
Meral TAMER
Bir türban yazısı nasıl tepki alır?
Birkaç ay öncesine kadar türbanı, kişisel özgürlüklerin ayrılmaz parçası sayan başı açık kadınlar, yarınki Çağlayan mitingine katılabilmek için, hafta sonu tatil programlarını iptal etme noktasına nasıl geldiler?
Sorunun yanıtını hepimiz biliyoruz: Başbakan ve TBMM Başkanı'nın ardından, Cumhurbaşkanı'nın eşinin de türbanlı olacağı anlaşılınca, kimi hoşgörülü hemcinslerimin kafasındaki dengeler altüst oldu. "Artık bu kadarı da fazla" diyerek bir anda saf değiştirdiler.
Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığının açıklanmasının ardından, aniden ortaya çıkan bu halet-i ruhiyeyi yansıtmak üzere, önceki gün yazdığım yazıya gelen e - posta mesajlarının akıl almaz çeşitliliğini mutlaka sizlerle paylaşmalıyım.
Önce kınama mesajları
Eminim diğer köşe yazarları için de benzeri bir durum söz konusudur; başlığında türban olan bir yazı, kendileri ya da eşleri türban takanlar tarafından mutlaka e - posta bombardımanına tutuluyor. Bu sefer de farklı olmadı.
Yazının çıktığı gün daha sabahın köründe "kınama" ve "protesto" mesajları gelmeye başladı. Militan bir ruhla, her zamanki gibi müthiş organize davranmalarını takdir ettiğimi belirtmeliyim. Bu arada protesto mesajlarını biraz daha uzun tutup, kadınların kendi tercihleriyle örtündüklerini, aydın olarak türbanlı kadınları anlamaya çalışmam gerektiği konusunda beni uyaranlar da vardı.
Sonra yanlış anlamalar
Öğlene doğru, tek ortak noktaları yazımı yanlış anlamak olan, birbirinin tamamen zıddı mesajlar sökün etti: "Sen daha hâlâ, türbanı kişisel özgürlük zannet, 3 - 4 sene sonra başı açık sokağa çıkamayacaksın!"
Ya da: "Milleti tahrik etmek ve felaket tellallığı yapmak yerine, lütfen bu milletin değerlerine saygılı olun!"
Veya: "Bir Cumhuriyet kadını olarak Çağlayan mitingi için çağrı yapacağına, türbanla uğraşıyorsun, yazıklar olsun!"
Oysa ben sadece gazeteci refleksiyle, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez eşi türbanlı olan bir Cumhurbaşkanı adayının açıklandığı günün ertesinde, bir kesimden kadınların duygularını okurlarımla paylaşmak istemiştim.
Laikler bir gün rötarla
Laiklik vurgulu mesajlar ise ancak bir gün rötarla akın etti:
Bu yazıyı da sadece gazeteci refleksiyle yazdım. Tepkilerin zamanlamasındaki 24 saatlik rötar, sizce neyin işareti?
mtamer@milliyet.com.tr

