
Taha AKYOL
Objektif
Bundan sonra?..
ÖĞLE saatlerine kadar AKP 367'yi sağlamış, hatta geçmiş gözüküyordu. Trafik önceki gece başlamıştı. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in, ANAP lideri Erkan Mumcu'nun önerdiği reformlara evet dediklerini açıklaması...
Ardından AKP Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya ile ANAP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keçeciler arasındaki görüşme trafiği... Keçeciler "Adalet Bakanı'nın bu açıklaması, kararımızı olumlu yönde etkileyecek" diyor gece yarısı görüştüğümde.
Hemen Keçeciler'e soruyorum: Bu sözleriniz Erkan Mumcu'nun da görüşünü yansıtıyor mu?
- Evet!
Sabah saat 11.00: Abdullah Gül'ün en yakın kurmaylarından Kayseri Milletvekili Taner Yıldız'a soruyorum, "367'yi geçiyoruz gibi, ANAP'tan 10'un üzerinde katılım olacak"
ANAP'lı Keçeciler'e dönüyorum, o da "Evet, o kadar arkadaşımız katılabilir, ben de katılımdan yanayım" diyor.
Yön değişiyor
Saat 14.00: DYP lideri Mehmet Ağar, "Katılmayacağız" diye basın toplantısı yapıyor. Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, "Milletvekillerimizle birlikte ittifakla aldık bu kararı, bizden tek kişi katılmaz" diyor.
Peki ANAP?
Saat 14.20: Keçeciler "Ağar'ın kararı etkili oldu, katılmama eğilimi güçlendi" diyor.
Meclis açılıyor, sürpriz! Hiç beklenmeyen DYP'den iki vekil var: Ümmet Kandoğan ve Mehmet Eraslan! Üstelik Kandoğan "1946 ruhu, söz milletindir, Meclis'in üstünlüğü" gibi merkez sağın siyasi değerlerini savunan, "Siyaset mahkemeye düşmesin" diyen, içerikli bir konuşma da yapıyor.
DYP'li Celal Adan, "Bu iki arkadaşımız da dahil, ittifakla katılmama kararı almıştık, ne oldu da katıldılar?! Hayret!" diyor.
Ümmet Kandoğan ise oylamaya katılacağını önceden deklare ettiğini belirtiyor.
Salonda 361 milletvekili var. ANAP'tan sadece bir kişi! İlerleyen saatlerde katılma olur mu?
Cevap: Erkan Mumcu bütün milletvekillerini bir odada topladı, 'anca da bir kanca da bir' diyorlar. Artık katılma olmaz!
Ve CHP itirazını Anayasa Mahkemesi'ne götürüyor, iş mahkemelik!
Mahkeme ne diyecek?
Cumhurbaşkanı seçiminin mahkemelik olması elbette esef verici bir olay. Olmamalıydı, ama oldu.
Anayasa Mahkemesi şu üç karardan birini verebilir:
Benim hukuki kanaatim bu yöndedir.
Bu son tezin özelliği 9 Mayıs'a kadar AKP'ye 367'yi arama imkânı vermesidir. Ama böyle 'sürüklenen' bir süreci Gül'ün kabul etmeyeceğinden eminim.
Neticede her durumda "söz milletin"; bakalım nasıl gelişecek?
t.akyol@milliyet.com.tr

