Bu nasıl iş?
Üç gün önce Kayseri'de sezonluk hedeflerinin sonuncusunu yitiren bir takımı, sıradan görünen lig maçına motive edebilmek kolay iş değildi.
Koşullar, mutlak puana ihtiyacı olan Antalya açısından daha iyi olamazdı ve Trabzon'u yenmesi akla gelebilecek ilk sonuçtu.
Temposuz, top kayıplarının had safhada olduğu ilk yarıda her iki takım da deyim yerindeyse "sıkmadan oynarken", buldukları eşit sayıdaki gol pozisyonundan tribünleri ayağa kaldıracak vuruşlar gelmedi. Bu bölümde Antalyaspor savunmacıları, Ceyhun ve Umut'a, Trabzonspor kalecisi Tolga ise Ali Zitouni ile İlyas'a geçit vermedi.
İkinci yarıda adına futbol dediğimiz o güzellik geri geldi. Aslında fitili ateşleyen Yılmaz Vural'ın yaptığı iki değişiklik oldu. Ahmet Dursun ve Mustafa Gürsel ile skor avantajını yakalamak isteyen Antalyaspor, golü kendi kalesinde gördü. Önce Umut, ardından Gökdeniz savunmanın hatalarını affetmedi. Tabi bu arada Ceyhun ve Ömer Rıza'nın asistleri de unutulmamalı.
Ardından Antalyaspor'un o klasik baskılı oyunu geldi. Geçen hafta Beşiktaş'a ecel terleri döktüren kırmızı - beyazlı ekip, Ahmet Dursun'un golüyle beraberlik için umutlandı. Hatta son 15 dakikada çok daha fazlasını yapabilecek fırsatlar buldu. Ancak bu sezon inişli - çıkışlı performansıyla zaman zaman bizi de şaşırtan Tolga, adeta kalesine duvar ördü. Sahada Volkan, Uğur ve Dziewicki'ye kulübe de ise Yılmaz hocaya saç yoldurdu.
Bir kez daha iddia ediyorum. Trabzonspor baskı altında oynamadığı her maçı kazanabilecek kapasiteye sahip. Dünkü galibiyet de bunun canlı örneği.
Antalyaspor, rakiplerinin kazanmasının ardından düşme kabusunu yeniden görmeye başladı. Üstelik Galatasaray sınavı öncesi kaleci Cordoba ve İlyas'ın yokluğu da işin tuzu biberi oldu.
cersen@milliyet.com.tr

