TÜSİAD komşuluk raporu hazırladı
Yeni komşuluk politikası gerekli
TÜSİAD, hazırladığı raporla Türkiye'nin, gerek AB gerek güvenlik için kapsamlı bir komşuluk politikası geliştirmesine ihtiyaç duyduğunu belirttiEKONOMİ SERVİSİ
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) 'Avrupa Birliği'ne Katılım Sürecinde Türkiye'nin Komşu ve Çevre Ülkeler Politikası - Stratejik Yaklaşımlar' başlıklı raporunu yayımladı. Türkiye'nin, komşu ve çevre ülkeler stratejisi ile sadece bu ülkelerle ticaretini, hatta sadece ihracatını artırmayı hedeflediği belirtilen raporda, "Türkiye, gerek AB katılım süreci gerekse kendi refahı ve güvenliği açısından kapsamlı bir komşuluk politikası geliştirmesine şiddetle ihtiyaç duymaktadır" denildi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'nin, gerek AB'ye katılım süreci gerekse kendi refahı ve güvenliği açısından kapsamlı bir komşuluk politikası geliştirmesine ihtiyaç bulunduğunu bildirdi.
Tek başına askeriye yetmez
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in katılımıyla İstanbul'da düzenlenen toplantıda kamuoyuna tanıtılan raporda, "komşuluk" dendiğinde ilk akla gelenin coğrafi yakınlık olduğu, coğrafi yakınlığın ise hem bir fırsat hem de bir engel teşkil ettiği belirtilerek, tarihin, savaşlarla coğrafi yakınlık arasında bir ilişki olduğunu ortaya koyduğu ve komşular arasında teritoryal (bölgesel) sorunların halledilmiş olmasının, iyi komşuluk ilişkilerinin olmazsa olmaz koşulu olduğu vurgulandı.Raporda, Türkiye'nin komşularıyla ilişkisinde çatışma dinamiklerini en fazla tetikleyen meselenin açık ya da üstü örtük egemenlikle ilgili sorunların varlığı olduğu bildirildi.
Yayımlanan raporda, Türkiye'nin komşularına yönelik bakış açısının her şeyden önce iç politikayla dış politikanın, içteki demokrasi ve çoğulculukla dıştaki barışın birbirlerinden ayrılamaz olduğu gerçeğinden yola çıkması gerektiği belirtildi.
Ayrıca, Türkiye'nin askeri gücünün, bugüne değin ülke toprakları üzerindeki egemenlik iddialarında bulunan komşuların doğrudan saldırgan politikalar izlemelerini engellediği, ancak tüm detaylarıyla planlanmış etkili diplomatik, siyasi süreçlerin yokluğunda tek başına baskın askeri güç unsuru sorunların çözümü için yeterli olamadığı ifade edildi.
'5 bin dolarla bu kadar demokrasi'Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, kişi başına düşen geliri 15 bin doların altında olan ülkelerdeki kurum ve kuruluşlarda demokrasinin tam anlamıyla oturtulmasının mümkün olmadığını belirterek, "Kişi başına 5 bin dolar gelir seviyesi ile demokrasi kurum ve kuruluşlarıyla bu kadar oluyor. Çok fazla da şikâyet etmemek lazım" dedi.
Tüzmen, hükümet olarak komşu ve çevre ülkelere yönelik ticari faaliyetler konusundaki ana stratejilerinin 'üç deniz stratejisi' olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
"Yani Akdeniz'i, Karadeniz'i ve Hazar Denizi'ni serbest ticaret alanlarına çevirmek. Türkiye'nin şanssızlığı komşu ülkelerdeki GSMH oranının Yunanistan ve Rusya haricinde düşük olması. Eğer böyle olmasaydı, biz de ticaretimizin çok daha büyük bir kısmını komşularımızla gerçekleştirebilirdik."

