
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Ankara'da hâkimler var
Hukuk boyutunu tartışmayacağım, ama Anayasa Mahkemesi Türkiye'yi rahatlatan bir karar verdi.
Toplumun büyük çoğunluğunun nabız atışı bu karara yansıdı.
Demokrasi içinde kalarak sağduyulu adımlar için bu bir şanstır.
AKP, artık daha fazla ısrarlı olmadan "seçim kararı" almalıdır.
Bundan sonra yeniden 1. tur için 367 katılımı bulmak üzere her zorlama şaibe üretebilir. Zaten böyle fısıltılar dolaşmakta.
Şimdi "aranan kan" olarak 9 milletvekili bulunma bile tarihe Güneş Motel hükümeti olarak geçen olay anımsanacaktır.
En başta zaten hak etmediği halde yıpratılan Abdullah Gül'e de yazık olur.
Sağlıklı çözüm, hiçbir şaibe iddiası yaratılmadan zorlamayı bırakmak ve seçime gitmektir.
Erken seçim, bahar yağmuru gibi zehirli havayı temizleyecektir.
Daha önceki bu tür bunalımlarda seçime gitmek basireti gösterilseydi, yakın siyasi tarih belki de o bilinen acılı süreçlere parantezler açmazdı.
Ne yazık ki AKP, "turlara devam" havasında.
"23 Nisan Bayramı'na Kutlu Doğum Haftası alternatif şenlik mi?"
Neden böyle bir soru?..
23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı gene Kutlu Doğum Haftası ile örtüştü.
Kutlu Doğum Haftası, Müslümanların Peygamberi Hz. Muhammed'in doğum günü olan 20 Nisan'ı kapsar. 16 Nisan'da başlamış ve düzenlenen program gereği 22 Nisan'a kadar sürmüştür.
Ancak bu Diyanet İşleri'nin "Kutlu Doğum Haftası takvimidir".
Oysa... Çeşitli dernekler(!) Kutlu Doğum Haftası'nı hâlâ sürdürüyorlar.
23 Nisan'da başları örtülmüş, çarşaf giydirilmiş henüz çocuk yaşındaki kızların ilahiler söylemesi işte bu "uzatmaları" yapılan ve 1 aya yayılan "Kutlu Doğum Haftası" nedeniyledir.
Aslında Peygamber Hz. Muhammed, miladi takvimle 20 Nisan 571'de doğmuştur, fakat hicri takvimin 354, miladi takvimin ise 365 gün olması nedeniyle aradaki 11 günlük fark birikerek yıllar boyu önemli kaymalar olmaktadır.
Hz. Muhammed'in doğum günü Mevlit Kandili'dir. Hicri takvime göre hesaplansaydı, tıpkı ramazan gibi değişik mevsimlerde kutlanacaktı.
İlk kutlama; 1989
Arap ülkelerinde ve özellikle Hz. Muhammed'in doğduğu ve öldüğü Suudi Arabistan'da böyle bir uygulama yok.
Sadece Rusya, Afrika'nın bazı Müslüman ülkeleri, ABD ve Avrupa'daki Müslümanlar arasında böyle bir uygulama var.
Türkiye'de de ilk uygulama tarihi 1989... Özal dönemi.
Hangi takvimin uygulanacağında kafalar karışıkmış(!)
Ancak... 2003 tarihinde, yani, AKP iktidarı döneminde karışıklık olmaması(!) gerekçesiyle bu kutlamaların miladi takvime göre her yıl 20 Nisan'da yapılmasına karar veriliyor ve o tarihten beri uygulanıyor.
"23 Nisan'a alternatif kutlama" kuşkularının yoğunlaşması bu sebepledir.
23 Nisan ve sonrasında da yapılan ve başları örtülü, çarşaflı çocuk yaştaki kızların ilahi söyledikleri Kutlu Doğum gösterileri ise özel kuruluşlara ait. (Ya bazı valiliklerin koruyucu kanatları?..)
Ne yazık ki, inadına "23 Nisan'a alternatif kutlama" kafası seziliyor.
2003 yılında Hz. Muhammed'in doğum günü için miladi takvime geçiş olmasaydı, bu "alternatif kutlama" yolu kimilerine açılmazdı.
Güvenlik önlemleri elbette gerekliydi. Çünkü Taksim Meydanı'nda hâlâ "faili meçhuller" dosyasında kalan kanlı 1 Mayıs'ın 30. yıldönümü duyarlı tarihtir.
Mitingin Taksim Meydanı'nda yapılması, öngörülemeyen felaketlerle sonuçlanabilirdi.
Ama... Taksim için tedbir alırken, dünyanın bu en büyük metropollerinden birinde yaşamı durdurmak olur şey değildir.
Ne yazık ki... Cumhurbaşkanlığı süreci gibi 1 Mayıs da ele yüze bulaştırılmıştır.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

