
Osman ULAGAY
Dünya gözü
'Az darbe, az irtica, az demokrasi' formülü
Dün sabah bindiğim taksinin şoförü radyoda Ali Babacan'ın konuşmasını dinliyordu. Babacan, Türkiye'de yaşanan gelişmeler nedeniyle AB hedefinin tehlikeye girmesi halinde ekonomik istikrarın da bozulabileceğini söylüyordu.
İneceğim yere yaklaşırken 50 yaşlarındaki şoför bir açıklama yapma gereğini duydu, "Her an darbe falan olabilir diye radyoyu hep açık tutuyorum", dedi. Bunu duyunca acıklı halimize kahkahalarla gülmeden edemedim. Bunca yıl sonra hâlâ darbe beklentisiyle yatıp kalkmamız acıklı olmanın ötesinde fevkalade kaygı verici bir gelişme.
Belki de ben büyütüyorum olayı ama duygusal tepkilerin karşılıklı olarak tırmandığı ortamda, Türkiye'nin çok boyutlu bir çıkmaza sürüklenmesinin mümkün olduğunu hissediyor ve derin kaygılara kapılıyorum.
Rejim krizi
Duygusal tepkilerin yükseldiği ve bir çatışmanın ilk adımlarının atıldığı bir ortamda serinkanlı ve sağlıklı bir değerlendirme yapmak kolay değilse de son günlerde yaşananları hatırlayarak bazı saptamalar yapmak mümkün.
Baykal dramı
Bunların ötesinde Meclis'teki tek muhalefet partisi konumundaki CHP'nin tavrı da olası bir rejim krizine çanak tutuyor ne yazık ki.
Önceki gün CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın basına yaptığı açıklamaları izlerken mideme kramp girdi. Olan bitenden yalnızca iktidarı sorumlu tutan Sayın Baykal, Genelkurmay'ın gece yarısı muhtırasına karşı bir kelime bile etmemeye özen gösterdi. Tersine, AKP'yi frenleme çabasında bir müttefik bulmanın mutluluğunu yaşıyordu sanki.
Türkiye'nin tek hâkimi haline gelme rüyaları görürken fena bir çelme yiyen AKP iktidarı durumun vahametini kavrarsa "az darbe - az irtica - az demokrasi" formülüyle, olası bir seçime kadar oyalanabiliriz belki de.
oulagay@milliyet.com.tr

