
Hasan CEMAL
Seçim mahkemede, erken seçim kapıda mı?
ANKARA
Evet, Cumhurbaşkanı seçimi Anayasa Mahkemesi'nde... Erken seçim kapıda mı?
Seçimin mahkemelik olduğu kesin. Çünkü, ilk tur oylamadan 367 oy çıkmadı, 361'de kaldı ve CHP Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Gül ise 357 oyda kaldı.
Söz şimdi Yüksek Mahkeme'nin.
CHP başvurusunu yerinde bulursa, Türkiye bu yaz en geç temmuz ortasında erken seçime gidecek.
Ya reddederse?..
O zaman 9 Mayıs'taki üçüncü turda Gül, 11. Cumhurbaşkanı seçilecek.
Bir soru daha:
Anayasa Mahkemesi'nin CHP başvurusunu geri çevirme ihtimali ne kadar? Kulisteki hava, böyle bir gelişmeye pek fazla ihtimal verilmediğini gösteriyor.
Ama yine de ihtiyatlı olmakta yarar var. Yüksek Mahkeme eğer CHP'nin başvurusunu geçersiz sayar da, Gül'e Çankaya yolu üçüncü turda açılırsa, erken seçim yine önümüzdeki yaz kapıyı çalacaktır.
Meclis kulisi dün sıcaktı. Olağanüstü günlere özgü bir hava vardı. Gazeteci milleti devamlı çetele tutuyor, cep telefonları çalışıyor, "360'ı geçemediler, şimdi 361 oldular" diye yakın çevreye de yayın yapılıyordu.
Kuliste sürpriz, Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu'yla ilgiliydi. Ağar, üç milletvekilinden ikisini fire vererek yenilgiye uğramıştı lider olarak.
Buna karşılık tam tersi beklenirken, Mumcu'nun 20 kişilik ANAP Grubu sadece 1 fire vermişti.
Kulisteki yorum şöyleydi:
DYP ile ANAP'ın seçim meydanlarında kendi tabanlarına bunun hesabını vermeleri kolay olmayacaktır.
Şimdi sıra mahkemede!
Kararın ikinci turun yapılacağı 2 Mayıs gününe kadar çıkacağı söyleniyor.
Dünün özeti böyle.
OLMAYACAK DUAYA...
Abdullah Gül'le seçim öncesi konuştuk. Sabah saat on birdi. Cumhurbaşkanlığı seçim oturumuna dört saat kalmıştı. Gül telefon sohbetimize, "Hayırlısı neyse o olsun" diye başladı.
Umutluydu. Sordum Gül'e:
"367 çıkıyor mu?"
"ANAP'lı milletvekilleri oturuma katılacaklar galiba" diye yanıtladı, "İçeri girdikten sonra oy da verirler diye düşünüyorum."
Bir başka deyişle, Gül dün sabah on bir sularında ANAP'lıların, bazı bağımsız ve DYP milletvekillerinin de oylarıyla ilk turda Cumhurbaşkanı seçilmesi ihtimali üzerinde durabiliyordu.
Sonuçtan ne kadar emindi?
İhtiyatlıydı:
"İlk turda da seçim gelebilir. Ben bir ihtimalden söz ediyorum. Yani olmayacak duaya amin gibi bir durum yok. Demin de söylediğim gibi ANAP'lı milletvekilleri katılacak galiba. Yoksa Turgut Özal'a yapılanları, bu defa kendileri yapıyor olacak... Tabii bu konuda kendi aralarında tartışma yok değil."
CHP'DEN BANA OY ÇIKAR!
Gül şunu da ekledi gülerek:
"Baykal bıraksa, CHP de katılsa oturuma, onların arasından da bana oy verecek çok Halk Partili çıkar."
Abdullah Gül, ANAP üzerinde özellikle duruyordu. Çünkü Genel Başkan Erkan Mumcu'yla 20 milletvekilinden oluşan ANAP Meclis Grubu Çankaya yolunda anahtar konumuna gelmişti.
Gül, CHP'nin dümen suyuna giren bir ANAP'ın bu tutumunu seçmen tabanında izah edemeyeceğinin altını özellikle çiziyordu.
Bunda gerçek payı var.
Erkan Mumcu ve ANAP, seçim araştırmalarında barajın bir hayli altında gözüküyor. Bu noktaya işaret eden bir AKP kurmayı dün sabah şöyle dedi:
"Erkan Mumcu için tarihi bir fırsat bu. Seçmene dönüp 'Cumhurbaşkanı'nı ben seçtirdim' diyebilir. Tersine davranırsa kaybeder, seçmen tabanında kendi ipini kendi çekmiş olur."
KİM BU GÖLGELER?
Gül, ANAP'la DYP'nin üzerinde dolaşan bazı 'gölgeler'den de söz etti. Bu gölgelerin, ANAP ve DYP milletvekillerini Meclis oturumundan uzak tutmaya çalıştıklarını belirtti.
Kimdi bu gölgeler?
İsim vermedi Gül.
Ama sözlerinin içinden çıkan tarif, bilemiyorum ama sanki Süleyman Demirel'le Mesut Yılmaz'a uyuyordu.
Ya seçim mahkemelik olursa? Anayasa Mahkemesi'nden dönerse? Gül'ün yanıtı kısaydı:
"Doğru seçime..."
SEÇİM ÖFKELİ GEÇER!
Seçimden AKP'nin oylarını artırarak çıkacağına inanıyordu. Ancak, seçimin havasından, cumhurbaşkanı seçilmeden yapılacak muhtemel cepheleşmelerden kaygılıydı.
Şöyle dedi:
"Böyle bir nedenle Türkiye seçime giderse, toplum çok fazla karşı karşıya gelebilir. Öfkeli, reaksiyonlarla dolu bir seçim, Türkiye siyasetinde yaralar açabilir, kötü izler bırakabilir. Endişe duyuyorum bu konuda..."
Gül'le biraz da kendi Cumhurbaşkanı adaylığı noktasına nasıl geldiğini konuştuk. "Biliyorsunuz, çok fazla içimde yoktu. Ama kader bizi bu noktaya getirdi. Çok büyük bir sorumluluk ve bunun bilinci içindeyim." demekle yetindi.
Gül'le bu telefon sohbetimiz TBMM'deki seçim oturumundan dört saat önceydi.
h.cemal@milliyet.com.tr

