Hep böyle olsa...
Sessiz sedasız, boşluk içinde, küme düşen, bayrak çeken bir takım önünde Galatasaray bu sezonun en rahat, en sorunsuz maçını geçerken mutlaka "keşke hep böyle olsa" diye düşünmüştür. Tabi olmuyor. Her maç farklı oluyor. Sezon boyunca bir sürü stres yüklü, riski fazla maç oynuyorsun.
Kadron yeterliyse bu maçları kaldırabiliyorsun. Yeterli değilse böyle geride kalıp önündekilerin kaybetmesi için sadece dua etmekle yetiniyorsun. O yüzden şampiyonlukta işin mucizelere kalıyor, o yüzden puan farkları açılıyor. Galatasaray'da kadrosunun yetersizliği yüzünden bugün bu durumlarda.
Aslında dünkü maçın çok konuşulacak fazla bir şeyi yok. O yüzden farklı konulara maç kritiği içinde kolaylıkla değinme şansımız var. Örneğin bu maç neden 21.00'de başladı. Bir Allah'ın kulu bunu çıkıp niye açıklamaz. Kim ister, neden oynatır?
Trabzon kupa maçı oynamış. Cumartesi oynatıyorsun tamam. Bu maçı cuma oynat. Hadi oynatmadın. Bu maçı üçte oynat, Trabzon'u 19.00'da. Tamam bunu da yapmadın. O zaman tersine döndür. Trabzon 15.00'de oynasın, bunu da 19.00'da. Neden 21.00 belli değil. Üstelik seyirci yok. Bomboş bir stad. Tam işkence.
Garip sorular
Diğer konu farklı. Song geçmişte sağ bekte oynamış. Hem de iyi oynamış. Emre - Tomas Song yokluğunda iyi ikili olmuş. Sağ kanat eksik olunca Song zorunlu kadroda.Ama Gerets Tomas'ı Emre'nin yanından alıp sağa koydu. Song onun yerinde. Neden Song'u sağda oynatmadı ben anlamadım.
Belki Gerets'in bir bildiği vardır diyeceğim ama düşünüyorum bulamıyorum. Maç anlamsız, gereksiz ve heyecansız olunca insanın aklına garip garip sorular geliyor.
Ayıp olmasın diyerek biraz da maçtan söz edelim. İddaa'da bu maç için Galatasaray galibiyetine 1.20 veriyor. İnanılmaz bir oran. Çünkü Sakarya diye bir takım çoktan yok olmuş.
Seyircisi kapı dışarı edilmiş, futbolcusu özünü, hedefini kaybetmiş. Galatasaray'ın ise ufakta olsa umut kırıntıları var. Yani maç aslında maçtan önce belli. Üç mü, yoksa beş mi diye rahatlıkla tahminde bulunabilirsiniz. Nitekim öyle bir maç oldu. Sezonun en huzurlu maçını oynadı Galatasaray.
Golleri rahat buldu, golünü atıp santrasını yaptı. Kendini hiç sıkmadı. Mehmet Güven, Beşiktaş maçı sonrası kendine geldi. Mehmet Topal iyi oynadı. Song formasına kavuştu. Ümit Karan'ın sıyırtma golleri neşe getirdi. Gerets sakalını yolmadan maç izledi. Sakaryaspor'da asla kurtulamadığı o asansörden bu yıl da çıkamadı.
hozer@milliyet.com.tr

