
Çetin ALTAN
Şeytanın gör dediği
Davulla zurna, boks maçına çıktığında
Sanırım bugünkü gazete manşetleri, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararı bayraklaştıracak.
Ya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, adaylığını koyduğu cumhurbaşkanlığı için, Meclis'teki oylama turları devam edecek; ya Meclis feshedilerek seçimlere gidilecek.
***
Evren Paşa'nın kendi "kışla" parfümlü egemenliği için, -anayasa hukuku sınavına girse sıfır alacak-, Türkçe yazılımı da pek parlak olmayan bir Anayasa'nın, Cumhurbaşkanlığı'na tanıdığı haklar; "cami" parfümlü bir Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı'nın eline geçme sakıncası belirdiğinde...
"Allahsız komünizmi" sık sık idam sehpalarına göndermiş bir laikliğin, ırzı da paymal olur, cumhuriyet ilke ve inkılapları da...
***
Köyceğiz'den İstanbul'a dönerken, iç hatlar için yeniden düzenlenen Dalaman Havalimanı salonlarının kafeteryasında; kapiçino da enfesti, kızarmış ekmek dilimleri üstünde, eritilerek incecik yayılmış sıcak kaşarlı tostlar da. Ayrıca tostların ortasında yuvarlak bir dilim de kızarmış sucuk vardı.
***
Bizim Anayasa'nın, evrensel anayasa hukuku açısından "onlar-biz" ayrımını iyice somutlaştırıp somutlaştırmadığıyla, "çağdaş uygarlık düzeyine" ne kadar merdiven kurup kurmadığı, hiçbir yolcunun umurunda değildi.
Dalaman Havalimanı salonları "onlar"dan, yani burjuvalaşmış bir dünyadan uzantılıydı; ne "kışla" parfümlüydü, ne de "cami" parfümlü.
***
İstanbul'a inince, hava kirliliği yüzünden mavisi kaybolmuş bir gökyüzü, "arapsaçı" deyiminin yerini almış bir trafik keşmekeşi ve 850 bininin sakıncalı olduğu saptanmış, ufuklara doğru yayılıp giden evleriyle; tam "biz" dünyasının yeniden içine düştük.
***
Rönesanstan, matbaanın keşfinden, okyanus açılımlarından, endüstri devriminden ve sınıf bilincinden yoksun olan "biz"...
Gerçi cumhuriyet ilke ve inkılapları sayesinde "onlar" gibi olacaktık ama; bir türlü olamamış ve 2. Dünya Savaşı'na da girmediğimiz halde, "yaşam kalitesi" açısından Yunanistan'ın dahi 65 basamak altına düşmüştük.
Neyse ki "Türküm" demek mutlu olmaya yetiyordu.
***
Ankara'da Tandoğan, İstanbul'da Çağlayan mitinginin göz kamaştıran yüz binlerce bayrağı; "çağdaşlığı", yani "onlar"ı, yani "onlar"ın simgesi olan piyanoyla kemanı temsil ediyor; ama Avrupa vatandaşı olmayı da reddediyordu.
Bizim, burjuva tüketimi ve görünümü sayesinde, köylülükten bir hayli arınmış olan milyonlarımız; "biz"in simgesi olan davul zurnadan kopamıyordu.
Davul ise "kışla" parfümlü bir laiklik olarak değerlendirildiğinde; zurna da "cami" parfümlü bir köylülük sayılabilirdi.
Ve davulla zurna da, boks maçına çıkmışlardı.
***
Davul zurna boksu dışında, kendi evrensel gelişimini yaşayan Köyceğiz; kuaförden geçmemiş bir İsviçre sakinliğindeydi.
Bir yörük ailesinden gelme olan ve hem ev işlerine, hem de bahçe bakımına yardım eden Feriştah; ne cumhurbaşkanlığı seçimleri, ne de genel seçimlerle ilgiliydi. Tandoğan ve Çağlayan mitingleri de, onun çok dışındaydı.
***
Gövdesi bir çatal halinde gelişmiş olan yüz yıllık dev bir günlük ağacının, vaktiyle gövdesinden kesilmiş kalın bir dalının yeri, saksı büyüklüğünde düz bir budak boşluğu olarak kalmıştı.
Feriştah, yüz yıllık günlük ağacının gövdesindeki düz budak boşluğuna bir sardunya dikti ve sardunyalar ağacın gövdesinde açıverdi kıpkırmızı.
***
Dün İstanbul'da işçi sendikalarının izinsiz 1 Mayıs gösterilerini engellemek için, ulaşım iptal edilmiş gibiydi.
Bendeniz ise sevgili dostum Diş Doktoru Sonya'ya gitmek zorundaydım, ama nasıl?
Elbet vatan, vatandaşlardan önemliydi. Oligarşik bir çağdaşlığın davulu buna inanıyor ve egemenliği taşra zurnasına kaptırmak istemiyordu.
***
Yarın ise Göztepe'de saat 9-15 arasında elektrikler kesilecek.
Bizim oturduğumuz kat, yerden 50 metre yükseklikte; asansörler de çalışmayacağı için, evde mahpus kalacağız. 225 basamaklı merdivenleri inip çıkacak halim yok bendenizin.
***
Genel seçimler de çalkantısız geçmeyeceğe benzer.
Kim bilir bir yıl sonra, neler ve neler manşet olacak?
***
21. yüzyılın kocaman dişlileri, ne "biz bize benzeriz" saptamasına kulak asıyor, ne davul zurna boksuna, ne de anayasa hukukunu pas geçmiş, özel türden anayasalara...
c.altan@prizma.net.tr

