı yok edecek şekilde yapmakta direnen kim? Biz.
Barajı, tarihi ve doğayı yani ülkenin geçmişini, geleceğini yok edecek şekilde, kafamıza göre yapmamıza engel olmaya çalışan, bu nedenle bize kredi vermek için 151 şart koşan kim? Gâvurlar!
Metin Münir haklı. Bu gâvurlar adam olmayacak!
Hâlbuki adamların derdi başka imiş! Ilısu yapılırsa şimdiki yolları su basacak ve o bölgede dolaşan "muzır eşhas" öylece şaşırıp kalacak! Gelecek ki yol yok! Muzır eşhas yol bulup dolaşamasın, gâvurun istediği olmasın diye tüm yurdu su bastıralım olsun, bitsin!
Biz de sandallara doluşup, "Sandallarımız neşe dolar. Zevke dalardık!" eşliğinde, II. Nuh tufanında, mehtaba çıkalım!
Biz Dicle Nehri'ne taktık bir kere! Kurtuluş yok.
Hepimiz boğulsak da ona gerdanlığı
takacağız!
Neyse ki paramız yok ve parayı verenlerin de 151 şartı var!
Şu bizim avcılar!
Merkez Av Komisyonu toplantısı yaklaşıyor. Avcılar değişmeyen türkülerini çığırıyorlar! Kılavuzları kargalar!
Kampanya açmışlar. Bir de dilekçe hazırlamışlar.
İstekleri bitmiyor! Hepsini sıralamışlar.
Yarısı kanunlara, geri kalan yarısı ise Türkiye'nin bu konuda taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı!
Avcılar yalnız bu ülkenin değil tüm dünyanın durumunu ve kurallarını biliyorlar! Ama yanlış!
Uzatmaya gerek yok!
"Bırakın vuralım! Bırakın öldürelim! Yaban hayatının kökünü kazıyalım!" diyorlar.
Avcılar dertli! Kimse onlara kulak vermiyormuş!
"İyi ki vermiyor! Yoksa bu kafayla halimiz duman!" diyen yok.
|
|
|

|