
Yaman TÖRÜNER
Çözüm
Tepkisiz demokrasi
Cumartesi günkü "Uzlaşma Kültürü" başlıklı yazımda, sanki Genelkurmay açıklamasını sezmişim gibi bir yorum vardı. "Görülen o ki, AKP, uzlaşma kültürünü ve demokrasiyi yeterince özümseyememiş. "Oyunun Kuralları" ile "Oy'un Kuralları" birbirine karıştırılıyor" demiştim.
Açıklama normal
Demiştim.
Türk Silahlı Kuvvetleri de (TSK), siyasi sistemimizin taraflarından biridir. Herkes gibi, onların da tepkisi hoşgörüyle karşılanmalıdır. Sonuçta, cumhurbaşkanı olmakla, TSK'ya da "başkomutan" olacak bir kişi seçilmektedir. Cumhuriyetimizin laiklik kuralının yok sayılması uygulamalarına karşı, hükümet önlem alamamıştır.
Halk sokaklardadır. Yargı organları, üniversiteler, işadamları görüşlerini bildiren açıklamalar yapmışlardır. TSK'nın bir görüş yayımlaması da normaldir. Şimdiye kadarki tepkilerinin göz ardı edilmesi üzerine, TSK'nın bu açıklamayı yapmış olduğu unutulmamalıdır.
Sert tepki kaçınılmazdı
Bazı yazarlar demokrasi kültürünü, "halkın seçtiğini olduğu gibi kabul etmek ve eleştiri kabul etmemek" zannediyorlar. "Uzlaşma Kültürü"nü içine sindirememiş olmayı göz ardı edip, "en iyi demokrasi, tepkisiz demokrasidir" demek istiyorlar.
Çevremizde Türkiye dışında demokratik rejimi bu denli uzun sürdüren bir ülke yok. Bu denli uzun bir demokratik süreci yaşamamızda, ne denilirse denilsin, sağduyulu TSK'nın da katkısı oldu.
Demokrasilerde tepkiler olur. Bunlar çeşitli biçimde yerine getirilir. Hükümetler bu tepkileri göz ardı etmemek ve değerlendirmek durumundadırlar.
Yüz binlerce kişinin tepkilerini dile getirmek için toplandığı bir mitingi değerlendirirken, Başbakan'ın "bindirilmiş kıtalar" deyimini kullanması, daha sert bir tepki verilmesini kaçınılmaz hale getirmişti.
Şimdi yapılacak şey, acilen seçime gidilmesidir.
ytoruner@milliyet.com.tr

