Kriz yönetimi...
Fenerbahçe bir kriz yaşıyor. Pardon, iki kriz yaşıyor. Biri saha içinde, biri dışında. Saha dışındakinin çok iyi yönetildiğini söyleyemem. Gereksiz bir tansiyon yükseltmesi, sağduyulu yaklaşım ve iyi analizin olmadığı bir kriz yönetimi. Saha içi ise gerçekten felaket.
Yazılarımı dikkatle takip edenler, bu analizlerin kaleme alındığı dönemlerde Fenerbahçe'nin uzak ara lig lideri olduğunu, tartışmasız şampiyon gösterildiğini biliyorlar. Halbuki Fenerbahçe'nin iyi futbol oynadığı maç sayısı çok az. Zaten bu tercihlerle, bu saha dizilişiyle iyi oynaması bana göre mümkün değil. Sadece kazanmak, büyük takım taraftarına yetmez. Fenerbahçe'nin iyi futbol oynaması lazım. Peki bu kadro, bu tercihler ve bu sistemle Fenerbahçe iyi futbol oynayabilir mi? Asla...
Sistemin paramparça ettiği, üst düzey verimlilik alınması mümkün olmayan dört tane futbolcu var Fenerbahçe'de. Bunların üçü Fenerbahçe'nin hatta, Türkiye liglerinin yıldızları. Biri Tuncay, biri Tümer, biri Alex. Diğeri de Deniz. Lütfen bir Allah'ın kulu çıksın söylesin Deniz ve Aurelio'nun oyun mimarlığı yapacağı bir büyük takım olabilir mi? Bu takım tempo futbolu oynayabilir mi? Tümer ve Tuncay'ın, özellikle Tuncay'ın sağ kanadı kullandığı Fenerbahçe'de takım etkinliğinden söz edilebilir mi? Bunlara Kezman'ı da ilave edebilirsiniz. Kezman bir kurbanlık... Sağ çizgiye, sol çizgiye çıkıyor, arıyor, mücadele ediyor. Bunları ne için yapıyor, geriden kendisini destekleyecek beşli için. Orta alana mahkum Aurelio ve Deniz gidemez. Kenarlara mahkum Tuncay ve Tümer gidemez. Bu kadar boş alanı kullanması fizik olarak mümkün olmayan Alex ise sadece zaman zaman gidebilir. Diğerlerini saymıyorum. Dış saha krizini haklı olmasına rağmen iyi yönetemediyse Fenerbahçe yönetimi, sahada mücadele edenlerin sorumluluğunu azaltır. Halbuki şimdiye kadar Fenerbahçe rakiplerini hakikaten ezmiş, golleri verilmemiş, sahada perişan edilmiş değil. Fenerbahçe böyle bir futbol oynamıyor ki.
Kadro ilkel kalıyor
Sistemler tabu değildir. Bugün Fenerbahçe'nin elindeki kadro, bu sistem için son derece ilkeldir. Sistemleri futbolcuların bireysel üstünlükleri belirler. Ama Fenerbahçe bu sistemi başarıyla oynayabilecek bir kadro yapısına sahip değil. Sistem değişikliği hem bireysel performansı hem takım performansını son derece etkin kılabilir. Fakat Fenerbahçe bir kriz yaşıyor ve takımlardaki kriz yönetimlerini etkili kılmak çok farklı bir hadisedir.Bu görüntüde Fenerbahçe'nin bunu başarması mümkün görünmüyor. Sen ligin düşme mücadelesi veren vasat takımlarına karşı bu tercihleri kullanırsan bir hafta, üç hafta sonra gideceğin Beşiktaş, Galatasaray maçlarında ne yapacaksın? Esasında bundan daha fazla yazılacak eleştiri var, ancak bence gerek yok. Fenerbahçe kendi kendini zora soktu. Bu zorluğu yaşamaya, böyle görüntülerle devam etmesi de olasıdır. Kısacası Fenerbahçe güvenini yitirmiş bir görüntüden kurtulamıyor. Kriz yönetimi ayrı bir sanattır. Fenerbahçe bunu başaramıyor.
Buraya kadar sadece Fenerbahçe'den bahsettim. Karşısındaki Denizlispor'un mükemmel mücadelesini, kaybetmeme azmini gözardı ettiğimi düşünmeyin. Bu görüntü itibariyle bir puana üzülmesi gereken takım Denizlispor'dur. Herkes vazifesini fazlasıyla yerine getirdi.
Bunlara Yusuf kalitesi ilave olunca Denizli'nin nasıl bir takım olduğu ortaya çıktı. Güvenç Kurtar ile yakaladıkları yükseliş trendleri devam ediyor.
mdenizli@milliyet.com.tr

