Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Mayıs 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuklu aile çayırları

Maksat çocuklar eğlensin. Ben de bu esnada salıncakta sallandım, plastik topla voleybol oynadım, uçurtma uçurmaya gayret ettim, olmamış erikleri dalından yedim... Mangalın sınıfı olmuyor, insan çayır çimene doymuyor!

tubakyol@yahoo.com

Plansız bir kimseyim. Hafta sonu planı yapmam ben mesela. Sabah uyanırım; ne denk gelirse, denk gelenler arasından canım neyi çekerse, onu yaparım. Gazetelerde, dergilerde çıkan "Şuraya gidin, bunu izleyin, orada yiyin"lere pek bakmam. Benim fiziksel kapasitem, hareket kabiliyetim falan sosyal aktivite kovalamaya müsait değil. Bir şey kaçırdığımı da düşünmüyorum açıkçası.
Geçen hafta sonu Polonezköy denk geldi.
Arkadaşlarımız sabah erkenden aradılar. Onların üç çocuğu var. Ben onların çocuksuz hallerini de bilirim, plansızdılar. Şimdi tabii saniye saniye planlılar.
"Pazartesi de tatil, haydi kıpırdayın biraz" dediler.

Çocuklular elini kaldırsın
Böylece Polonezköy'e gittik. Yıllar evvel abim ve o zamanki karısıyla gitmiştim. Yeşil-meşil, güzeldi. Yine öyle. Yeşil-meşil.
Fakat yeşillikler üzerine serpiştirilmiş bu kadar çok çocuk hatırlamıyorum ben. Gözüm mü görmemişti o zaman, yoksa çocuklular henüz burayı keşfetmemişler miydi; bilemiyorum.
Polonezköy'de yine çocuklu, iki çocuklu arkadaşlarımızla buluştuk kahvaltıda. Çocuk sayısı etti beş. Sadece bizim masada!
İstanbul'un tüm çocuklu aileleri burada mı?
Burada!
Her masada üç-beş var.
Tabii çocuklar masada oturmuyorlar. Gittiğimiz yerin -Stella galiba adı- çocuk bahçesi de var. Orada oynuyorlar. At biniyorlar.
Ne yalan söyleyeyim, ben önce aşırı doz çocuktan kısa süreli bir baş dönmesi yaşadım. Biri koşuyor, biri ağlıyor, biri bağırıyor... Hiii!
Bu esnada kiminle karşılaştık peki? Hürriyet Cumartesi yazarı Tolga Akyıldız'la. "Yoksa senin gizli bir çocuğun mu var?" dedim. "Benim yok ama yaş durumundan arkadaşlarımın var tabii" dedi.

Kendi uçurtmanı kendin al
Öğle yemeği için Polonezköy Country Club'a geçtik. Her kesenin kendine göre bir piknik keyfi var belli ki. Kimi otoban kenarında, kimi country club'da... Ama mangal ortak payda.
Ben bu esnada yer-gök çocuk durumuna alıştım.
Çocuklarla annelerine çiçek topladık. Böyle de eski moda bir ablayım. Gerçi artık bana "teyze" bile denebilir ya neyse.
Öyle denmesin diye herhalde, sevgilimi çocukların plastik topuyla voleybol oynamaya ikna ettim. Aman bir zıpladım, bir koşturdum, ne hareketler, ne hareketler... Diğer büyükler de katıldı. Topu düşürmeden kaç vuruş yapacağız bakalım. İlk hedefimiz 10. Sonra 20. Vaooov. 30'u bile geçtik sonunda.
Uçurtma uçurmaya da çalıştım, olmadı. Çocuklardan biri üstüne basmış, uçurtma yırtılmış. İpi de kısaydı zaten. Uçurtmayı yapıştırdık, ipi uzattık. Yine olmadı. Erkekler hırs yaptı bu defa. Yeterince yükseltemeyip uçurtmayı uzaklarda bir yere düşürdüler; beceriksizler!
Herkesin pek gıcık olduğu çocuk taklidi yapan kadınlar vardır ya hani. Ben aslında onlardanım. Ama herkes çok gıcık olmasın diye çocuk taklidi yapan kadın taklidi yapıyormuşum gibi yapıyorum.
Sevgilime şımardım hemen. "Bize uçurtma al. Lütfen, lütfen..."
Almadı.
Yakında bir yerde satılsa, biliyorsunuz ben aynı zamanda "özgür kadın"ım, kendi uçurtmamı kendim alırım, tek başıma kendim uçururum ama...Yoktu ki!

Kene alarmı çalmadan...
Sonra Hayvan Parkı'na gittik. Tavuskuşları vardı; sülünler, kurbağalar, kaplumbağalar, tavşanlar, kuğular, keçiler, lama, karaca...
Bu çocuklar hiç yorulmaz mı?
Yorulmuyorlar.
Ben yoruldum. Çocukları yatırırken beni de yatırsalardı eğer, itiraz etmezdim. Fakat büyüklerin programı çocuklar yatınca başladı.
Country Club'da ev tutmuştuk biz. Çok da güzel bir mimarisi var evin, fakat hepsi bu. Lüzumsuz pahalı, üstelik de kötü işletilen bir yer. Giderseniz, bana küfretmeyin yani, açıkça söylüyorum, kalınacak yer değil.
Şömineyi yaktırdık.
Evinde şöminesi olup da yakmayanlar; üşenmeyiniz, ateş izlemek şahane bir şey. Amerika'da en çok satılan DVD'lerden biri şömine DVD'si.
Oturduk ateşe baktık, sohbet ettik, kanasta oynadık, az içki içtik, çok çay içtik...
Ertesi gün evin önündeki çimenlerde oturup kitap okudum. Kene alarmı verilmeden önce bir çimen keyfi yapalım bari.
Evin önündeki ağaçtan da minicik erikler toplayıp yedim.
Hiç de karnım ağrımadı!
Bu kez Ludwik'te yine iki çocuklu başka arkadaşlarla buluştuk.

Bizi şimdi gay bar paklar
Çocuklu aile tatili budur.
Sözün özü, hafta sonunun özeti de şudur: Eğlendim.
Kaç hafta sonudur çocuksuz arkadaşlar 3'e çağırıyorlardı. Hani şu içinde boks ringi olan El Hamra Pasajı'ndaki gay kulübe.
Son anda ekiyordum.
Gidince şimdi, sabaha kadar "dens dens dens"...
Eğleneceğiz, biliyorum.
Ama çok da yorulacağız diye üşeniyordum.
Aşırı doz çocuk zehirlenmesine panzehir olarak bu hafta sonu gidelim, coşalım, açılalım diyorum.

manik depresif köşe

Stella'da olduğumuz saatte mangallar henüz yakılmamıştı ama masalar fazla dip dibe, yer de eğimli... Çocuklar için tehlikeli değil mi?
Ludwik'in etrafı da dikenli tellerle çevrili. Teller de paslı. Çocuklarla kovalamaca oynarken az kalsın ben yaralanacaktım diye demiyorum, kendim için katiyen bir şey istemiyorum; hakikaten çocuklar için çok tehlikeli. Tam dikenli telin yanında da kaydırak var!
Hayvan Parkı'nda, neyse ki bizim çocuklardan birinin değil ama deve bir çocuğa öyle bir hamle yaptı ki, az kalsın kafasını ısıracaktı.
Çocukları için iyi şeyler yapmaya çalışan aileler büyük bir pazar. Türkiye'de de onlara yönelik bir sürü hizmet verilmeye başladı artık.
Biz büyükler olarak Türkiye'de göstermelik işlere alışkınız. Ama çocuklar söz konusu olunca göstermelik iş sadece can sıkmıyor, can yakması ihtimali de artıyor.
Depresyondayım.


CUMARTESİ
Tasarımcı ürünleri ucuza satılacak
Balonun gözdesi balon etek
Sazlı sözlü muhalefet projesi
En moda En yeni
ne var, ne yok
"Bu yazın trendi kır çiçekleri"
Tasarım ve dekorasyonda urban cool yaklaşımlar
Marakeş'in mistik bahçesi
İnternetten çeyiz alışverişi
Annelik, gaz meselesi ve diğer şeyler





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet