İDDİANAME TAMAMLANDI
Dink cinayeti terör kapsamında
Hrant Dink cinayeti iddianamesinde, O.S., Tuncel ile Hayal'in de aralarında bulunduğu 18 sanığın eylemlerinin "terör" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eylemlerin ideolojik olduğu belirtildi
ÖZEL HABER / Esra Alus
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili olarak yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet savcıları Selim Berna Altay ve Fikret Seçen'in hazırladıkları 30 sayfalık iddianamede, katil zanlısı O.S. ile "azmettirici" oldukları öne sürülen "büyük ağabey" Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'in de aralarında bulunduğu 18 zanlının "terör suçu" kapsamında yargılanması istendi. Örgütün yöneticisi konumunda oldukları vurgulanan Hayal ve Tuncel hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen iddianamede, katil zanlısı O.S.'nin de suçu işlediği tarihte 18 yaşın altında olması nedeniyle 14 ile 20 yıl arasında ceza alması gerektiği belirtildi.
Rahibe saldırı deliller arasında
Yasin Hayal'in "Akıllı olsun" diyerek tehdit ettiği, Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk'un adı da mağdurlar arasında yer aldı.
İddianamede, örgütün eylemleri, Trabzon'daki Santa Maria Katolik Kilisesi rahibine yapılan saldırıdan başlayarak, 2004'te McDonald's'a patlayıcı madde atmaktan, Dink'in öldürülmesine kadar uzanan bir süreç içerisinde anlatıldı.
Hayal'in ilk ifadesinde rahibe saldırı olayını tek başına gerçekleştirdiğini söylediği, cezaevinden gönderdiği mektupta da Tuncel'in azmettirdiğini açıkladığı vurgulanan iddianamede şöyle denildi:
"Ancak Trabzon Santa Maria Katolik Kilisesi Rahip Yardımcısı Lenuta Roman alınan ifadesinde; 2002'de zaman zaman Samsun'dan gelen rahip Pieerre Brunissen'in, kimlikleri tespit edilemeyen 3 çocuk tarafından sırtına tekme vurularak merdivenlerden aşağı yuvarlandığını, bu olay nedeniyle elinde sıyrıklar oluştuğunu, bu sebeple polise başvurulmadığını anlatmaktadır.
Bu şartlar altında Hayal ve çevresince anlatılan tarz bir eylemin olduğuna ve bu eylemin Hayal ile Tuncel tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte yeterli delil bulunmadığı kanaatine varıldı. Ancak bu olay şüpheliler tarafından oluşturulan topluluğun siyasal olaylara ve sosyal çevreye bakış açılarını yansıtması açısından delil olarak değerlendirilmek üzere iddianameye konu edilmiştir."
İddianamede, Hayal'in bir iddia üzerine Ağustos 2004'te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın uçağıyla ilgili asılsız bomba ihbarı yaptığı, görünen numaradan yapılan ihbar nedeniyle yakalandığı da anlatıldı.
'Cihat bu ülkede olacak'
Ayrıca, Tuncel'in Dink cinayeti sonrası şifahi beyanlarında, "Yasin'in Bakü'den geldikten sonra, 'Cihat yurtdışında değil bu ülkede olacak' diyerek kiliseye, HSBC ya da McDonald's'a silahlı saldırı eylemi planlamaya başladığını, kendisinin insanların öldürülmesini istemediği ve Yasin'in enerjisini boşaltabilmek maksadıyla, McDonald's'a bomba atmak amacıyla bir bomba yapmayı deneyeceğini Yasin'e söylediğini, bu eylemde mutabık kalmaları üzerine torpil ve çivilerden basit bir düzenek hazırlayarak Yasin'e verdiğini..." söylediği belirtildi.
Dink'in öldürülmesinin detaylarıyla anlatıldığı iddianamede, O.S.'nin 75. Yıl İlköğretim Okulu'nda okuduğu sırada Hayal'in okul önünde simitçilik yaptığı ve bu sırada tanıştıkları, Hayal'in bu süreçte O.S.'ye değişik konularda telkinlerde bulunduğu ifade edildi.
Tuncel bilerek yanlış bilgi verdi
Tuncel'in Dink suikastına giden gelişmeleri bilmesine rağmen yardımcı elemanlık görevi yaptığı kuruma bu hususta yanlış ve yönlendirici bilgi verdiği, ilişkide olduğu polisin ifadelerine dayandırılarak anlatıldı. İddianamede, bunun temel sebebi olarak da, Tuncel'in, Dink suikastını Hayal ile birlikte planlamasından kaynaklandığının anlaşıldığı ifade edildi.
İddianamede, "Başka bir deyişle Tuncel, istihbarat kurumuna eylem öncesinde Hayal'in yapacağını aksettirerek daha sonra Zeynel Abidin Yavuz fikrinden vazgeçilmesi sonrasında onun adını vererek ve O.S.'de karar kılınması üzerine hiç bilgi vermeyerek kurumu bilinçli olarak yanlış yönlendirmiştir" denildi.
'Menfaat' değil 'terör' örgütüİddianamenin "hukuki vasıflandırma" başlıklı bölümünde ise, "eylemlerin ne tür bir örgütlenme tanımına girdiği"nin tanımı yapılarak şöyle denildi:
"Öncelikle belirtilmesi gereken husus, soruşturmanın tamamında şüphelilerin iştirak ettikleri eylemler karşılığında maddi bir çıkar temin ettiklerine ilişkin olarak herhangi bir delilin bulunmadığı, aksine tüm anlatımlar ve eylem nitelikleri incelendiğinde tüm şüphelilerin ortak siyasal ve sosyal görüşleri doğrultusunda ideolojik amaçla hareket ettikleri anlaşılmaktadır.
Bu anlamda anayasal düzeni değiştirmeyi ya da devlet idaresindeki topraklardan bir kısmını ayırmayı hedeflememekle beraber, ideolojik amaçla kamu düzeninin bozulmasını hedefleyen ve cebir şiddet unsurları taşıyan eylemlerin, ortak hedef birliği ve zamana yayılan süreklilik unsurlarını da birlikte içermeleri kaydıyla, silahlı örgüt suçu içerisinde mütalaa edilebilmesi yasal tanıma uygunluk arz edecektir.
Her bir eylemin ortaya çıkışı sonrasında gerek Trabzon'da ve gerekse suikast eylemi sonrasında tüm Türkiye ve dünya kamuoyunda ortaya çıkan tepkiler, Devlete yönelik ihmal ve kasta ilişkin iddialar, Türkiye'nin imajı ve karşı karşıya bırakıldığı sorunlar dikkate alındığında eylemler sonrası kamu düzeninin ciddi biçimde bozulduğu ve bir iç güvenlik tehdidinin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Şüpheliler tarafından oluşturulan topluluğun bir terör örgütü olarak yorumlanması yasaya uygun olacaktır."
Ağırlaştırılmış müebbet hapisİddianameyi hazırlayan savcılar; Erhan Tuncel, Yasin Hayal, O.S., Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolçu, Ahmet İskender, Mustafa Öztürk, Tuncay Uzundal hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Ancak bu 8 kişiden katil zanlısı O.S.'nin ağırlaştırılmış müebbet ceza istemi, yaşının 18'den küçük olması nedeniyle 14-20 yıla düşürülürken, yasa gereği suç teşkil eden diğer eylemleriyle ilgili cezaların toplamının 8 yılı geçmeyeceği hükmü yer aldı.
Ayrıca Yavuz, Yolçu, İskender, Öztürk ve Uzundal'ın da "suçun işlenmesine yardım ettikleri" gerekçesiyle indirim yapılarak, cezanın 15-20 yıl olarak düzenlenmesi talep edildi.
BBP Trabzon İl Başkanı Yaşar Cihan, BBP MKYK Üyesi Halis Egemen ve Salih Hacisalihoğlu hakkında da "terör örgütüne üye olmak" suçundan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Alper Esirgemez, İrfan Özkan, Osman Alpay, Erbil Susaman, Numan Şişman, Şenol Akduman ve Veysel Toprak'ın da "terör örgütüne yardım etmek", "suçluyu gizlemek" suçlarından 6 aydan 5 yıla kadar hapsi talep edildi.
BBP mahkemenin takdirindeEylemi O.S.'nin gerçekleştirmesine karar verilmesinin ardından, gelişen sürece de yer verilen iddianamede, suikast öncesinde geçen konuşmalarda Tuncel'in O.S.'ye "olay yerinde kamera bulunabileceği, bu nedenle yüzünü gizlemesi gerektiği" yönünde telkin ve yönlendirmelerde bulunduğu vurgulandı.
O.S.'nin olay günü suikasta giden süreçte Hayal'le telefonda konuştuğu, cinayet öncesinde bir internet kafeden MSN'de arkadaşıyla 10-15 dakika kadar sohbet ettiği ve "Birazdan birisini vuracağını söylediği" de iddianamede yer aldı.
'Himaye edici davranışlar'
İddianamede adı geçen 18 şüpheli arasında BBP MKYK Üyesi Halis Egemen ve BBP Trabzon İl Başkanı Yaşar Cihan da yer aldı. İddianamede, "Yaşar Cihan ve Halis Egemen'in her iki eylem sonrası şüphelilere yaptıkları yardımlar ve himaye edici davranışlar örgüte yardım suçu kapsamında değerlendirildiği, bu şüphelilerin eylem kasıtları yönündeki delillerin yeterli olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığı da vurgulandı.Tuncel'in de şifahi beyanlarına ilişkin tutanağında, "Yasin Hayal'in evinden çıktıktan sonra ramazan ayında Hrant Dink'i öldürme konusunu eski Trabzon Alperen Ocakları Başkanı Mustafa Öztürk'e açtığını ve Yasin Hayal'in zaman içerisinde suikast konusunda Mustafa Öztürk'ten yardım göreceğini kendisine söylediğini beyan etmektedir" denildi.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|


