|
 |
|
|
Haslet'in büyük oyuncakları
yural@milliyet.com.tr
Haslet Soyöz benim tam 27 yıllık arkadaşım. Birlikte o kadar çok şey ürettik ki, saymakla bitmez. Kitaplar hazırladık; çocuk dergileri için çizgi romanlar, süreli öyküler, oyun sayfaları, CD-Rom oyunları... Özellikle Miço'da yayımladığımız "Mavi Eşek ve Arkadaşları" okurlarca öylesine sevildi ki, macera tam bir yıl sürdü. Aldığımız pek çok mektupta, Haslet'in desenlerini taklit ederek kendilerine göre farklı biçimlerde yorumlayan çocuklar, bize yayımlamamız için "Mavi Eşek ve Arkadaşları"nın desenlerini gönderdi. Bunların içinde zaman zaman Haslet'in ve benim karikatürlerim de yer aldı. Çocukların çok yakından tanığı kedim "Marsık"ın çizgi yaratımı da Haslet'in elinden çıkmıştır. Çocuk dergilerine öylesine çok emeği geçmiştir ki, özellikle "Milliyet Çocuk Dergisi"nin hemen hemen her sayısında onun, küçük de olsa bir deseni, ya da gazetemizde yayımlanan çocuk sayfasının tepesinde "Küçümen"in bir deseni kesinlikle yer almıştır.
* * *
Haslet bu yıl, resim sergilerinden ikincisini M. Rahmi Koç. Sanayi Müzesi'nde izleyenlerin beğenisine sundu. Bunlar, bugüne kadar yapılan resim çalışmalarından çok farklıydı. Çünkü büyük bir çocuğun dünyasındaki büyük oyuncakların bir tür sergisiydi bu "Taşıtlar" sergisi. Hava, kara, deniz taşıtlarının bugüne kadar yapılmamış bir sergisi... Haslet sergisine, yetişkinlerin anılarında kalmış bu büyük oyuncaklara, onların ilgisini çekebilmek için taşıtların yaşadıkları dönemde aldıkları adları verdi: "Vesait-i Havaiye, Berriye, Bahriye..." yani "Hava, Kara, Deniz Taşıtları..." Bu taşıtlar elbette ki sıradan araçlar değildi. Öyküleri olan, ülkemizin yaşamında önemli varlıklar olan ve kullanıcılarıyla, satın alanlarıyla bir biçimde kendilerini tarihe geçirmiş; kimileri ülkemizin geleceğinde önemli kazanımlara, amaçlara araç olmuş taşıtlardı.
* * *
Haslet taşıtlara karşı özel ilgisi ve merakı olan bir ressam, bir karikatürist, bir çizgi romancı ve bir gazetecidir. Bu öylesine bir meraktır ki, topladığı atık kâğıtlardan, tahta parçalarından, çikolata yaldızlarından, oraya buraya atılmış ve hiçbir işe yaramayacağını düşündüğünüz çöplerden size bire bir küçültülmüş oranıyla bir dakota uçak yapabilir. Bunların bütün iç, dış aksesuvarlarını yerli yerine yerleştirmesi bir yana, hangi araç olursa olsun motor gücünü, işletim sistemini, teknik her özelliğini ondan öğrenebilirsiniz.
* * *
Bu sergi 23 Nisan'da bitti. Sergiyi gezerken gazeteci arkadaşım Coşkun Aral, "Bu sergide resimler öylesine güzel ki, insanı çocukluk günlerine taşıyor. Resim ustaları ne söyler bilmiyorum ama, bu sergi Türkiye Cumhuriyeti'nin bir taşıtlar envanteri olarak tarihte her zaman yerini alacaktır," dedi. Gerçekten de bu sergiden ve bu serginin özgün kitabından bilmediğim o kadar çok şeyi öğrendim ki, gerçekten köşem elverseydi bunların hepsini size tek tek anlatmak isterdim. Ben yalnızca size Vecihi Hürkuş'tan birkaç satır aktaracağım: Birinci Dünya Savaşı sırasında Spat kendi sınıfının en başarılı uçağı kabul edilir. Aynı isimli Fransız firması bu uçakların modelini Louiz Bachereau adlı bir tasarımcıya çizdirir. Yıl 1918'dir. Bu uçaklardan tam 8472 tane üretilir ve gökyüzüne salınır. Fransızlar, İngilizler, Belçikalılar, Ruslar ve Amerikalılar da bu uçaklardan kullanırlar. Kurtuluş Savaşımız sırasında İtalyan tüccar Parakini'den 20 adet Spat alınır ve bir gemiyle Mersin'e getirilir. Konya'da bu uçaklara savaş teçhizatı takılır ve böylece uçaklar Hava Kuvvetlerimize katılır. 1926'ya kadar Spat'lar havacılıkta yaşamlarını sürdürürler ve Türk havacılık tarihine adını altın harflerle yazdıran Vecihi Hürkuş da bu uçaklarla uçan pilotlar arasındadır. Çılgın fikirleri ve havacılıktaki olağanüstü başarısıyla Türk havacılığının önemli pilotları arasında yerini alır. Vecihi Hürkuş'un daha sonraki yaşamı da havacılık dünyasında sürer. Öylesine ilginç şeyler yaşanır ki, bunları da bence sizler bulup okumalısınız.
* * *
Ben Haslet'in resimleri üzerine bir yazı yazacak kadar kendimi yetkin bulmuyorum. Ama benim için o, bir kardeş olmanın yanı sıra becerileri, yaşama sevinci ve tutkularıyla her zaman güzel bir insan olarak yerini korur. Onun birinci pilot olduğunu söyleyemem, ama birinci pilotun yanında ikinci pilot olarak bir C-47 uçağını uçurduğunu çok iyi biliyorum.
|
|
|

|